Ümmü Süleym (r. anha)'nın hayatı hakkında bilgi

Konusu 'İslam büyüklerinin hayatları' forumundadır ve Beyza tarafından 10 Ağustos 2012 başlatılmıştır.

  1. Beyza

    Beyza Moderatör

    Ümmü Süleym (r. anha)Kimdir

    Ümmü Süleym (radıyallahu anhâ), meşhur sahabî Enes ibn-iMalik’in annesidir. İsmi hakkında ihtilaf edilmiştir. Bazıları Sehle veya Remile, bazıları da Müleyke ya da Rümeysademiştir. Hz. Süleym, cahiliye döneminde Hz. Enes’in babası Malik ibn-i Nadr’ın hanımı idi. Fakat, Nadr ile araları pek iyi değildi. Bu yüzden Nadr, ona kızarak ayrıldı ve Şam tarafına gitti. Daha sonra, orada vefat etti. Aradan geçen yıllar, Ümmü Süleym’e hidayet kapısını açmıştı. Müslüman oldu ve hanım sahabîler arasına girdi. Efendimiz’le (sallallahu aleyhi ve sellem) birçok gazveye katıldı.

    Ensar’dan meşhur sahabî Ebû Talha, henüz Müslüman olmamıştı ki onunla nişanlanmak istedi. Ümmü Süleym, bir şartla kendisini
    kabul edebileceğini söyledi ve şöyle dedi:“Ebû Talha! Esasında sen reddedilecek bir insan değilsin. Fakat,sen de biliyorsun ki ben Müslüman’ım; sen ise kâfirsin. Hem senin taptığın ilah (put) yerden biten bir ağaçtan yontulmuş bir tahta parçasıdır. Tahta parçasına tapmaya utanmıyor musun? Bak,Müslüman olursan hem seni kabul eder hem de mehir olarak başka bir şey istemem.” dedi. Ebû Talha da, “Bana biraz müddet ver,düşüneyim.” diyerek ayrıldı. Bir müddet sonra geldi ve şehâdet getirerek Müslüman oldu.Ümmü Süleym, aynı zamanda hadis ravileri arasında sayılır.Kendisinden birçok hadis rivayet edilmiştir. Bunları, daha ziyade oğlu Enes rivayet etmiştir. Meselâ, Hz. Enes’in rivayet ettiği bir hadiste Ümmü Süleym bir gün Allah Resûlü’ne gelerek: “Ey Allah’ın Resûlü, oğlum Enes senin hizmetindedir. Ona dua etseniz.”dedi. Allah Resûlü de, “Allah’ım! Enes’in malını ve çocuklarını çoğalt. Ve ona verdiğin her şeyi mübarek kıl.” duasında bulundu. Tarihçiler diyorlar ki; Hz. Enes bu yüzden fazla torun sahibi olmuştur.

    Ümmü Süleym (radıyallahu anhâ), çok değerli bir kadındır. Oldukça zeki olduğu da bilinmektedir. Evleneceği insanı irşad ederek onu
    büyük sahabîler arasına katmaya vesile olmuştur.