Rum Suresi 18.27. Ayetler Tefsiri-Verdiği Mesaj -Temel Konular

Konusu 'Kuran-ı Kerim ayetleri' forumundadır ve saadet tarafından 5 Aralık 2018 başlatılmıştır.

  1. saadet

    saadet Moderatör

    Rum Suresi 18.27. Ayetler Tefsiri-Verdiği Mesaj -Temel Konular

    Rum Süresinin Tefsiri

    Surenin özellikle 18-27. ayetleri Allah'ın (c.c.) varlığının delilleri ile ilgilidir. Rûm suresinin ilgili ayetlerinde şöyle buyrulur:

    "Göklerde ve yerde hamd Ona mahsustur. Gündüzün sonunda ve öğle vaktine girdiğinizde Allah'ı tespih edin." 18

    Ölüden diriyi, diriden de ölüyü O çıkarıyor; yeryüzünü ölümünün ardından O canlandırıyor. İşte siz de (kabirlerinizden) böyle çıkarılacaksınız.
    19
    Sizi topraktan yaratması, Onun (varlığının) delillerindendir. Sonra siz, (her tarafa) yayılan insanlar oluverdiniz. 20

    Kaynaşmanız için size kendi (cinsi)nizden eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet peyda etmesi de Onun (varlığının) delillerindendir. Doğrusu bunda, iyi düşünen bir kavim için ibretler vardır. 21

    Onun delillerinden biri de gökleri ve yeri yaratması, lisanlarınızın ve renklerinizin değişik olmasidır. Şüphesiz bunda bilenler için (alınacak) dersler vardır. 22

    Gece olsun gündüz olsun, uyumaniz ve Allah'ın lütfundan (nasibinizi) aramanız da Onun (varlığının) delillerindendir. Gerçekten bunda, işiten bir kavim için ibretler vardır. 23

    Yine Onun delillerindendir ki size korku ve ümit vermek üzere şimşeği gösteriyor, gökten su indirip ölümünün ardından arzı onunla diriltiyor. Doğrusu bunda, aklını kullanan bir kavim için (alınacak) dersler vardır. 24

    Göğün ve yerin Onun buyruğu ile durması da onun (varlığının) delillerindendir. Sonra sizi topraktan bir çağırdı mı hemen (kabirlerinizden) çıkıverirsiniz. 25

    Göklerde ve yerde olanlar hep Onundur. Hepsi Ona boyun eğmiştir. 26

    Yaratmaya başlayan, sonra onu tekrarlayan odur ki bu Onun için pek kolaydır. Göklerde ve yerde (tecelli eden) en yüce sifat onundur. O, mutlak güç ve hikmet sahibidir." 27

    Rûm suresi Hakkında Bilgi

    Rûm suresi, Kur'an-ı Kerim'in otuzuncu suresidir. Mekke'de inmiştir. Altmış ayettir. Sure adını ikinci ayetinde geçen “Rûm" kelimesinden alır. Rům suresinde değinilen başlıca konular şunlardır: Geçmişteki inkârci toplumların durumlarından ibret alınması, Yüce Allah'ın (c.c.) varlığı, birliği, kudreti ve evrendeki mutlak egemenliğinin kanıtları, insan fıtratının önemi ve insanların yapıp ettikleri yüzünden ortaya çıkan olumsuzluklar, kıyamet günü inkârcıların karşılaşacakları bazı hâller, tevhit inancı vb.

    Rûm suresinin Ele Aldığı Temel Konular

    Rûm suresinin 18. ayetinde öncelikle hamd edilip övülecek yegâne varlığın Yüce Allah (c.c.) olduğu buyrulur. İnsandan günün değişik vakitlerinde Rabb'inin şanını yücelterek tespih etmesi, anması emredilir. Buradaki tespihten maksat, hem namaz ibadeti hem de Allah'ı (c.c.) yüceltmek, onu hem kalbi hem sözleri hem de ibadet ve amelleriyle her türlü noksanlıktan uzak bilip kemal sıfatlarıyla ve övgülerle anmaktır. Dolayısıyla ayette inanmaya, ibadet edilmeye layık tek varlığın Yüce Allah (c.c.) olduğu vurgulanir. İnsandan onu hem kalbi hem dili hem de amelleriyle anması, onunla iletişim kurması emredilir.

