Dua Resulullah Hz. Muhammed (S.a.v)’in İstiğfar Duaları

Konusu 'Peygamber Efendimizin sünnetleri' forumundadır ve saadet tarafından 25 Kasım 2018 başlatılmıştır.

  1. saadet

    saadet Moderatör

    Rasülullah  Hz. Muhammed (S.a.v)’in İstiğfar Duaları.

    Resulullah Hz. Muhammed (S.a.v)’in İstiğfar Duaları


    Tövbe, insanın yaptığı hata, kusur ve günahlardan pişmanlık duyarak bir daha yapmamaya karar vermesidir. Kur’an-ı Kerim’de insanlara tövbe etmeleri emredilmekte ve tövbe edenlerden övgüyle söz edilmektedir. Samimiyetle yapılan tövbe günahları silecektir. Bu hususta Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Günahına tövbe eden hiç günah işlememiş gibi olur.”(İbn Mâce, Zühd, 4250. ) müjdesini vermiştir.


    İbn-i Ömer (r.anh). şöyle demiştir: “Biz, Hz. peygamber (s.a.v) bir mecliste yüz kere :

    رَبِّ اغْفِرْ لِى وَتُبْ عَلَيَّ إِنَّكَ أَنْتَ التَّوَّابُ الرَّحِيمُ

    Anlamı; "Allâh’ım! Beni bağışla ve tevbemi kabûl buyur! Çünkü Sen tevbeleri çok kabûl eden ve çok merhamet edensin." dediğini sayardık.” (Ebû Dâvûd, Vitir, 26/1516; Tirmizî, Deavât, 38/3434)

    Ebü Hüreyre (r.anh) da şöyle der: Peygamberimiz (s.a.v) daha çok


    أَسْتَغْفِرُ اللّٰهَ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ

    Anlamı; Allah’a istiğfâr eder ve O’na tevbe ederim!" diyen başka birini görmedim. (Nesâî, Kübrâ, IX, 171; İbn-i Hibbân, Sahîh, III, 207/928)

    Hz. Muhammed ( s.a.v) şöyle buyuruyor; “Bir kimse istiğfârı dilinden düşürmezse, Cenab-ı Allah (c.c.) ona her darlıktan bir çıkış, her üzüntüden bir kurtuluş yolu lûtfeder ve ona ummadığı yerden rızık lütfeder.” (Ebü Dâvüd, Vitir, 26/1518; İbn-i Mâce, Edeb, 57; Ahmed, I, 248; Hâkim, IV, 291/7677)

    Tövbenin En faziletlisi en güzeli
    Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)istiğfârın en güzel şeklini beyan sadedinde şöyle buyurmuşlsrdır:“İstiğfârın efendisi ve en üstünü şöyle demendir;

    اَللّٰهُمَّ أَنْتَ رَبّ۪ى لَا إِلٰهَ إِلَّا أَنْتَ خَلَقْتَن۪ى وَأَنَا عَبْدُكَ وَأَنَا عَلٰى عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَيَّ وَأَبُوءُ بِذَنْب۪ى فَاغْفِرْ ل۪ى فَإِنَّهُ لَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنْتَ

    Anlamı; Allah’ım! Sen benim Rabbimsin. Sen’den başka ibadete lâyık hiçbir ilâh yoktur. Beni Sen yarattın. Ben Sen’in kulunum. Ezelde Sana verdiğim sözümde ve vaadimde hâlâ gücüm yettiğince durmaktayım. İşlediğim kusurların şerrinden Sana sığınırım. Bana lûtfettiğin nîmetleri yüce huzurunda minnetle anar, günahımı itirâf ederim. Beni affet, şüphe yok ki günahları Sen’den başka affedecek kimse yoktur.”

    Sevgili Peygamberimiz sözlerine şöyle devam etmişlerdir; “Her kim, bu Seyyidü’l-İstiğfâr’ı sevâbına ve fazîletine bütün kalbiyle inanarak gündüz okur da o gün akşam olmadan ölürse, o Cennet ehlindendir. Yine her kim, sevâbına ve fazîletine gönülden inanarak gece okur da sabah olmadan ölürse, o kişi de Cennet ehlindendir.” (Buhârî, Deavât, 2, 16; Ebû Dâvüd, Edeb, 100-101; Nesâi, İstiâze, 57/5519; Tirmizi, Deavât, 15/3393)