Teşkilat-ı Mahsusa’nın Amaçları ve Örgütlenmesi

Konusu 'Eğitim Konuları' forumundadır ve Elida tarafından 4 Ocak 2018 başlatılmıştır.

  1. Adile

    Adile Admin

    Katılım:
    5 Temmuz 2012
    Mesajlar:
    5.377

    Teşkilat-ı Mahsusa’nın Amaçları ve Örgütlenmesi

    Teşkilat-ı Mahsusa’nın kuruluş tarihi tam olarak saptanamamıştır. Teşkilat-ı Mahsusa’ya isim veren kişi Miralay Rasim Bey olmuştur. Teşkilat-ı Mahsusa, Enver Paşa ile çalışma arkadaşı Süleyman Askerinin idare ettiği ve İttihat Terakki’nin Batı Trakya’ya ilişkin kararlarını uygulamakla görevli bir örgütün büyüyüp gelişmesiyle meydana gelmiştir. Söz konusu örgütte Eşref, Salim Sami Kuşçubaşı, Çerkez Reşit ve Hüsrev Sami’de bulunmuşlardır. İttihat Terakki’nin yönetimi ele almasından sonra bu örgüt Sadrazama
    bağlı olarak çalışmıştır. Bu bağlantı idari bağlantıdan ileri gitmemiş ve örgüt çalışmalarında bütünüyle bağımsız hareket etmiştir. Örgüt başkanı sadece Sadrazam ve Harbiye Nazırına bilgi vermiştir. Teşkilatı Mahsusa’nın dayandığı politikalar açık seçik tanımlanamamıştır Teşkilatın ajanları geleneksel Osmanlıcılık fikrine bağlı gibi görünseler de, teşkilat Panislamizm ve Pantürkizm fikirlerine dayanmışlardır. Bu teşkilat Ağustos 1914’te yeniden örgütlenip genişlediği zaman Rusya’ya, Fransa’ya, İngiltere’ye karşı çalışmıştır. Bu üç devletin kontrolündeki bölgelerde farklı ideolojik çağrılar yapmışlardır. I.Dünya Savaşı’nda Teşkilat-ı Mahsusa’nın
    çeşitli faaliyetlerde bulunması amaçlanmıştır. Bunlar:

    1. Yıkıcı faaliyetlere karşı mücadele etmek, imparatorluk içindeki ayrılıkçı
    ve milliyetçi grupların düşmanla ilişkilerini engellemek.

    2. Ajanları, İngiltere ve Fransız sömürgelerine ve Osmanlı İmparatorluğu’nun
    düşman işgaline uğrayabilecek yerlerine yerleştirmek.

    3. Rus-Ermeni işbirliği ve planlarını önlemek, Rusya’da Müslüman Türkleri ayaklandırmak

    4. Çeşitli askeri harekatlar yapmak (baskın, sabotaj, düşman haberleşme hatlarının tahribi gibi..) Bu örgütün yetiştirdiği ve idare ettiği yardımcı kuvvetlerin, askerlerin
    çoğunluğunu oluşturduğu harekatlara Kürt, Çerkez, Dürzi ve Lazlardan gelen gönüllü birlikler, Yemenliler ve diğer paralı askerler katılmışlardır. Bu yardımcı kuvvetler çok kalabalık olmamıştır ama düzenli ordu ağır kayıplar verdiği zaman yararlı olmuşlardır. Örgütün ajanları genellikle doktor, mühendis, gazeteci, subay gibi uzman kişilerden oluşmuş ve bunlar örgüte adam toplamış ayrıca
    eğitmen kadrolarında yer almışlardır. Teşkilatın iki para kaynağı vardır.

    1.Harbiye Nezareti’nin gizli bütçesinden verilen ödenekler 2.Alman askeri misyonu tarafından düzenli olarak İstanbul’a gönderilen altın aktarımıdır. Kaynakların tümünden teşkilatın eline geçen toplam miktar 4.000.000 altın lira (1918 fiyatlarıyla 18.000.000 dolar) civarında olmuştur. Almanlar zaman zaman kendi isteklerine uygun davranması için Türklere yapılan ödemeleri durdurmuş ancak bu taktik başarılı olamamıştır. Eşref Kuşçubaşı, 1914-1917 yılları arasında bir çok defa Almanya’ya ödemelerin düzenli yapılması için gitmiştir. Enver Paşa ile Alman genelkurmayı arasındaki yakın işbirliği sayesinde Almanya teşkilatın bazı faaliyetlerine kendi amaçları
    doğrultusunda şekil vermiş, bu durum çete savaşları yapan askerleri rahatsız etmiştir.