Biyografi Vani Mehmed Efendi Hayatı

Konusu 'İslam büyüklerinin hayatları' forumundadır ve Eylül tarafından 24 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. Eylül

    Eylül Moderatör


    Hadîs, tefsîr ve fıkıh âlimi, vâ’iz ve hatîb Peygamber efendimizin ( aleyhisselâm ) soyundan olup seyyiddir Aslen Van’ın Hoşab (Bugünkü Güzelsu) kasabasındandır Babası Vanî Bistâm Efendi’dir Van’da doğmuş olup, doğum târihi bilinmemektedir Babasından dolayı Vanî-zâde, kendisi Van’da doğduğu için de Vanî nisbetleri ile meşhûr oldu 1096 (m 1685) senesinde Bursa yakınlarında Kestel köyünde vefât edip, orada kendi yaptırdığı câminin girişine defnedildi
    Vanî Seyyid Mehmed Efendi, ilk tahsiline Van’da başladı Doğunun belli başlı ilim merkezlerini dolaştı Gence, Karabağ ve Tebrîz gibi ba’zı beldeleri ziyâret edip âlimlerden ilim tahsil etti Nûreddîn Şirvânî’den Halvetî yolunun tasavvuf bilgilerini aldı Daha çok tefsîr, hadîs, fıkıh ve târih bilgileri üzerinde çalışan, edebiyat ve belagatta yükselen Mehmed Efendi, Erzurum’da yerleşti Câmilerde va’z ve nasihatler ederek, insanlara Allahü teâlânın emir ve yasaklarını bildirirdi Erzurum’da bulunduğu sırada evlenip çoluk-çocuk sahibi oldu Daha sonra yetişen iki kızından birini talebelerinden Şeyhülislâm Seyyid Feyzullah Efendi’ye, diğerini de, yine talebelerinden Bursa Sultâniyesi müderrislerinden Mustafa Efendi’ye verdi Bu dâmâdı daha sonra “Vanîdâmâdı” diye tanındı
    Bilgisi ve hitâbetiyle, herkesin hayranlığına mazhar olan Mehmed Efendi, Erzurum beylerbeyi Köprülü-zâde Fâzıl Ahmed Paşa ile sohbet edip, nasihatlerde bulundu Fâzıl Ahmed Paşa’nın babasının vefâtı üzerine sadrâzam ta’yin olunarak İstanbul’a çağırılmasından sonra Mehmed Efendi’nin nâmı İstanbul’da da duyulmaya başladı Pâdişâh Dördüncü Mehmed Hân’ın emriyle İstanbul’a çağrıldı 1072 (m 1661) senesinde İstanbul’a geldi Pâdişâh hocası (Hünkâr şeyhi) ve Yeni Câmi’de ilk kürsü vâ’izi oldu Şehzâde Mustafa’nın da hocalığını yaptı Pâdişâh vâ’izi olunca, şehzâde Mustafa’nın terbiyesini talebesi ve dâmâdı Feyzullah Efendi’ye bıraktı Pâdişâh hocası olması dolayısıyle “Şeyh Mehmed” nâmıyla anılmaya başlanan Mehmed Efendi’nin Yeni Câmi kürsüsünden ettiği va’zlar, büyük i’tibâr gördü Zühd ve takvâsı, dünyâya ehemmiyet vermeyip, Allahü teâlâdan çok korkması, i’tibârını yükseltti Va’z ve nasihatleri pek te’sîrli oldu 1076 (m 1665) senesinde ba’zı sahte tarikatçıların çığırdan çıkan, zaman zaman İslâmiyetin dışına taşan hâl ve hareketlerinin durdurulması için ferman çıkarttı Babaeski’de hurûfi sapıklarının işgal edip kirlettikleri medreseyi yıktırdı 1094 (m 1683) senesinde Sadrâzam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa komutasındaki ikinci Viyana seferine ordu şeyhi olarak katıldı Seferden sonra Bursa yakınlarındaki Kestel köyüne gönderildi İstanbul’da boğazda kendi adıyla anılan Vanîköy’de bir câmi ve medrese yaptırdığı gibi, Kestel’de de büyük bir câmi ve mektep yaptırdı 1096 (m 1685) senesinde orada vefât etti Câmi girişinde defnedildi
    Pekçok talebe yetiştiren Vanî Mehmed Efendi, birçok kıymetli eser kaleme aldı “Arâis-ül-Kur’ân”, “Hülâsat-üt-tefâsir”, “Risâle-i mebde’ vel-me’âd”, “A’mâl-ül-yevm vel-leyl” adlı eserleri ve ayrıca devlet büyüklerine gönderdiği nasihat mektûplarını ihtivâ eden bir münşeâtı vardır Eserleri çeşitli kütüphânelerde mevcûttur