Peygamberimizin Ahlak ve Edepleri

Konusu 'Hz.Muhammedin hayatı' forumundadır ve Lasey tarafından 15 Şubat 2019 başlatılmıştır.

  1. Lasey

    Lasey Admin

    Peygamberimizin Ahlak ve Edepleri

    peygamberimizin-ahlak-edepleri.

    Elbette ki insanlar için güzel ahlak konusunda en büyük rehber, Hz. Peygamber sallalahu aleyhi vesellemin ahlakıdır. Peygamberimizin ahlakı, Allah-u Zülcelal tarafından şöyle methedilmiştir: “Sen yüce bir ahlak üzeresin.” (Kalem; 4)

    Bir insanın eşinden daha fazla ahlaki sırları kim daha iyi bilir? Bazıları Hz. Aişe validemizden Allah Resulü’nün ahlakını anlatması istediler. Hz. Aişe validemiz ise: “Siz Kur’an-ı Kerim okumuyor musunuz? diye sordu. “Şüphesiz ki Allah Resulü’nün ahlakı Kur’an’dı.” dedi. (Müslim, 746; Ebu Davud, 1342)

    Peygamberimizin ibadeti dışındaki hayatı ve halleri de bizim için örnektir. Bilhassa peygamberimizin uygulamaya devamı dikkat ettiği edepleri de bizim için bir sevap kazanma vesilesidir.
    Eğer hayatımızın her sahasında, peygamberimizin edebine uyacak olursak mübah ve sıradan işlerimiz dahi ibadete dönüşür. Mesela yemeği sağ elle yemekle, elbisemizi giyerken sağdan başlamakla Hazreti peygamberimiz sallallahu aleyhi ve selleme uymuş oluruz. Bu gibi edeplere uymak sevap kazandırdığı gibi, kasten uymayıp peygamberin sünnetine muhalefet etmek de edepsizlik olur. Allah-u Zülcelal Peygamberimize hürmetsizlik ve edepsizlik etmemize razı olmaz. Bu sebeple elimizden geldiği kadar peygamberimizin ahlak ve edebini öğrenmemiz lazımdır.
    Ashabı kiram ve tabiun büyükleri daima peygamberimizin sünnetini sorup, öğrenirlerdi. Hz. Hüseyin, Hz. Ali’ye, Hz. peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin bazı hallerini sormuş, Hz. Ali keremallahu veche de şu şekilde anlatmıştır:
    “Evine izin isteyerek girerdi. Evindeki zamanını üç kısma bölerdi. Bir kısmını Allah’a, bir kısmını ailesine, bir kısmını da kendisine ve insanları ayırırdı.”

    Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi vesellem, herkesin hakkına riayet ederdi. Her sabah ve ikindi vakti namaz kıldıktan sonra ailesine gelir, hanımlarına teker teker ziyaretler yapar, bir müddet sohbet edip ilgilenirdi.
    “Sizin hayırlınız, ailesine karşı hayırlı olan (iyi davranan) dır. Ben de ailesine karşı en hayırlı olanınızım. (Müslim, Birr 149) buyururdu.

    Bilhassa akşamla yatsı arasında peygamberimiz o gece kimin yanında geceleyecek ise, aile efradı oraya toplanırlardı. Bu esnada peygamberimiz, evvelki kavimlere dair ibretlik kısalar anlatırdı. Bazen de peygamberimizin huzurunda konuşup şakalaşırlardı. Efendimiz onlara müsamaha ile tebessüm eder, zaman zaman kendisi de onlarla latife ederdi.

    Kızlarını ve akrabalarını ziyaret eder, hatırlarını sorardı. Peygamberimiz aleyhissalatu vesselam kendisine peygamberlik verilmeden önce de yoksullara, zayıflara karşı merhametli, akrabalarına karşı sevgi doluydu. Vahyin şiddetinden dolayı titrediği zaman, hanımı Hz. Hatice Radiyallahu anha ona “Sen rahat ol, üzülme. Allah’a yemin ederim ki, Allah seni asla utandırmayacak, ele güne rezil etmeyecektir. Çünkü sen, akrabalık bağlarını gözetirsin. Hep doğru söylersin. Emanete hıyanet etmezsin. Sıkıntılara katlamasını bilirsin, Güçsüzlerin elinden tutarsın. Misafir ağırlamayı seversin. Zor durumda kalan mağdurun hakkını korumak için onlara yardım edersin.” (İbn Hişam, es-Siratü’n-Nebeviyye, I, 253) buyurmuştu.

    Çocukluk çağını peygamberimize hizmet ederek geçiren Enes bin Malik Radiyallahu anh buyuruyor ki: “Resulallaha on yıl hizmet ettim. Bana hiçbir zaman ‘Üf’ demedi ve yaptığım bir iş için ‘bunu neden yaptın?’ veya yapmadığım bir iş İçin ‘bunu neden yapmadın?’ buyurmadı. (Tirmizi, Birr:68)
    Peygamberimiz (aleyhissalatu vesselam) bütün bir mahlukata karşı merhametliydi. Ümmetinin de Allah’ın yarattığı her şeye karşı merhametli davranmalarını emrederdi.