Biyografi Sahabilerden Abdullah b. Ömer’i (r.a.) Hayatı

Konusu 'İslam büyüklerinin hayatları' forumundadır ve Lasey tarafından 28 Eylül 2018 başlatılmıştır.

  1. Lasey

    Lasey Admin


    Abdullah b. Ömer’i (r.a.) Hayatı

    Abdullah b. Ömer (r.a.) Müslümanların ikinci halifesi olan Hz. Ömer’in (r.a.) oğludur. Annesi Zeynep binti Ma’un-i Cümeyhi’dir. Nübüvvettin üçüncü yılında Mekke-i Mükerreme’de doğmuş, yine miladi 692 yılında aynı yerde vefat etmiştir. Abdullah b. Ömer (r.a.) Hz. Peygamber’in eşi Hafsa (r.a.) ile kardeştir. Babası Hz. Ömer’le (r.a.) birlikte Müslüman olmuş ve yine onunla Medine’ye hicret etmiştir. Henüz on üç yaşında iken Bedir ve Uhud Savaşları’na katılmak istemiş, bu isteği yaşı küçük olduğu gerekçesiyle Peygamberimiz (s.a.v.) tarafından reddedilmiştir. Abdullah b. Ömer (r.a.), Müslümanlar arasında fitneye yol açan savaşlardan ve hadiselerden daima uzak durmuştur. Ashabın fakihleri (fıkıh bilginleri) arasında da seçkin bir yeri olan Abdullah b. Ömer (r.a.), rivayet ettiği 2630 hadis ile Ebu Hüreyre’den (r.a.) sonra en çok hadis rivayet eden yedi sahabinin (el- müksirun) ikincisi, en çok fetva veren yedi sahabiden (el-fukahaü’s -seb’a) biridir. Altmış yıl boyunca fetva vermiştir. Abdullah b. Ömer (r.a.) fetva verirken önce Kur’an-ı Kerim’e sonra sünnete başvurur, bu kaynaklarda aradığı hükmü bulamazsa ileri gelen sahabenin ittifak ettiği içtihatlara göre hareket ederdi.

    Abdullah b. Ömer’in (r.a.) Hz. Peygamber’in (s.a.v.) hayat tarzına harfi harfine uyma ve onun emirlerini aynen yerine getirme hususunda da Ashab-ı Kiram içinde müstesna bir yeri vardır. Abdullah b. Ömer bir gün gördüğü bir rüyayı, ablası Hafsa’nın (r.a.) aracılığıyla Resul-i Ekrem’e (s.a.v.) arz etmiş, onun “Abdullah ne iyi insan, bir de gece namazı kılsa!”18 demesi üzerine o günden
    itibaren gece namazını hiç terk etmemiştir. Resul-i Ekrem’in (s.a.v.) vefatından sonra ona olan sevgisinden dolayı namaz kıldığı yerleri öğrenip oralarda namaz kılar, yürüdüğü yollarda yürür, gölgelendiği ağaçların altında oturur, kurumasınlar diye ağaçları sulardı. Hz. Peygamber’in (s.a.v.) selamlaşma konusundaki buyruklarını yerine getirme hususunda son derece titiz davranırdı. Bundan dolayı hiçbir işi olmadığı vakitlerde Müslümanlarla selamlaşmak için sokağa çıkar, büyük küçük karşılaştığı herkese selam verirdi. Abdullah b. Ömer (r.a.) ashab-ı kiramın önde gelen zenginlerindendi. Fakat servetinin fazla birikmesine imkan vermez, eline geçeni yoksullara dağıtırdı. Sahip olduğu şeyler içinde en çok beğendiklerini Allah (c.c.) yolunda harcamak için ayırırdı.

    Sade giyinir, az yemek yerdi. Her türlü münakaşadan ve kötü sözden uzak durmasından, soğukkanlı ve yumuşak huylu olmasından dolayı Peygamberimize (s.a.v.) benzetilirdi. Hayatını Peygamberimizin (s.a.v.) sünnetini yaşamaya ve ilme adamıştı. Onu tanıyanların: “Hz. Ömer’in (r.a.) zamanında Hz. Ömer (r.a.) gibi sahabiler vardı. Ancak oğlu Abdullah’ın (r.a.) zamanında Abdullah
    (r.a.) gibisi yoktu” övgüsüne mazhar olan Abdullah b. Ömer (r.a.) seksen beş yaşında Mekke’de vefat etti.