Dua Zikirlerin En Üstünü

Konusu 'Dua hazinesi' forumundadır ve saadet tarafından 1 Mart 2019 başlatılmıştır.

  1. saadet

    saadet Moderatör


    Zikirlerin En Üstünü.

    Zikirlerin En Üstünü, En Kuvvetli Zikir



    Peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.) buyurdular:
    Okunuşu: Lâ ilâhe ille’l-lâh Manası: “Allah’tan başka ilâh yoktur.” kelime-i tevhididir.” (Tirmizi, Sünen, nr. 3383)


    Duanın Adabı
    Resülü Ekrem Efendimiz (s.a.v) mescitte oturdukları bir gün adamın biri içeri girerek namaza durdu. Namaz içerisinde “Rabbiğfirlî ve’rhamni (Eyl Beni bağışla ve bana merhamet eyle)!” diye dua etti. Bunun üzerine Resül Ekrem Efendimiz (s.a.v) ona:

    “Ey namaz kılan kişi! Acele ettin. Namazını tamamlayıp oturduğunda, Cenab-ı Allah'ha şanına yakışır bir şekilde hamd edip bana da salat -u selam getirdikten sonra Allah (c.c)’tan iste” buyurdular. Daha sonra bir başkası gelip namaz kıldı. Namazı bitirdikten sonra Allah’a hamd edip Resül Ekrem Efendimiz(s.a.v) ‘e de salat -ü selam getirdi. Resül Ekrem Efendimiz (s.a.v) bu kişiye: “Ey namaz kılan kişi! Allah (c.c)’tan iste. O senin duanı kabul edecektir!” buyurdular.


    Alimlerin çoğunluğunun görüşüne göre dua etmek müstahabdır. Allah Teala şöyle buyurmuştur: “Rabbınız buyurdu ki, bana dua edip isteyin, kabul edip size vereyim.” (Mü’min s. 60)

    A’raf s. 55 ayette: “Yalvararak ve gizlice Rabbinize dua edin” buyurmuştur.

    İmam-ı Gazali Hazretleri şöyle demiştir: Cenab-ı Allah’ın takdir ettiği hüküm geri çevrilmeyeceğine göre, duanın faydası nedir? Sorusuna; “Belayı dua ile geri çevirmek de kader cümlesindendir. Dua, belanın geri çevrilmesi için ve rahmetin bulunması için bir sebeptir. Kalkanın, silahı geri çevirmeye, suyun, yeryüzünde nebatin çıkmasına sebeb olması gibi. Dua ile bela da böyledir. Silahı taşımamak, kaza ve kaderi itiraf etmenin şartından değildir” cevabı verilir.


    Duadan maksat kalbin huzurudur. Ebü Hüreyre (ra.anh.)’dan yapılan rivayette Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdular: “Kabul edileceğine inanarak Allah’a dua edin. Biliniz ki Allah Teala gafil olan dalgın bir kalbden duayı kabul etmez.”

    Ebu’d-Derda (ra.anh.)’dan yapılan rivayete göre, Peygamberimiz (s.a.v.)’in şöyle dediğini dinledi: “Herhangi bir Müslüman kul, gıyabında kardeşine dua ederse, muhakkak (görevli) melek: Ettiğin dua kadar sana da var, der.”


    Bir başkasına dua etmek
    Hz. Ömer (ra.anh.)’dan rivayet edildiğine göre şöyle demişlerdir: “Hz. Ömer (ra.anh.) hacc yapmak için Peygamber (s.a.v.)’den izin istedim. İzin verip şöyle dediler: “Ey kardeşciğim, duanda bizi unutma.” Resülü Ekrem (s.a.v.) (bana) bir söz söyledi ki, onun karşılığında dünya bana verilse, beni bu kadar sevindirmezdi. Bir rivayette de şöyle demiştir: “Ey kardeşciğim, bizi duana ortak yap.”


    Doğru dua etme
    Ebü Hüreyre (ra.anh.)’dan yapılan rivayette Hz. Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır: “Sizden biriniz acele edip: Dua ettim de, duam kabul edilmedi, demedikçe, onun duası kabul edilir.”

    Cenab-ı Allah (c.c.) şöyle buyurmuştur: “Kullarım sana benden sorunca, ben rahmetimle yakınım dua edenin duasını bana dua yapınca kabul ederim.”


    Hz. Aişenin Yaptığı Dua
    Hz. Aişe (ra.anh.) validemiz şöyle anlatıyor: Resülü Ekrem Efendimiz(s.a.v) bir gün bana “Ey aişe! (ra.anh.) Sen, Allah Teala (c.c)‘nın bana, kendisiyle dua edildiğinde kabul edileceği ve istenilenlerin verileceği ism-i a’zamı öğrettiğini biliyor musun?” buyurdular. Bunun üzerine “Anam babam sana feda olsun ey Allah’ın Rasülü (s.a.v), bunu bana da öğretir misiniz?” dedim. Resül Ekrem Efendimiz“Ey aişe! (ra.anh.) Bu senin için uygun değildir!” buyurdular. Böylece onun yanından ayrıldım. Ancak bir saat kadar sonra yine gelerek mübarek başlarını öptüm ve “Ey Allah (c.c)’ın Rasülü! (s.a.v) Ne olursunuz bana da öğretin!” diye yalvardım. “Hayır, ey aişe! (ra.anh.) onu sana öğretmem doğru olmaz. Çünkü onunla herhangi bir dünyalık isteyebilirsin!” buyurdular. O zaman kalkıp abdest aldım ve iki rekat namaz kılarak “Allahümme ed’ük’allah, ve ed’üke’r-Rahman, ve ed’üke’l-Berri’r-Rahîm ve ed’üke biesmaike’l-hüsna külliha ma alimtü minha vema lem a’lemü en tağfir lî ve terhamnî
    Anlamı: (Ey Allah (c.c)’ım! Senden Allah (c.c), Rahman, Berr ve Rahim isimlerinle, bilmediğim ve bildiğim tüm güzel isimlerinle beni bağışlamanı ve bana merhamet etmeni istiyorum)” diye dua ettim. Bunları işiten. Peygamber (s.a.v) gülümseyerek “Ey aişe! (ra.anh.) İsm-i a’zam işte bu söylediğin kelimelerin arasındadır” buyurdular.

    Dualar ne zaman kabul olur

    Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) buyurdular ki: “Ezanla kamet arasında yapılan dua reddedilmez (mutlaka kabule mazhar olur).” “Öyleyse,” dendi, “ey Allah’ın Resulü, nasıl dua edelim?” “Allah’tan,” dedi, “Dünya ve ahiret için afiyet isteyin!”