Peygamber Efendimizin Dedelerinin İsimleri

Konusu 'Hz.Muhammedin hayatı' forumundadır ve Lasey tarafından 18 Şubat 2019 başlatılmıştır.

  1. Lasey

    Lasey Admin

    Peygamber Efendimizin Dedeleri Hakkında Bilgi

    Peygamber Efendimizin dedelerini uzaktan yakına doğru şöyle sıralamak mümkündür:

    1. Adnan: Araplar’ın iki ana kolundan birini teşkil eden Adnanîler’in (diğer kol Kahtânîler) atası olup babası Üded, annesi Belha bint Ya‘rub’dur. Yukarıda belirtildiği gibi Hz. Peygamber’in 21. kuşaktan atasıdır. İslâm kaynakları Adnan’ın Hz. İbrahim’in oğlu Hz. İsmail’in soyundan geldiği konusunda birleşmekte, ancak hayatı hakkında fazla bilgi vermemektedirler. Milattan önce yaşadığı tahmin edilmektedir. İsmi, Kabe’ye ilk defa örtü yaptıranlar arasında zikredilir.

    2. Me‘ad: Hz. Peygamber’in 20. kuşaktan atası olup babası Adnan b. Üded, annesi Mehded bint Lihem’dir.

    3. Nizâr: Hz. Peygamber’in 19. kuşaktan dedesidir. Ebû İyâd veya Ebû Rebîa künyeleriyle bilinen Nizâr’ın annesi Muâne bint Cevşem’dir. Mekke idaresi ve Kabe hizmetlerini üstlenmiş, ömrünün sonlarında bu görevleri oğulları Mudar, Rebîa, İyâd ve Enmâr’a devretmiştir.

    4. Mudar: Hz. Peygamber’in 18. kuşaktan dedesi olup Hamrâ (kırmızı) lakabıyla da bilinir. Annesi Sevde bint Akk’tır. Onun soyundan gelenler (Benî Mudar) Adnan ve Kahtân’dan sonra Araplar’ın kendilerine nisbet edildiği dört ana koldan -Rebîa, Kudâa ve Yemen- birini oluşturmaktadır.

    5. İlyas: Hz. Peygamber’in 17. kuşaktan dedesi olup annesi Rebâb bint Hayde’dir. Mekke’de saygın bir konuma sahip olan İlyas özellikle Hz. İsmail’den beri devam eden dinî uygulama ve geleneklerin korunması konusunda mücadele etmiş ve takdirle karşılanmıştır.

    6. Müdrike: Hz. Peygamber’in 16. kuşaktan dedesi olup asıl adı Amr’dır. Annesi Hındif (Leylâ) bint Hulvân’dır. Müdrike, cesaret ve kahramanlığıyla bilinir.

    7. Huzeyme: Hz. Peygamber’in 15. kuşaktan dedesi olup, annesi Selma bint Süleym’dir.

    8. Kinâne: Hz. Peygamber’in 14. kuşaktan dedesi olup annesi Avâne bint Sa‘d’dır. İlim ve fazileti dolayısıyla Mekke’nin yanısıra diğer Araplar arasında da saygın bir yere sahipti.

    9. Nadr: Hz. Peygamber’in 13. kuşaktan dedesi olup asıl adı Kays’tir. Güzel yüzlü olduğu için Nadr lakabıyla meşhur olmuştur. Annesi Berre bint Mürr’dür.

    10. Mâlik: Hz. Peygamber’in 12. kuşaktan dedesi olup annesinin adı Âtike bint Advân’dır.

    11. Fihr (Kureyş): Hz. Peygamber’in 11. kuşaktan dedesi olup annesi Cendele bint Âmir el-Cürhümî’dir. Kureyş kabilesi adını Fihr’in lakabı olan Kureyş’ten almaktadır. Fihr’in soyundan gelenlerin Mekke ve çevresinde ikamet etmek için biraraya toplanmış olması veya ticaret yapması sebebiyle bu lakabın verildiği belirtilir. Fihr b. Mâlik’in Benî Kinâne’nin liderliğini üstlendiği ve Kabe’yi yıkmak üzere Hassân b. Abdükülâl kumandasında Mekke’ye gelen Himyerî ordusunu mağlup ettiği nakledilir. Peygamber Efendimizin Dedeleri

    12. Galib: Hz. Peygamber’in 10. kuşaktan dedesi olup annesi Leyla bint Hâris’tir.

    13. Lü’ey: Hz. Peygamber’in 9. kuşaktan dedesi olup annesi Âtike bint Yahlud’dur. Çok yumuşak huylu ve hikmet sahibi bir kimse olarak bilinir. Şöyle dediği nakledilir:
    “Her kim iyiliklerini artırırsa unutulmaz ve hayırla yadedilir. İyilik görene düşen onu unutmaksızın başkalarına duyurmaktır. İyilik edene düşen ise iyiliğini büyük görmemek ve gizlemektir”.

