Peygamber Efendimiz (s.a.v) ve gençlik

Konusu 'Hz.Muhammedin hayatı' forumundadır ve Lasey tarafından 28 Mart 2019 başlatılmıştır.

  1. Lasey

    Lasey Admin

    Peygamber Efendimiz (s.a.v) ve gençlik

    Resul-i Ekrem Efendimiz'in (s.a.v)gençlere davranış tarzı, günümüz gençliği için de dersler içermektedir. Allah Resulü (s.a.v) çocuklara, ergenlik çağında olanlara ve genç yetişkinlere hak ettikleri özel ilgiyi göstermek suretiyle, onlarin ne kadar önemli olduklarını kuvvetle vurgulamıştır.

    Gençler, hayat ve dünya hakkında cevaplar aradıkları ve karakter ve şahsiyetleri henüz oluşma safhasında oldukları için, İslam'ın daveti ve çağrısı onlarda daha çabuk ve kolay yankı bulmaktaydı. Bununla birlikte, gençler, ikna oldukları ve inandıkları fikirler için mücadele etme potansiyeline de yatkındırlar. İşte, İslam'ın başlangıçta Arap yarımadasında ve hemen ardından dünyanın geri kalanında hızla yayılmasını sağlayan tam da buydu.

    Çocuklara gelince, Resulullah (sas) onlara, özellikle bir çöl toplumunda biraz daha sert yetiştirilen erkek çocuklarına çok büyük şefkat ve sevgi göstermiştir. Bir keresinde, Resulullah aleyhisselam, torunu Hasan Efendimizi öpünce, o sırada orada bulunan Akra b. Habis isimli bir adam bu duruma hayret etti ve: "Benim 10 çocuğum var ve hiçbirini öpmedim." dedi. Akra, çocuklara, hele hele de toplum içinde sevgi göstermenin bir erkeğe yakışmadığını düşünüyor, şayet onları öperse oğullarinin zayıf olarak yetişeceğine inanıyordu. Resulullah (sas) onun bu hatalı anlayışını düzeltti ve: "Merhamet elmeyene, merhamet olunmaz, "buyurdu. (Müslim, Fedail, 65)

    Burada, Resulullah (sas), çocuklara sarılmanın ve onları öpmenin onların zayıf tabiatlarından dolayı, bir merhamet ve şefkat davranışı olduğunu kastetmişti. Bunun da ötesinde, “merhamet olunmaz” ifadesi ile, hesap gününde bu sert karakteri sebebiyle Allah’ın ona merhamet etmeyeceğini veya ileride yaşlandığı zaman evlatlarının ona merhamet etmeyeceklerini belirtmiş oldu. Her ikisi de başına gelebilirdi. Bu, özellikle de daha önce hiç olmadığı kadar sevgisizleşen ve saygısızlaşan günümüz anne ve babaları için de önemli bir derstir. Çocuklara şefkat ve sevgi ile davranmak, onların anne babaları ile gelecekteki ilişkilerini de sağlamlaştırır.

    Resulullah (sas) yaşları ne olursa olsun, genç Müslümanlara ilgi göstermiştir. Bugün maalesef, bazı büyükler kendi dostlarını “Esselamu aleykum” diye selamlarken, hemen yanı başlarında duran çocukları ve gençleri çoğunlukla selamlamayarak yok saymaktadır. Resulullah’ın (sas) yanlarında büyükleri olmadığı halde, çocukların yanlarından geçerken onlara selam verdiği rivayet olunmuştur. (Tirmizi, 2696) Gençlerin karşılaştıkları büyüklerine önce selam vermesi bir kaide olmasına rağmen, Efendimiz (sas) onları selamlamak için yolunu değiştirmiştir. Muhtemelen Resulullah (sas) böyle yaparak, gençlere hak ettikleri ilgiyi göstermek istemiştir. Günümüzün elektronik ve internet bombardımanına maruz kalan dünyasında, ne yazık ki gençlerin birçoğu ihtiyaç duydukları gerçek ilgiyi görmedikleri için televizyon, oyunlar ve diğer cihazlar tarafından esir edilmiş durumdadır. Bir insanın, özellikle de yetişme ve gelişme çağında bulunan gençlerin, gerçek kişilerle iletişim ve teması çok hayati bir önem arz etmektedir.

    Allah’ın Resulü (sas), adalet ve eşit muamelenin önemine vurgu yapmıştır. Bir adam: “Ya Resulallah! Oğlum Nu’man’a kendi servetimden bir hediye vermeme şahit olmanı istiyorum.” deyince, Resulullah (sas) ona: “Nu’man için yaptığının aynısını diğer evlatların için de yaptın mı?” diye cevap verdi. Adam: “Hayır” deyince, Resulullah (sas): “O zaman kendine başka bir şahit bul. Tüm evlatlarının sana eşit hürmette bulunmasını istemez misin?” diye sordu. Adam da: “Elbette” deyince, Resulullah (sas): “O halde böyle şeyler yapma.” buyurdu. (Müslim, 1623) Resulullah (sav) bu adama bir ders vermek istedi. Sadece bir evladını diğerine üstün tutmasından dolayı değil, aynı zamanda gün gelip bu yanlış davranışın ona zarar vermesine de işaret etmiş oldu. Şayet tüm evlatlarından aynı muhabbet ve hürmeti bekliyorsa, hepsine aynı mesafede ve şekilde davranması gerektiğini ifade etti. Beklentiler iki taraflıdır.

    Resulullah’ın (sas) gençlere gösterdiği ilgi, şefkat ve sevgisi, onları terbiye etmesine ve gerekli disiplini vermesine mani değildi. Allah’ın Resulü (sas), Ömer İbn Ebi Seleme’yi başkaları ile birlikte yemek yerken, elini, paylaştıkları tabağı avuçlamış olarak görünce onu durdurdu ve: “Genç adam! Besmele çek, sağ elinle ye ve önünden ye (sana yakın olan taraftan).” dedi. Bu hikayeyi ileride anlatan çocuk: “O zamandan beri, işte ben hep böyle yerim” demiştir. (Buhari, 5376) Resulullah’ın (sas) onu nazik ama güçlü bir şekilde ikaz edip düzeltmesi, gencin zihninde yer etmiş ve hayatı boyunca buna göre davranmıştır. Allah’ın Resulü, onu aşağılamamıştır, mahcup da etmemiştir ama yapması gereken doğru şeyi de öğretmiştir. Bir keresinde de torunu Hasan bin Ali Efendimiz, zekat malları içinden bir hurmayı alıp ısırdığında, onu durdurmuş ve: “Hayır, hayır! Tükür onu. Bilmez misin ki, biz zekat mallarından yemeyiz.” demiştir. (Müslim, 1069) Genç çocuk, kendisine ait olmayan bir şeyi az daha yiyecekken, Resulullah (sas), lokma ağzında olmasına rağmen ona tükürmesini emretmiştir. Böyle yaparak küçük zannedilen amellerin de ne kadar önemli olduğuna işaret etmiştir. Büyük bir malın içinde, kayıp tek bir hurma tanesi elbette büyük bir fark oluşturmayabilir ancak verilen derse göre en küçük bir günahın ne kadar güçlü sonuçları olacağı anlaşılmış oldu.

    Günümüzde, gençlerin kalplerini kazanmak için büyük bir mücadele verilmektedir. Bu mücadelede, İslam’ın hayatlarımıza yön ve şekil vermesine izin vermeli, sadece saldırılara karşı direnme değil aynı zamanda bu mükemmel dinin davet, ilke, kavram ve kurumlarının yayılmasında da rehber güç olmasını sağlamalıyız.