Ramazan Ayının Fazileti

Konusu 'Oruç tutmak' forumundadır ve Lasey tarafından 20 Ekim 2017 başlatılmıştır.

  1. Lasey

    Lasey Admin

    RAMAZAN AYININ FAZİLETİ

    Ramazan-ı şerif, ayların en faziletlisidir. Oruç ayıdır. Kur’an ayıdır. Kur’ân-ı Kerîm’in inişi bu ayda başlamıştır.

    Ramazan ayı Allah Azze ve celle'ye itaat ve ibadet, iyilik ve ihsan, mağfiret, rahmet ve ilahi rızaya ulaşma ayıdır.

    Ramazan-ı şerif içinde bin aydan hayırlı “kadir gecesi” bulunmaktadır. Ramazan ayı mümin kulun din ve dünya işlerini düzeltmesine yardımcıdır.

    Duaların Cenâb-ı Allah tarafından çokça kabul edildiği bir aydır.

    iftarlar ve yardımlar sebebiyle akrabalık, dostluk ve komşuluk haklarının ihya edildiği bir aydır. Malî ibadetlerin bolca yapılmasıyla (zekât ve fitrelerle) fakirlere yardım elinin uzatıldığı bir aydır.

    Sonunda sevinç günü olan ramazan bayramı ve bayram namazı vardır. Gündüzleri oruçla, geceleri teravih namazlarıyla ihya edilir. Son on gününde itikâf sünneti vardır. Kulluk bakımından kârlı, bereketli ve nuranî bir aydır. Ramazan ayı ve bu ayda oruç tutmanın faziletine dair birçok hadis-i şerif vardır. Bunlardan bazıları şunlardır.

    Hz. Resülullah Efendimiz (sav) buyurmuştur ki:

    “Eğer kullar ramazan ayındaki üstünlükleri bilselerdi, bütün senenin ramazan olmasını isterlerdi.” ( Taberânî, eI-Kebîr, 22/389; Ebü Ya'lâ, Müsned, nr. 5273; İbn Huzeyme, Sahih, 3/190; Heysemî, ez-Zevâid, 3/141.)

    “Rabbiniz şöyle buyurur: Her iyilik on mislinden yedi yüz misline kadar mükafat ile karşılanacaktır. Oruç bundan ayndır. Oruç yalnız benim içindir, onun karşılığını ben vereceğim. Oruç cehennem ateşine karşı bir kalkandır.

    Yemin olsun ki oruçlunun ağız kokusu Allah katında misk kokusundan daha hoştur. Biri, oruçlu bulunduğunuz sırada size karşı bir cahillikte bulunursa, 'Ben oruçluyum, ben oruçluyum' desin, ona bulaşmasın.”
    (Buhâri, Savm, 2; Müslim, Sıyâm, 160, Tirmizî, Savm, 55.)

    Ashaptan Selmân-ı Fân'sî (r.a) şu hadis-i germ rivayet etmiştir:

    Şâban ayının son günü Peygamber Efendimiz (s.a.v) hutbelerinde şöyle buyurdu:

    “Ey insanlar! Büyük ve mübarek bir ay sizi gölgesi altına almıştır. Bu öyle bir aydır ki bu ayda bin aydan daha hayırlı bir gece bulunmaktadır. Öyle bir aydır ki, Allah bu ayda oruç tutmayı farz kıldı, gecelerinde kalkıp ibadet etmeyi nâfile kıldı.

    Bu ayda her kim hayır ve iyi amellerden biriyle Allah’a yaklaşırsa ramazan ayı dışında faız ibadet yapmış gibi sevap kazanır. Bu ayda her kim faız bir ibadeti yerine getirirse ramazan ayı dışında yetmiş faız yerine getirmiş gibi sevap kazanır.

    Ramazan ayı sabır ayıdır. Sabrın da sevabı cennettir. Ramazan ayı Allah’ın kullarını gözetme ayıdır, müminin rızkının artırıldığı aydır.

    Bu ayda her kim bir oruçluya iftar verirse günahlan mağfiret olur, kendisi de cehennem ateşinden azat olur, oruçlu kişinin sevabından hiçbir şey eksilmediği halde onun tuttuğu orucun sevabı kadar sevap da kendisine yazılır.”

    Sahabeler dediler ki: “Ya Resulallah! Bizim her birimiz oruçluya iftar yemeği verecek güçte değildir.” Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu:

    “Allah bu sevabı bir hurma ile bir yudum su yahut bir miktar süt ile iftar verenlere de verecektir.

    Ramazan ayı, eweli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem ateşinden âzat olma ayıdır.

    Bu ayda her kim hizmetçisine (ve işçisine) kolaylık gösterirse Allah Teâlâ da onu mağfiret edip cehennem ateşinden âzat eder.

    Bu ayda dört şeyi çok yapın: İkisi ile Rabbinizi razı edersiniz, ikisine ise sizin ihtiyacınız vardır. Rabbinizi razı edeceğiniz iki şey; Allah’tan başka bir ilâh bulunmadığına şehadet etmek (kelime-i tevhid zikri çekmek) ve Allah’a çokça istiğfar etmektir. İhtiyacınız olan iki şey ise; Allah’tan cenneti isteyip cehennemden O’na sığınmanızdır.

    Her kim oruçluya iftar ettirmek için su verirse Allah Teala ona benim havuzumdan su içirecektir; ondan bir kere içen kimse cennete girinceye kadar bir daha susamayacaktır.”
    (İbn Huzeyme, Sahîh, 3/191-192; Münzirî, et-Tergîb ve’t-Terhîb. 2/94-95.)