    14. Kâ‘b: Hz. Peygamber’in 8. kuşaktan dedesi olup annesi Mâviyye bint Ka‘b’dır. Hitabeti ve güçlü yönetimi ile Araplar arasında saygın bir konuma sahipti. Araplar Fil Vak’ası’na kadar olayları tarihlendirmek için onun vefatını esas almışlardır. Haftada bir gün (Cuma günü) Kabe etrafında insanları toplayıp onlarla birlikte ibadet eder ve hutbe okurdu.

    15. Mürre: Hz. Peygamber’in 7. kuşaktan dedesi olup annesi Mahşiyye (Vahşiyye) bint Şeybân’dır. Yardımseverliği ve cesareti ile bilinen Mürre Mekke yakınlarında açtırdığı su kuyusu ile hacıların su ihtiyaçlarını karşılamış ve şiirlere konu olmuştur. 16. Kilâb: Hz. Peygamber’in 6. kuşaktan dedesi olup annesi Hind bint Süreyr’dir. Kabe’ye altın ve gümüş süslemeli iki kılıcı hediye ederek değerli eşyanın Kabe’ye hediye edilmesi geleneğini başlatmıştır.

    17. Kusay: Asıl adı Zeyd olup Hz. Peygamber’in 5. kuşaktan dedesidir. Annesi Fatıma bint Sa‘d’dır. Kusay b. Kilâb’ın Mekke ve Kureyş tarihinde çok önemli bir yeri vardır. Çünkü, Kureyş kabilesinin Mekke idaresi ve Kabe hizmetlerini üstlenmesi Kusay sayesinde olmuştur. Bilindiği gibi, Hz. İsmail’den sonra Mekke yönetimi ve hac hizmetlerini bir süre onun çocukları ve torunları yürütmüş, ardından Cürhümlüler ele almıştı. Daha sonra güneyden gelen Huzâa kabilesi Cürhümlüler’i Mekke’den çıkartmış ve yönetime hakim olmuştu. Liderleri Amr b. Lühay Mekke’ye ve Arabistan’a putperestliği getirmiş, böylece tevhid inancının merkezi olan Beytullah şirkin merkezi haline getirilmişti. Liderlik vasıflarıyla ön plana çıkan Kusay b. Kilâb Mekke’nin yönetimini elinde bulunduran Huzâa kabilesinin reisi Huleyl b. Hubşiyye’nin kızı Hubbâ ile evlenmiş, kayınpederinin vefatından sonra Huzâa kabilesiyle mücadele ederek onun görevlerini üstlenmişti. Böylece Mekke yönetimi ve Kabe hizmetleri yeniden Hz. İsmail’in soyundan gelen Kureyş kabilesine intikal etti.

    Peygamber Efendimizin Dedeleri
    Kusay, Mekke çevresinde dağınık olarak çadırlarda yaşayan Kureyş kollarını birleştirerek Mekke’ye yerleştirdi. Kabe’yi tamir ederek hac menasikini (hac ibadeti sırasında yapılması gereken davranışlar) düzenledi; Cürhümlüler’in Mekke’den ayrılırken yerinden söküp gömdükleri Hacerülesved’i Kabe’deki yerine koydu. Mekke’nin dinî ve siyasî yönetimi anlamına gelen riyâset görevini üstlenmiş olan Kusay, ayrıca gerekli düzenlemeler yaparak Mekke ve Kabe ile ilgili hizmetleri elinde topladı. Mekke’nin yönetim meclisi olup siyasî, ekonomik, dinî, hukûkî ve sosyo-kültürel çok yönlü fonksiyon ifa eden Dârunnedve’yi kurdu. Kıyâde (kumandanlık), livâ (bayraktarlık), hicâbe veya sidâne (Kabe hizmetleri), sikâye (hacılara su temini) ve rifade (hacılara yiyecek temini) gibi görevleri düzenledi. Kusay’dan sonra bu görevler onun soyundan gelenler tarafından yürütülmüştür. Kusay’ın yaklaşık 480 yılında vefat ettiği tahmin edilmektedir.