    Rům suresinin 19. ayetinde Yüce Allah'ın (c.c.) ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkardığı, yeryüzünü kıştan sonra baharla yeniden canlandırdığı belirtilmektedir. Bunların Allah'ın (c.c.) irade ve kudretinin eseri olduğu bildirilir ve kıyamet günü insanların da kabirlerinden böyle çıkarılacakları haber verilir. Çünkü Allah (C.C.) yaratılmış hiçbir varlığa benzemez. Onu diğer canlılardan ayıran kendine özgü sifatları vardır. O fiillerinde, sıfatlarında, yaratmasında eşsiz ve benzersizdir.

    Rûm suresinin 20-25. ayetlerinde insanların ibret ve ders almaları için insanın kendi hayatından ve doğadan benzetmeler sunulur. Yüce Allah'ın (c.c.) varlığının delilleri insanın kendisinden, aile hayatından, dış dünyadan verilir.


    Bu ayetlerde sunulan deliller şunlardır:

    İnsanların topraktan yaratılması ve yaratıldıktan sonra yeryüzüne dağılmaları.

    İnsanların kendileriyle huzur bulacakları eşler yaratılması ve aralarında sevgi ve merhametin kılinmasi.

    Göklerin ve yerin yaratılması.

    Aynı kökten gelmelerine rağmen, yeryüzündeki insanların dillerinin ve renklerinin farklılığı.

    Gecenin dinlenmek, gündüzün de çalışmak için yaratılmış olması.

    Gökten su indirip kurumasından sonra yeryüzünü tekrar yeşillendirmesi. • Göğün ve yerin hiçbir destek olmadan Allah'ın (c.c.) buyruğu ile durması.

    Görüldüğü gibi Rûm suresinin 20-25. ayetlerinde Allah'ın (c.c.) var olduğunu gösteren delillerden örnekler verilmektedir. Her ayetin sonunda da iyi düşünen, bilen, gerçeklere kulağını açık tutan ve aklını kullananların bunlardan ibret ve öğüt alabileceği belirtilmektedir. Bu sayılanlardan böyle kimselerin alacağı ibretler bulunduğu ifade edilmektedir. Bunlardan ibretler çıkarılabilmesi ise "dinleyen kimselerden olma" şartına bağlanmıştır.

    Allah'ın (c.c.) varlığı ile ilgili delillerden örnekler verildikten sonra Rûm suresinin 26. ayetinde, göklerde ve yerde bulunanların hepsinin ona ait olduğu ve hepsinin ona boyun eğdiği bildirilir. Çünkü güç ve kudret sahibi olarak her şeyi yaratan odur. Mülkün sahibi odur ve her şey de ona boyun eğmektedir.

    Surenin 27. ayetinde ise her şeyi yaratan Allah'ın (c.c.), kıyamette de insanları tekrar yaratacağı belirtilir. Bu, Yüce Allah için çok kolaydır. Onun kudreti karşısında hiçbir şey diğerinden daha zor veya kolay değildir. Çünkü Yüce Allah (c.c.) eşsiz sifatlara sahiptir. Onun eşi ve benzeri asla yoktur. Onun istediği her şey "Ol!" demesiyle oluverir. En yüksek şan, eksiksiz kudret, tam anlamıyla hikmet, yaratıcılık sifatları onundur.


    Rům suresinin Verdiği Mesajlar
    Sonuç olarak Rům suresinin 18-27. ayetlerinde verilen mesajlar şöyle özetlenebilir: Gece ve gündüz, daima Allah'ı (c.c.) tespih etmek gerekir. Çünlü Allah (c.c.) bütün mükemmel sifatların sahibidir. Her şeyi yaratan, öldürüp dirilten ve canlılara rizik veren Allah övülmeye layık tek varlıktır. İnsanın hem kendisinde hem de dış dünyada Allah'ın (c.c.) varlığını gösteren pek çok deliller vardır. Bu deliller aynı zamanda Allah'ın (c.c.) insanı tekrar nasıl dirilteceğinin de kanıtlarıdır. Ancak bunları şartlanmamış akıl sahipleri anlayabilir. Yerde ve gökte bulunan her şey onundur ve ona boyun eğmiştir. O, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibidir. Akleden ve düşünen bir varlık olarak insana da bu gerçekleri görmek yakışır.