Peygamberimizin Beşeri Yönü

Konusu 'Hz.Muhammed'in hayatı' forumundadır ve Beyza tarafından 8 Kasım 2013 başlatılmıştır.

  1. Beyza

    Beyza Moderatör

    Peygamberimizin Beşeri Yönüne örnek

    Peygamberimiz, herkes gibi bir insandı. Normal bir şekilde anne babadan dünyaya gelmiş, her insan gibi büyümüş, gelişmiş, evlenmiş, çocukları olmuş ve eceli geldiğinde vefat etmiştir. Peygamberimizin bu yönüne onun 'insani yönü' denir. Peygamberimiz canlı bir varlık olarak insan olmasının yanında, aynı zamanda bir peygamberdi. Allah'ın insanlara önder olarak seçtiği bir insandı.
    Peygamber Efendimiz, bir melek yada manevi varlıklardan biri değildi. O bir insandı. Herkes gibi yorulduğunda dinlenir, uyur, acıktığında yemek yer, bazen neşeli bazen üzgün olurdu.
    Peygamberimiz, onu insan üstü bir varlık olarak yüceltme tehlikesine karşı, sıkça uyarılarda bulunmuş, "geçmişte insanların kendi peygamberlerine yaptığı gibi siz de beni tanrılaştırmayın" şeklinde uyarılarda bulunmuştur. Bu sebeple resmini yapılmasını engelemiştir. Peygamber Efendimiz en büyük endişelerinden birisi, Hıristiyanların Hz. İsa'yı tanrılaştırmaları gibi Müslümanların da kendisini olağanüstü bir varlık haline getirip tanrılaştırmaları tehlikesiydi.

    Hz. Ali'nin torunlarından İbrahim b. Muhammed (ra) rivayet ediyor:
    Peygamberimiz (s.a.v), ne aşırı derecede uzun, ne de kısa idi; O bulunduğu topluluğun orta boylusu idi. Saçları, ne kıvırcık ne de dümdüzdü; hafifçe dalgalı idi. Mübarek yüzlerinin rengi kırmızıya çalar şekilde beyaz; gözleri siyah; kirpikleri sık ve uzun; omuz başları iri yapılı idi... O, insanların en cömert gönüllüsü, en doğru sözlüsü, en yumuşak tabiatlısı ve en arkadaş canlısı idi. Kendilerini ansızın görenler, O'nun heybeti karşısında çok şiddetli heyecanlanırlar; üstün vasıflarını bilerek sohbetinde bulunanlar ise, O'nu her şeyden çok severlerdi. O'nun üstünlüklerini ve güzelliklerini tanıtmaya çalışan kimse; Ben, gerek ondan önce, gerek ondan sonra, onun gibi birisini görmedim, demek suretiyle, O'nu tanıtma hususundaki aczini ve yetersizliğini itiraf ederdi.

    Peygamber Efendimiz çok yakışıklı ve alımlı idi. Mübarek yüzü ayın on dördündeki ay gibi parlardı... Burnu gayet güzel idi... Gür sakallı, iri gözlü, düz yanaklı idi. Ağzı geniş, dişleri inci gibi parlaktı... Boynu sanki bir gümüş ışıltısı idi... İki omuzu arası geniş, omuz kemik başları kalın idi... “

    Enes b. Malik (ra) anlatıyor:
    "Peygamberimiz (s.a.v) orta boylu idi; uzun da değildi, kısa da değildi; hoş bir görünüşü vardı. Saçı ise ne kıvırcık, ne de düzdü. Mübarek yüzlerinin rengi ise nurani beyazdı.