    18. Abdümenâf: Hz. Peygamber’in 4. kuşaktan dedesi olup annesi Hubbâ bint Huleyl b. Hubşiyye’dir. Kusay’dan sonra Mekke yönetimi ve Kabe ile ilgili hizmetleri büyük oğlu Abdüddâr ve çocukları yürütmüş, bir süre sonra Abdümenâf ve oğulları bu görevlerde kendilerinin de hak sahibi olduğuna dair itirazlar yükseltince bu görevler aralarında paylaşılmıştır. Buna göre Dârünnedve, livâ ve hicâbe (sidâne) eskisi gibi Abdüddâr’da kalmış, kıyâde, sikâye ve rifâde görevleri Abdümenâf’a verilmiştir. Abdümenâf’ın oğulları Abdüşems, Hâşim, Nevfel ve Muttalib Mekke ve Kureyş tarihi bakımından önemli isimler arasındadır.

    19. Hâşim: Hz. Peygamber’in 3. kuşaktan dedesidir. Asıl adı Amr olup Suriye’den getirdiği ekmekleri kırıp ufalayarak et suyu ile çorba yaptığı ve Mekke’ye gelen hacılara ikram ettiği için Hâşim (kıran, ufalayan) lakabıyla meşhur olmuştur. Annesi Âtike bint Mürre’dir. Hacılar için yiyecek ve su temini konusundaki cömertliğiyle tanınan Hâşim b. Abdümenâf Suriye’ye gidip Bizans imparatoruyla (kayser) görüşerek Mekkeli tacirlerin emniyet içerisinde bölgeye gelip ticaret yapabileceklerine dair bir belge almıştır.


    Hâşim, Mekke’den Bizans topraklarına kadar uzanan yol üzerinde oturan kabilelerle de kervanların güvenlik içerisinde bu güzergâhı kullanabileceklerine dair anlaşmalar yaptı. Hâşim’in kardeşlerinden Muttalib Yemen’e, Abdüşşems Habeşistan’a Nevfel İran’a giderek bu ülkelerin krallarından benzeri imtiyazlar elde etmişlerdir. Güzergah üzerindeki kabilelerle saldırmazlık antlaşmaları imzalamışlardır. Böylece Mekke ticareti dışa açılarak milletlerarası bir mahiyet kazanmıştır. Kureyşliler gerek antlaşmalar, gerekse Harem bölgesinde oturup Kabe hizmetlerini yürütmenin getirmiş olduğu itibar sayesinde emniyet içerisinde kışın Yemen ve Habeşistan’a, yazın da Suriye ve Anadolu’ya kadar ticarî yolculuklar yapmaya başladılar. Kur’ân-ı Kerîm’de Kureyş suresinde bu anlaşmalara (îlâf) ve ticarî seferlere (rihle) işaret edilmektedir. Hâşim ticaret için Suriye’ye giderken bir süre kaldığı Yesrib’de (Medine) Neccâroğulları’ndan Amr b. Zeyd’in kızı Selma ile evlendi. Bu evlilikten Hz. Peygamber’in dedesi Abdülmuttalib dünyaya geldi. Hâşim ticaret için gittiği Gazze’de öldü ve oraya defnedildi. Peygamber Efendimizin Dedelerinin isimleri.

    20. Abdülmuttalib (Şeybe): Hz. Peygamber’in dedesi olup asıl adı Şeybe’dir. Şeybe, babası Hâşim’in Gazze’de vefatından sonra annesi Selma bint Amr ile Yesrib’de kaldı.Peygamber Efendimizin Dedeleri.

    Sekiz yaşında iken amcası Muttalib tarafından Mekke’ye götürüldü. Mekkeliler onu Muttalib’in kölesi zannettikleri için Abdülmuttalib dediler. Şeybe o günden sonra Abdülmuttalib diye anıldı. Abdülmuttalib’i amcası yetiştirdi ve ölümüne yakın bir zamanda kabile reisliği görevini ona devretti. Abdülmuttalib Cürhümlülerin Mekke’yi terk ederken kapattıkları Zemzem kuyusunun yerini bularak yeniden açtı. Hacılara yiyecek ve su temini görevlerini üstlendi. Kur’ân-ı Kerîm’de Fîl suresinde haber verilen Fil Vakası’nda Kabe’yi yıkmaya gelen Yemen Valisi Ebrehe ile görüştü ve Kabe’yi sahibinin mutlaka koruyacağını söyledi.

    Peygamber Efendimiz (s. a. v.)’i çok seven ve sekiz yaşına kadar büyük bir titizlikle himaye eden Peygamber Efendimizin Dedeleri nden Abdülmuttalib, seksen yaşlarında Mekke’de vefat etti. Vefatından önce sevgili torununu oğlu Ebu Talib’e emanet etmişti.

    Peygamber-Efendimizin-Dedeleri.