Sabuncu Hikayesi Düşündürücü ve Anlamlı Bir Hikaye

Konusu 'Kıssadan Hisse' forumundadır ve saadet tarafından 24 Kasım 2018 başlatılmıştır.

  1. saadet

    saadet Moderatör

    Sabuncu Hikayesi Düşündürücü  ve Anlamlı Bir Hikaye.

    Sabuncu Hikayesi Düşündürücü ve Anlamlı Bir Hikaye

    SABUNCU HİKÂYESİ


    Hasan Hoca küçük bir kasabada yaşıyordu. Kasabada 7'den 70'e herkesin saygısını kazanmıştı. Hasan hoca Merkez Camii’nde ikindi namazını kıldırdıktan sonra ağır adımlarla çarşının girişindeki müftülük binasına doğru yürüyordu. Dükkanların önündeki mermerlerden yürüyor, bunların bittiği yerlerde ise mecburen çamur yola iniyordu. Kıyafetine çamur sıçramasın diye dikkatlice yürürken bir taraftan da esnafla selam veriyor hâl hatır soruyordu. Elektrikçi dükkânının yanına gelince Necip Usta, onu dükkânına davet etti:

    — Buyurun, hocam! Bir çayımızı için. Bugün Cuma namazında ne güzel izah ettiniz.
    İnsanları ancak dine sarılmak kurtarır. Hem soracağım bir iki şey de var. Aceleniz yoksa
    lütfen buyurun!
    — Müftülükte işim var; ama o kadar acele değil. Bir çayınızı içip biraz sohbet edelim.

    Cami ve namazla pek arası olmayan Sabuncu Kâzım Efendi, Necip Usta’nın komşusuydu. Hocanın sesini duyunca o da elektrikçi dükkanına geldi. Necip Bey çayları söylerken, Sabuncu Kâzım Efendi söze girdi:

    — Hoca! Din, insanlara huzur ve saadet getirir, diyorsun. Ama aradan geçen bunca
    zamana rağmen dünya hâlâ kötü insanlarla dolu. Hasan Hoca:
    — Ağır ve derin bir konuya daldın, evladım, dedi. Göz ucuyla sabuncuyu süzdü.
    Kendinden emin bir şekilde sabuncuya dönüp az ileride kirli ve çamurlu elbisesiyle
    dolaşan adamı göstererek:
    —Dünya, yüzyıllardır sabunu da biliyor. Sabunun kirleri, pislikleri temizleyeceği
    söyleniyor. Fakat dünyada hâlâ pek çok kir, pislik ve bunlarla kirlenen pek çok insan var,
    öyle değil mi? dedi.

    Sabuncu hemen itiraz ederek:
    — Öyle ama, dedi, sabun kullanıldığı zaman faydalıdır. Kendini ısrarla çamurun içine
    atana sabun ne yapsın!
    Hasan Hoca fırsatı yakalamıştı. Taşı gediğine koymanın tam zamanıydı:
    — Haklısın, dedi. Kendini çamurun içine atana sabun ne yapsın, sabuncu ne yapsın?
    Evladım! İşte din de böyledir. Uygulanır ve yaşanırsa dünyaya iyilik getirir. Kendini
    haramlara, günahlara, zulüm ve haksızlığın içine inatla atana din ne yapsın?