Peygamberimizin tebliğe başlaması ve ilk müslümanlar

Konusu 'Hz.Muhammedin hayatı' forumundadır ve Lasey tarafından 16 Eylül 2018 başlatılmıştır.

  1. Lasey

    Lasey Admin


    Davetin Başlaması ve İlk Müslümanlar

    İlk vahiyden sonra Peygamberimize (s.a.v.) bir süre vahiy gelmedi. Hz. Muhammed (s.a.v.), bir gün yine Hira Mağarası’ndan dönerken Cebrail’i (a.s.) gördü. Evine döndü, yatağına uzandı ve eşi Hz. Hatice’ye kendisini örtmesini söyledi. Bu sırada, “Ey örtüsüne bürünen! Kalk ve uyar! Sadece Rabb’inin büyüklüğünü dile getir. Elbiseni tertemiz tut. Her türlü pislikten uzak dur.”(7) ayetleri indirildi. Bu ayetlerle Yüce Allah (c.c.), Hz. Muhammed’den (s.a.v.) insanları İslam dinine davet etmesini istiyordu. Peygamberimiz (s.a.v.), Allah’ın (c.c.) emrine uyarak yakınlarından başlamak üzere insanları İslam’a çağırdı. Ona ilk inananlar, en yakınında bulunan kişiler oldu.

    Peygamberimize ilk inananlar; eşi Hz. Hatice, yakın arkadaşı Hz. Ebu Bekir (r.a.), amcasının oğlu Hz. Ali (r.a.) ve yardımcısı Hz. Zeyd’di (r.a.). Bunlara ilk Müslümanlar denir.

    Hz. Peygamber (s.a.v.), insanları İslam’a çağrısını bir süre gizli bir şekilde yaptı. Daha sonra “Sana emrolunanı açıkça söyle ...”(8) ayeti gelince insanları İslam dinine açıkça davet etmeye başladı. Hz. Muhammed (s.a.v.), Yüce Allah’ın (c.c.) emri gereği ulaşabildiği herkesi İslam dinine inanmaya, putlara tapmamaya çağırdı. Mekkeliler başlangıçta Peygamberimizin (s.a.v.) çağrısınıönemsemediler. Onunla alay ettiler, yaptığı çalışmaları küçümsediler. Ancak zamanla Hz. Muhammed’e (s.a.v.) inanıp Müslüman olanların sayısı artmaya başladı. Bu durum Mekke’nin ileri gelenlerini endişelendirdi. Mekkeli müşrikler, İslam’ın yayılmasını engellemek için önlemler almayı kararlaştırdılar. Özellikle kimsesiz Müslümanlara, dinlerinden dönmeleri için baskı uyguladılar. Onlara, katlanılması güç işkence ve eziyetler yaptılar. Müslümanlara sosyal ve ekonomik boykot uyguladılar. Hz. Muhammed’e (s.a.v.) inananlarla her türlü ilişkiyi ve alışverişi kestiler. Mekkeli müşrikler sadece kimsesiz Müslümanlara değil Peygamberimize (s.a.v.) de çeşitli eziyetler ettiler. Onun geçeceği yollara dikenler attılar. Kâbe’de ibadet etmesini engellediler. Ona çeşitli hakaretlerde bulundular. Mekkelilerin baskısı artınca bazı Müslümanlar, 615 ve 616 yılında Peygamberimizin (s.a.v.) yönlendirmesiyle Habeşistan’a göç ettiler. Hz. Muhammed (s.a.v.), yaşadığı her türlü olumsuzluğa rağmen insanları İslam dinine çağırmaya devam etti. Ticaret vb. amaçlarla Mekke’ye gelen yabancılara da İslam’ı anlattı. 620 yılında Medine’den gelen bir grup insanla Akabe denilen yerde buluşarak onları İslamiyet’i kabul etmeye çağırdı. Peygamberimizin (s.a.v.) çağrısına uyan bu kişiler Müslüman oldular.

    Medineli Müslümanlar, ertesi yıl daha kalabalık bir grupla Mekke’ye gelerek aynı yerde Peygamberimizle (s.a.v.) görüştüler. Peygamberimize (s.a.v.) bağılılıklarını bildirip onun belirttiği ilkelerden ayrılmayacaklarına söz verdiler. Bu görüşmeler, İslam tarihinde Akabe Biatları olarak adlandırılır. Peygamberimizin (s.a.v.) ve Müslümanların Mekke’de baskı altında olduğunu öğrenen bu kişiler, onları Medine’ye davet ettiler. 620 yılında Peygamberimizin (s.a.v.) çok sevdiği, her şeyini paylaştığı eşi Hz. Hatice (r.anhâ.) ve en büyük destekçisi amcası Ebu Talip vefat etti. Peygamberimiz (s.a.v.) sevdiği bu iki yakınının vefatına çok üzüldü. İslam tarihinde bu yıla “hüzün yılı” adı verildi.