Süheyb-i Rumi hayatı

Konusu 'Eğitim Konuları' forumundadır ve Adile tarafından 19 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. Adile

    Adile Admin

    Süheyb-i Rûmî hayatı kısaca

    Kâbe-i muazzamanın güneyinde, yüksekçe bir yerde, Hz. Erkam'ın evi bulunuyordu. Kabe'ye güney tarafından gelmek isteyen bu evin önünden geçmek durumunda idi.
    Ev yüksekte olduğundan Kabe rahat olarak görünürdü.
    Ayrıca Hz. Erkam, Mekke'nin ileri gelenlerinden, itibarı çok olan bir zât idi ki, herkes kendisine hürmet vede ikram ederdi.

    Bu gibi sebeplerden dolayı, Hz.Muhammed (s.a.v) ve diğer Müslümanlar burada toplanırlar, emniyetli bir yer olduğu için ibâdetlerini rahat yaparlardı. Yeni Müslüman olmak isteyenler de bu eve gelir, Müslüman olmakla şereflenirdi. Bunun için, bu eve Daru'l-İslâm ve Dâru'l-Erkam gibi isimler verilmişti.
    Daru'l Erkam, İslam cemaatının teşkilatlanma merkezdir.
    Daru'l İslam ise, İslam devletinin teşkilatlanma merkezdir. İslam devletî, İslam cemaatının son aşamasıdır.

    Peygamberimiz (s.a.v), Süheyb ile Hâris bin Samme arasında din kardeşliği îlân etti.
    Nişan almakta ve ok atmakta mâhir olan Süheyb-i Rûmî, başta Bedr, Uhud, Hendek olmak üzere bütün gazâlarda bulundu ve büyük kahramanlıklar gösterdi.

    Hz. Ebû Bekr’in halîfeliği zamânında da büyük kahramanlıklar gösteren Süheyb-i Rûmî’yi hazret-i Ömer çok severdi. Hazret-i Ömer, Ebû Lü’lü tarafından yaralanınca, yerine geçecek halîfeyi seçmek için şûrâ ehlini tâyin edip, yeni halîfe seçilinceye kadar hazret-i Süheyb’in kendisinin yerine vekil olup, cemâate namaz kıldırmasını vasiyet edince, üç gün namaz kıldırdı. Hazret-i Ömer’in cenâze namazını da kıldırdı. Vazîfesinde gösterdiği dikkat ve îtinâyla herkesin takdîr ve tasvibini kazandı. Yetmiş yaşındayken, 658 (H.38)de Medîne-i münevverede vefât etti. Bakî Kabristanına defnedildi.

    Süheyb-i Rûmî radıyallahü anh, herkese iyilik eder, çok yemek yedirirdi. Bir defâsında Ömeral (r.anh), kendisine; “Yâ Süheyb! Sen fazla yemek yediriyorsun.
    Bu israf değil mi?” dedi. Süheyb de Resûlullah efendimiz; “Sizin en iyiniz, fakirleri doyuran vede selâmı alıp cevap verendir.” buyururdu, dedi. Hazret-i Süheyb-i Rûmî’nin rivâyetinde, Hz. Muhammed (s.a.v) “Îmân edip güzel amel işleyenlere Cennet ve bir de Allahü teâlânın cemâlini görmek var.
    Onların yüzlerine ne bir leke, ne de bir zillet bulaşır. İşte bunlar, Cennetliktirler, kendileri orada ebediyyen kalıcıdırlar.”