Yaşama ve sağlık hakkı Herkesin hayatını sürdürmeye, kendi varlığını korumaya ve geliştirmeye hakkı vardır. İnsanı topraktan yaratan çoğalıp yeryüzünde yayılmasını sağlayan, birbirlerinde huzur bulmaları için eşler yaratan ve aralarında sevgi ve merhamet bağları var eden Allah'tır. Göklerin ve yerin yaratılması, insanların dillerinin ve renklerin farklı olması, gecelerin uykuya ayrılması, gökten inen yağmurla yeryüzünün yeniden diriltilmesi, göğün ve yerin kendi düzenlerinde durması... Hepsi Allah'ın insanların önüne serdiği delilleri, akıllara sunduğu işaretlerdir: Göklerde ve yerde kim ve ne varsa yalnızca O'na aittir, hepsi O'na boyun eğmektedir. Yaşama ve sağlık hakkına saygılı olamak, " canlı" ya saygının çok daha ötesinde bir anlam taşır. Her yaratılmışı var edenin Allah olduğunu bilinciyle, O'nun bütün bir kainata yaydığı ayetlerinin sürekli farkında olarak bütün mahlukatın varlığına ve bütünlüğüne saygıyı ifade eder. Mahlukatın varlığına ve bütünlüğüne saygılı olmak ise Allah'a imanın ve O'na tam bir saygının göstergesidir. Yaşama ve sağlık hakkının kapsadığı hususların bazıları şunlardır: -Yaratılmışların onuruna saldırmaz. Manevi varlığına saygı duyulması herkesin hakkıdır. -Herkesin kendi fiziksel ve zihinsel bütünlüğüne saygı duyulmasına isteme hakkı vardır. -Tıbbi zorunluklar ve adil kanunlara belirlenmiş haller dışında, varlık ve vücut bütünlüğüne dokunulamaz. -Barınma ve beslenme gibi temel insani ihtiyaçların insan onuruna yakışır bir şekilde karşılanması gerekir. -Bedensel sorunları ya da engelleri olan kişilere diğer hemcinsleri destek olmak zorundadır. -Yaşanan çevrenin korunması ve bunlarla ilgili konularda yeterli bilgiye erişim herkes için bir haktır.