Biyografi Sultan İkinci Abdülhamid hayatı

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve Adile tarafından 23 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. Adile

    Adile Admin

    Osmanlı Padişahlarının; otuzdörtdüncüsü, hilâfet-i Osmaniyanın yirmibeşinci dir halifesidir. 22/EyIül/1842'de Eski Çırağan Sarayında, sabaha karşı, Abdülmecid Hânın Tiri Müjgân adlı kadınefendi-sinden dünya'ya gelmiştir. 75 sene, 4 ay, 9 gün süren ömrünü, İslâm düşmanları karşısında siper vazifesi görebilmek için bütün varlığıyla vakfetmiş ve nihayet bu hayat çizgisinin 10/Şubat/1918 saat 15.oo sıralarında Beylerbeyi Sarayında noktalandığını görüyoruz.

    Zamanının en güçlü hocalarından,Fransızca, Farsça, Arapça'yı okuyup yazacak vede rahat konuşacak derecede öğrenmişti. Fransız ve İtalyan hocalardan da müzik dersleri almıştı. Tarihe çok meraklı idi. Sultan Abdülhamid, saltanatı oldukça karışık bir dönemde teslim almıştı ve meşrutiyet idaresini ilan edeceğine söz vererek padişah olmuştur. Batılı Devletler, Sırbistan vede Karadağ meselesi için İstanbul [Tersane Konferansı'nı], İstanbul’da toplamayı başarmışlar, fakat bir sonuç alamamışlardı. Yine aynı gün devletin ilk Anayasası Kanunî Esasi ve Meşrutiyet ilan edilmişti. 19 Mart 1877’de ilk Meclis-i Mebusan açılmıştı.

    Meşrutiyet idaresinin beşinci gününde, tarihimizde doksanüç harbi olarak bilinen 1877 Osmanlı-Rus harbi başlamıştı. Rusya, Devleti iki cephede birden savaşmaya zorlamıştı. Ruslar Ayastefanos Yeşilköy kadar gelmişler ve aynı isimli mütareke imzalanmıştı. Savaş, Berlin antlaşması ile sona erdi. Batılı Devletler imparatorluğun doğu topraklarının paylaşılması [Taksim Projelerini] uygulamaya koyabilecekleri fırsatı elde etmiş oldular.


    Kıbrıs Adası üs olarak İngiltere'ye verilmiş, artan mali sıkıntı, alınan borçların faizlerinin ödenememesi, Muharrem Kararnamesi'nin ilanı ve Duyunu Umumiye’nin kurulması ile Devletin mali kontrolü de bir bakıma batılı devletlerin kontrolüne girmişti. İngiltere, Berlin sistemi ile politikasını değiştirmiş, denge politikasının yerine Osmanlı Devleti’nin bir an önce parçalanması stratejisini uygulamaya koymuş. Kıbrıs’tan sonra Mısır’ı kontrolüne almıştı.

    Batılı devletler, Osmanlı Devleti'ni parçalamak, onu güçsüz bırakmak, Anadolu'da kendi kontrollerinde toprak parçaları oluşturmak için [Ermeni Sorunu]nu ortaya çıkarmışlardır. Bu dönemde birçok yerde isyanlar olmuş, padişahın arabasına bomba koyacak cesareti bile göstermişlerdi. Abdülhamid'in güçlü politikası ile kontrol daima devletin elinde olmuştu.

    Sultan Abdülhamid han ortadan biraz uzunca boylu, esmere yakın tenli, uzunca burunlu, ela gözlü, hafif kıvırcık sakallı idi. Güçlü zekası ile kendisini kültürlü olarak yetiştirmiştir. Çok güçlü bir hafızaya sahiptir. Bir gördüğünü bir daha unutmazdı. Açık net bir konuşma yapısı vardı. En önemli özelliklerinden biri, kendisine anlatılanları uzun müddet sabırla dinlemesi idi.

    Çalışmayı çok sever, kendisini devlet işlerinde görevli sayar vede çalışma saatleri dışında usta bir marangoz olarak atölyesinde çalışır. Kültüre büyük önem vermiştir.
    Üniversite, Güzel Sanatlar Akademisi, vilayetlere liseler, kazalara ortaokullar, köylere ilkokullar, kız meslek, Ziraat ve Ticaret, Darüşşafaka, Dilsiz vede Körler okullarını yaptırdı. Şişli Etfal Hastahanesi, Darülacize toplumun sosyal açıdan korunmasını sağlayan kurumlardı.