Tasavvufta tefekkür

Konusu 'Dini sohbetler' forumundadır ve Adile tarafından 6 Kasım 2013 başlatılmıştır.

  1. Adile

    Adile Admin

    Tefekkür nedir?

    Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

    Kime dilerse hikmeti ona verir; şüphesiz kendisine hikmet verilene büyük bir hayır da verilmiştir. Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp-düşünmez. (Bakara Suresi, 269)

    Rabıta-i mevt veya tefekkür-i mevt denilen "ölümü düşünme" konusunun tasavvuftaki yeri nedir? Açıklar mısınız?
    - Tasavvufta "tefekkür-i mevt" olarak, bazan da rabıta-i mevt olarak anılan "ölümü hatırlayıp düşünme" olayının çok önemi vardır.
    Hz. Peygamber: "Dünyevî zevkleri kıran ve tûl-i emeli unutturan ölümü çokça hatırlayınız."(Tirmizî, Zühd, 4; Nesaî, Cenaiz, 3; İbn Mace, Zühd, 31)buyurur.

    [​IMG]
    Bir defasında da "kendisine zekî müminin kim olduğu" sorulmuştu da şu karşılığı vermişti: "Ölümü çokça hatırlayan ve ölümden sonrasına iyi hazırlanandır."(İbnMace, Zühd, 31)Benzeri hadislerin ışığında mutasavvıflar "Ölmeden evvel ölmek"(bk. Keşfu'l-hafa, II, 291, hadis: 2669)şeklinde bir anlayış geliştirerek her nefesi son nefes bilip ölüme her an hazır olmanın yollarını aramışlardır.
    Tefekkür-i mevt bir bakıma her nefesi son nefes bilmektir. Tefekkür-i mevt "Hesaba çekilmeden evvel kendinizi hesaba çekiniz." (Tirmizî,Kıyame, 25) hadisinin ışığında insanın amellerini tartması, ölümü hatırlayarak nasıl hesap vereceğini düşünmesidir.
    Kalplerdeki dünya sevgisini, kafalardaki masiva ilgisini azaltmasıdır. Bedenin rûha verdiği bulanıklığı atmasıdır.İnsanı her an dünyaya esir etmeye çalışan şeytanın: "Ne yiyeceksin? Ne giyeceksin? Nerede barınacaksın?" şeklindeki şaşırtıcı sorularına: "Ölüm yiyeceğim, kefen giyeceğim, kabri mesken tutup orada barınacağım."şeklinde radikal cevaplar vermesidir. İnsana en yakın olan şey, ölümdür. Çünkü herkes ölecek yaştadır.