Tefekkür Gibi İbadet Yoktur

Konusu 'Manevi Hayatımız' forumundadır ve Lasey tarafından 17 Ocak 2017 başlatılmıştır.

  1. Lasey

    Lasey Admin

    Tefekkür Gibi İbadet Yoktur

    Allah Azze ve celle buyuruyor ki:

    "O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Yıldızlar da Allah’ın emri ile hareket ederler. Şüphesiz ki bunlarda aklını kullananlar için pek çok deliller vardır." (Nahl, 12)

    Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) buyurdular: "Tefekkür gibi ibadet yoktur." (Ali el-Müttaki, Kenzü’l-Ummal, XVI, 121)

    Akıl; insana bahşedilen bir malzemedir, bu malzemeyi güzel ve dosdoğru kullanmak insanlığın gereğidir. Nedeni şu ki insani aklıyla insan olur ve aklı olmayan kişi, diğer varlıklar gibi hiçbir şekilde değerli değildir.

    İşte akıl böylesine kıymetli bir nimet ve bir rivayete göre Allah Azze ve celle, Hz. Adem’i (aleyhisselam) yarattığında ona şu üç nimeti takdim eder:

    Akıl, İman, Haya

    Sonra da bunlardan birini seçmesini ister ve Hz. Adem, (aleyhisselam) Cebrail’in de yönlendirmesiyle aklı seçer. Zira aklı olmayan kişide ne iman olur, ne haya, çünkü iman da haya da yalnızca akıl mevcut olur ise var olur.

    Yalnızca akıl, kaygan bir sabun gibidir ve onu iradeli, dengeli ve doğru bir şekilde kullanmak, en zor meseledir.

    Ancak ne gariptir ki hissiyatına mağlup olan herkes, kendi aklını başka kişilerden daha iyi kullanabildiğini düşünmektedir.


    Tefekkür-Gibi-İbadet-Yoktur.

    Aklını En İyi Şekilde Kullan

    Halbuki akıl ve idrak sahipleri, yalnızca peygamberlerin getirdiği vahiydeki hikmet ve sır ile yaşayabilenlerdir. Açıkçası aklı gönül toprağında hizmetçi kılıp kalb-i selime ererek güzel bir kul olabilenlerdir. Kısaca ifade edecek olursak Resul-i Ekrem Efendimiz'in (s.a.v) izinden gidenler, aklını en güzel şekilde kullanıyor demektir. Tefekkür sahibi saf bir kişi eğer hidayete ermişse, yeryüzünün en akıllı insanlarından demektir. Yalnızca hidayeti bulamamış olan deha derecesinde nice zeki kişilerse, yeryüzünün en ahmaklarından demektir.

    Bu nedenledir ki akıl sahiplerine Kur’an-ı Kerim’de sık sık şöyle seslenilir:

    "Düşünmez misiniz?" (Hud, 30; Mü’minun, 85) "Akıl erdirmez misiniz, aklınızı çalıştırmaz mısınız?" (Hud, 51, Mü’minun, 80)

    Bu sualleri kavramak için insan önce kendisine şunları sormalı:


    Neden dünyaya geldin? Neden yaşıyorsun? Kimin mülkündesin?


    Sana rızkını veren kim? toprakta niçin bu kadar çeşitli rızıklar hazırlanıyor? Hepsini saymaya güç yetmez. Örneğin koyunları düşün! Onlar niçin senin için dünyaya geliyorlar? Biliyorsun ki koyunun hemen her şeyi senin için. Neden?

    Bunları derin derin tefekkür edersek, hidayet ve Cenab-ı Allah'a vuslat yolu olan cennet yolunda koşmaya başlarız.