Yapılış Şekli Bakımından Hac Kaça Ayrılır

Konusu 'Hacca gitmek' forumundadır ve Lasey tarafından 1 Mart 2017 başlatılmıştır.

  1. Lasey

    Lasey Admin

    YAPILIŞ ŞEKLİ BAKIMINDAN HAC ÇEŞİTLERİ


    Yapılış biçimi (eda) açısından ise hac, ifrad haccı, temettu‘ haccı ve kıran haccı olmak üzere üç çeşittir.

    Hac ve umre, her biri tek başına yapılabildiği gibi, aynı yılın hac ayları içinde, ikisi birbirine bağlı olarak da yapılabilir. Hac ayları içinde, hacdan önce umre yapıp yapmamaya, yapıldığı takdirde umre ve haccın ayrı veya aynı ihramla yapılma durumuna göre hac, ifrad haccı, temettu‘ haccı ve kıran haccı olmak üzere üç şekilde eda edilir.


    a) İfrad Haccı


    İfrad haccı umresiz yapılan hacdır. Sadece hac ibadeti yapıldığı için "umresiz hac" anlamında olmak üzere bu ad verilmiştir. Hac ayları içinde, hacdan önce umre yapmayıp, sadece hac niyetiyle ihrama girerek hac menasikini eda edenler, ifrad haccı yapmış olurlar. İster mîkat sınırı dışında ister içinde ikamet etsin, herkes ifrad haccı yapabilir.

    b) Temettu‘ Haccı


    Temettu‘ “yararlanmak, istifade etmek” anlamına gelir. Aynı yılın hac aylarında umre ayrı ihramla, hac ayrı ihramla yapıldığı zaman iki ihram arasında, ihramsız, yani ihram yasaklarının bulunmadığı yasaksız bir zaman dilimi, umre ile hac arasında hac yasaklarının söz konusu olmadığı serbest bir vakit bulunduğu için bu ad verilmiştir.

    Temettu‘ haccı aynı yılın hac ayları içinde, umre ve haccı ayrı ayrı niyet ve ihramla yapmaktır. Hac ayları içinde umre yapıp ihramdan çıktıktan sonra, aynı yıl hac için yeniden ihrama girip hac menasikini de eda eden uzak bölgelerden gelmiş hacılar temettu‘ haccı yapmış olurlar.

    c) Kıran Haccı


    Kıran haccı, her ikisine birlikte niyet edilerek aynı yılın hac ayları içinde umre ve haccı bir ihramda birleştirmektir. Hac ve umre tek ihramla yapıldığı için "birleştirmeli hac" anlamında bu adı almıştır. Umre ve hacca, ikisine birden niyet edip umreyi yaptıktan sonra ihramdan çıkmadan, aynı ihramla hac menasikini de tamamlayan afakıler "kıran haccı" yapmış olurlar.

    d) Temettu‘ ve Kıran Haccının Şartları


    1. Hacceden kişi afakı olmalıdır. Harem ve Hil bölgelerinde, mîkat sınırları içinde ikamet edenlerin temettu‘ ve kıran haccı yapmaları caiz değildir. Hac aylarından önce Mekke'ye gidip hac günlerine kadar orada kalan afakıler de bu konuda aynı hükme tabidir. Bunlardan haccedecek olanların, o yıl hac ayları girdikten sonra umre yapmamaları gerekir. Yaptıkları takdirde, isaet etmiş olurlar; şükür kurbanı değil, ceza kurbanı keserler.

    2. Umre ve hac, her ikisi aynı yılın hac aylarında yapılmalıdır. Şayet umre hac aylarından önce yapılmışsa veya umre tavafının en az dört şavtı, hac ayları henüz girmeden tamamlanmışsa yapılan hac temettu‘ veya kıran değil, ifrad haccı olur.


    3. Hac aylarında yapılan umreden sonra "sahih ilmam" olmamalıdır. Sahih ilmam, Hanefîler'e göre, umre ile hac arasında herhangi bir sebeple memlekete dönmekle, Şafiîler'e göre ise, mîkat sınırları dışına çıkmakla gerçekleşir. Umre ile hac arasında, Hanefîler'e göre memleketine giden; Şafiîler'e göre ise mîkat sınırları dışına çıkan kimse, dönüşte tekrar umre yapmazsa, yaptığı hac temettu‘ değil, ifrad olur. Kıran haccında umreden sonra ihramdan çıkılmadığı için umre ile hac arasında ister mîkat dışına çıkılsın, ister memlekete veya başka bir yere gidilsin, kıran haccı ifrada dönüşmez.

    Bu üç nevi hacdan hangisi yapılırsa yapılsın, hac farîzası eda edilmiş olur.

    Bunların fazilet bakımından sıralanışı Hanefîler'e göre kıran, temettu‘, ifrad; Malikîler'e göre ifrad, kıran, temettu‘; Şafiîler'e göre aynı yıl arkasından umre yapmak şartıyla ifrad, temettu‘, kıran; Hanbelîler'e göre ise temettu‘, ifrad, kıran şeklindedir. Bu görüş ayrılığının sebebi, Hz. Peygamber’in yaptığı haccın eda biçimine ilişkin rivayetlerin farklı olmasıdır.

    Bu eda biçimlerinden hangisine göre yapılırsa yapılsın hac farîzası yerine gelmiş olur. Bütün ibadetler gibi hac ibadetinde de fazilet, o biçim veya bu biçimde yapılmasında değil, edasında gösterilen gayret, samimiyet, huzur, huşû ve ihlas nisbetindedir.