İlim talebesi, vera’ sahibi olmalı; yani haramlardan sakındığı gibi şüpheli şeylerden de sakınmalıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “İlim öğrenirken haram ve şüpheli şeylerden sakınmayan kimseyi Allah Azze ve celle şu üç şeyden birine mübtela kılar: Ya genç yaşta onu vefat ettirir veya cahil kimseler arasına düşürür yahutta zalim bir hükümdarın emrinde kılar.” buyurdular. Çok yemekten, çok uyumaktan, faydasız konuşmaktan sakınmak da vera’dandır. Çarşı pazardaki yemeklerden yememek de vera’dır. Zira orada -insanlar (temizliğe, helal ve harama) dikkat etmedikleri için- yemekleri temiz olmaz, bunları yemek de Allahü Teala’yı zikirden uzaklaştırır ve gaflete yaklaştırır. Yiyecekleri fakirler görür. Fakat imkanları olmadığı için alıp yiyemezler. Bundan dolayı da onlara eziyet edilmiş olur ve bu da yemekteki bereketi götürür. Şeyh Muhammed bin Fadl rahmetullahi aleyh, talebe iken çarşıda pişirilen yemekleri yemezdi. Köylerinde oturan babası yiyeceğini hazırlar ve cuma günleri getirip verirdi. Bir gün geldiğinde oğlunun odasında çarşıdan alınmış yiyecek gördü. Kızdı ve onunla konuşmadı. Hemen özür diledi ve onu ben almadım, arkadaşım alıp getirdi. Fakat ben buna razı olmadım, dedi. Bunun üzerine babası şayet sen ihtiyatlı olsan, haram ve şüphelilerden gerçekten sakınsa idin arkadaşın böyle bir şey yapmaya cüret etmezdi, dedi. Eskiden alimler bu hassasiyetlerinden dolayı faydalı ilimler öğrenmeye ve öğretmeye muvaffak oldular. Kıyamete kadar hayır dua ile anılıyorlar. (Ta’limü’l-Müteallim)