Risalet ne demektir? Risalet hakkında bilgi

Konusu 'Dini bilgiler' forumundadır ve Lasey tarafından 30 Ekim 2018 başlatılmıştır.

  1. Lasey

    Lasey Admin

    Katılım:
    4 Haziran 2014
    Mesajlar:
    6.305

    Risalet ne demektir?

    Risalet, “peygamberlik, nebilik, elçilik,” gibi anlamlara gelir. Terim olarak risalet Allah’ın (c.c.) vahiy yoluyla öğrettiği bilgileri ve O’nun emirlerini insanlara ulaştırıp ilahi elçilik görevini yapmaktır. Peygamberler bizleri; iyiye, doğruya, huzura, başarıya götüren kılavuzlardır. İşte dünya hayatındaki insanı da rotasız bir gemiye benzetebiliriz. İnsanlara rotasını, yani neyi nasıl yaşayacaklarını öğreten peygamberlerdir. Peygamberlik, çok ibadet edilerek elde edilecek bir unvan değildir. Bütün peygamberler, Allah (c.c.) tarafından seçilmiş önderlerdir. “...Allah, peygamberliği kime vereceğini daha iyi bilir...” (Enâm suresi, 124. ayet.) Bu ayet bize peygamberliğin Allah (c.c.) tarafından verildiğini açıkça belirtmektedir. İlk peygamberden son peygambere kadar bütün peygamberler Allah (c.c.) tarafından gönderilmiş elçilerdir. Kur’an-ı Kerim’de bu husus çok açık bir şekilde ifade edilmekte ve onların arasında fark gözetilmeyeceği açıklanmaktadır: “Peygamber, Rabb’i tarafından kendisine indirilene iman etti, müminler de (iman ettiler). Her biri Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler. ‘Allah’ın peygamberlerinden hiçbiri arasında ayırım yapmayız. İşittik, itaat ettik. Ey Rabbimiz, affına sığındık! Dönüş sanadır.’ dediler.” İslam inancında peygamberlere asla, ilahlık vasfı verilmez veya onlar Allah’ın (c.c.) oğulları olarak değerlendirilmez. Onlar da bizler gibibirer insandır. Ancak onları bizlerden ayıran en önemli özellik, Allah’tan (c.c.) vahiy almalarıdır. Bunun için peygamberleri olağanüstü, insanüstü varlıklar olarak değerlendirmek doğru değildir. Nitekim Kur’an-ı Kerim; “De ki: Ben ancak sizin gibi bir insanım...” (Kehf suresi, 110. ayet) buyurmaktadır. Bununla birlikte peygamberler tebliğ ve emanet gibi bazı sıfatlara sahiptir. Nitekim Hz. Hûd bu durumu şöyle dile getirmektedir; “...Ben, âlemlerin Rabb’inin gönderdiği bir elçiyim. Size, Rabb’imin vahyettiklerini duyuruyorum ve ben, sizin için güvenilir bir nasihatçiyim.” (A’râf suresi, 67-68. ayetler) İşte peygamberlerin, Allah’tan (c.c.) aldıkları mesajları insanlara ulaştırmaları tebliğ sıfatı olarak adlandırılır.

    Bütün peygamberler kendi toplumları içinde güvenilir olarak tanınan insanlardır. Güvenilir olmayan birinin peygamber olması söz konusu değildir. İşte peygamberlerin bu özellikleri emanet sıfatı ile değerlendirilir. Peygamberler emanete sahip çıkan, her hususta güvenilir kimselerdir. Bu durum kendilerine peygamberlik görevi verilmeden önce de geçerlidir. Peygamberimiz Hz. Muhammed’e (s.a.v.), Muhammed’ül-Emin denilmesi de bunun bir göstergesidir. Ayrıca emanet sıfatı, peygamberlerin, Allah’ın (c.c.) emir ve yasaklarını değiştirmeden insanlara aktardıklarını da ifade eder. Peygamberler Allah’tan (c.c.) aldıkları emirleri insanlara ulaştırmanın yollarını bilen akıllı ve zeki insanlardır. Bu özellikleri de fetanet olarak adlandırılır. Fetanet, kuvvetli bir hafıza, güçlü bir mantık ve ikna kabiliyetine sahip olmayı ifade eder. Ancak sadece kuru bir akıl ve mantık değil, zekânın ötesinde bir idrake ve kalbe bağlı bir aklı anlatır. Yine peygamberlerin bir başka özelliği, onların doğru, dürüst ve sözlerini yerine getiren insanlar olmasıdır. Bu özellikleri de sıdk olarak tanımlanır. Aynı zamanda peygamberlerin; ilahî hükümleri, emir ve yasakları insanlara tebliğde ve verdikleri her türlü haberde doğru sözlü ve sadık olmalarıdır. Peygamberlerin söz ve fiillerinin aynı doğrultuda olmasıdır. Hz. Şuayb (a.s.), kendi halkına Allah’ın (c.c.) emirlerini anlatırken bu hususa şöyle vurgu yapar; “...Size yasak ettiğim şeylerin aksini yaparak size aykırı davranmak istemiyorum. Ben sadece gücümün yettiği kadar ıslah etmek istiyorum. Fakat başarmam ancak Allah’ın yardımı iledir. Yalnız O’na dayandım ve yalnız O’na döneceğim.”(Hud suresi, 88. ayet.) Peygamberler, anlattıkları güzel şeyleri yaşayan, yaşadıkları toplumun kötü tutum ve davranışlarından kaçınan insanlardır. Bu onların en önemli özelliklerinden biri olan ismet sıfatının bir gereğidir. Peygamberler ismet sıfatları gereği her türlü günah işlemekten uzaktır. Onlar, Allah’tan (c.c.) aldıkları vahyi insanlara tebliğ ederken unutmaktan veya hata etmekten uzaktır.