Peygamber Efendimizin Dilinden Cennet

Konusu 'Dini sohbetler' forumundadır ve Adile tarafından 22 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. Adile

    Adile Admin

    Cennette insanoğlunun nefislerinin hoşuna gidecek, canlarının istediği ve de arzuladıkları son derece güzel pek çok yiyecek olduğu Kur’an-ı Kerim’de ve Efendimiz Hz. Muhammed Aleyhi salatu vesselam'in hadislerinde bildirilmektedir. Özellikle dünyada da makbul yiyecekler arasında olan et ve meyvenin her çeşidi cennet ehline bol bol sunulacaktır. Allah ayetlerinde cennet ehline yapılan bu ikramların güzelliğini şöyle haber verir:

    Arzulayıp-seçecekleri meyveler, Canlarının çektiği kuş eti. (Vakıa Suresi, 20-21)

    Cennette sunulan tüm bereket, dünya şârtlarının aksîne insânların gönüllerince yaşayacakları, hiçbir zaman bitip, tükenme kaygısı duymayacakları, Allah’u Azze ve Celle'nin sonsuz güzellikteki sanatının tecellilerini ve de göz kamaştıran büyük bir ihtişamı kapsayan, en üst estetik özellikleri ve uyumu sunan, müminlerin istek ve tutkularına hitap eden bir zenginliktir. Nitekim Kuran'da bildirilen "Her nereye baksan, bir nimet ve büyük bir mülk görürsün" (İnsan Suresi, 20) ayetiyle cennetteki bu zenginliğe dikkat çekilmiştir.

    Bir hadiste Efendimiz Hz. Muhammed Aleyhi sala tu vesselam , cennetin nelerden inşa edildiğini soran bir kişiye şöyle cevap vermiştir:

    "Gümüş tuğladan ve altın tuğladan! Harcı da kokulu misk. Cennetin çakılları inci ve yakuttan, toprağı da zâferandır." [(Tirmizi), Kütüb-i Sitte-14, s. 451/6]

    Allah'u Teala, Kur'an-ı Kerîm'de bildirdiği "Özenle işlenmiş mücevher tahtlar üzerindedirler." (Vakıa Suresi, 15) ayetiyle cennette çeşitli mücevherler ve kıymetli taşların varlığına dikkat çeker.
    Cennetle ilgili olarak Kur'an-ı Kerim'de ve de hadislerde bahsi geçen inci, altın ve gümüş gibi mücevherler, tüm insanların ittifakla beğendikleri, bunlarla süslenmiş eşyaları görmekten zevk aldıkları güzelliklerdir. Başka bir cennet nimeti olarak inciden bahsedilen hadislerden biri ise şöyledir:
    "Cennetliklerin başlarında taçlar vardır. Taçtaki tek inci, meşrık (Doğu) ile mağrib (Batı) arasını aydınlatır." (Tirmizi), Kütüb-i Sitte-14, s. 451/6]

    Dünyânın en güzel mekânları arâsında bulunan sarâylar, köşkler hep ilk sıralarda yer almaktadır. Dünyada sınırlı sayıda bulunan bu mekânlar, cennette kusursuz ve de en görkemli halleriyle Allah'u Teala'nın sevdiği kullarının yaşadığı mekânlar olarak sonsuza kadar var olacaklardır. Allah’u Azze ve Celle bir ayetinde "onlar için yaptıklarına karşılık olmak üzere kat kat mükâfat vardır ve onlar yüksek köşklerinde güven içindedirler." (Sebe Suresi, 37) buyurarak bu gerçeği bildirmiştir.

    Efendimiz Hz. Muhammed Aleyhi sala tu vesselam'in cennet mekanlarındaki zenginlik ve bolluğu tarif ettiği bir hadis şöyledir:"Cennetin içinde inciden bir saray vardır. O sarayın içinde kırmızı yakuttan yetmiş konak vardır. Her konağın içinde yeşil zebercedden zümrüt cinsinden parlak, yeşil, kıymetli bir taş yetmiş ev vardır. Her evin içinde yetmiş taht, her taht üzerinde de her renkten yetmiş yatak vardır. Her evin içinde yetmiş sofra, her sofranın üzerinde de yetmiş çeşit yemek vardır. Keza her evin içinde yetmiş adet hizmetçi vardır..." [Tezkireti 39;l Kurtubi, s. 323/554]

    Cennette insanların nefislerînin hoşuna gidecek, canlarının istediği ve de arzuladıkları son derece lezzetli pek çok yiyecek olduğu ve bunlar arasında et ve meyvenin bulunduğu Kur'an-ı Kerim'de "Arzulayıp-seçecekleri meyveler, canlarının çektiği kuş eti." (Vakıa Suresi, 20-21) ayetleriyle müjdelenmiştir.

    Efendimiz Hz. Muhammed Aleyhi sala tu vesselam de hadislerinde cennetteki yiyeceklerin çeşitliliklerine ve renklerine şöyle dikkat çekmiştir:"Cennet halkının ekmek katığının en faziletlisi, en nefisi kuş etidir. Alemlerin Rabbi olan Allah'a hamd olsun." [Tezkireti 39;l Kurtubi, s. 363/654]

    Allah’u Azze ve Celle "Orada huyları güzel, yüzleri güzel kadınlar vardır." (Rahman Suresi, 70) ayetiyle belirttiği cennetteki insanların güzelliği, pek çok hadiste de vurgulanmıştır:

    " Eğer cennet ehlî kadınlarından bîr kâdın yer ehline görünseydi, dünyayı ve de içindekileri aydınlığa boğar ve ikisinin arasını da güzel koku ile doldururdu." [(Tirmizi), Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 409/10095]

    "Cennet ehli cennete, otuz ya da otuz üç yaşında sakalsız, tüysüz ve gözleri sürmeli olarak girecekler." [Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 411/10109]

    Dünyada güzel bir yemek isteyen bir kimsenin, bunun için emek ve de zaman harcaması gerekmektedir. Fakat cennette satın alma, emek ve zaman harcama gibi pek çok sebep ve aşama ortadan kalkarak nimetler insanın en çok hoşuna gidecek şekilde hazır olarak sunulur. Bir hadiste bu durum şöyle bir örnekle aktarılmıştır:
    "Kuşun etinden yemek o kimsenin hatırına gelir ve bunun üzerine hemen çeşitli et yemekleri halinde onun önüne varır. Cennet ehli ondan istediği kadar yer. Doyduğu zaman, kuşun kemikleri toplanır. Sonra uçar, dilediği gibi cennette otlamaya başlar." [Tezkire-i Kurtubi-1, s. 58]