Sırat-ı müstakim ne demektir? Yüce Allah tüm insanları, iman edip salih amel işlemeleri şartıyla içinde ebedî kalacağı cennetle müjdelemiştir. Rehber olarak Kur’an-ı Kerim’i, onu açıklaması ve hayatına tatbik ederek tüm insanlığa örnek olması amacıyla da Hz. Muhammed’i (s.a.v.) göndermiştir. Bu yüzden Peygamberimiz (s.a.v.) taşıdığı sorumluluğun bilinciyle hareket etmiş, tüm insanlığı Allah’ın (c.c.) dinine davet ederken belirli bir yolu takip etmiştir. Bahsi geçen bu yol, Kur’an-ı Kerim’de sırat-ı müstakim olarak ifade edilen yoldur. Sırat-ı müstakim, Allah’ın (c.c.) gösterdiği dosdoğru yolu takip etmek, Kur’an-ı Kerim’in emirlerini ve koymuş olduğu ahlaki ilkeleri Hz. Peygamber’in yaşadığı biçimde yaşamak demektir. Sırat-ı müstakim, Kur’an-ı Kerim’de, “Göklerde ve yerde olan her şeyin kendisine ait olduğu Allah’ın yolu” (Şûrâ suresi, 53. ayet.) “Peygamberlerin, sıddıkların, şehitlerin, salihlerin yolu” (Nisâ suresi, 69. ayet) ve “nimet verilenlerin yolu” (Fâtiha suresi, 7. ayet.) olarak tanımlanan yoldur. Kişi, bu yolu takip etmeli ve yanlış yollara sapmamak için gayret göstermelidir. Çünkü sırat-ı müstakimin zıddı dalalettir. Dalalet ise kişiyi doğru yoldan ayırır, dünya hayatında mutluluğa, ahiret hayatında ise ebedî huzura kavuşmasına engel olur.