Oruç ve Nefisin Firavunluk Damarı

Konusu 'Oruç tutmak' forumundadır ve Beyza tarafından 14 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. Beyza

    Beyza Moderatör

    Allah’u Azze ve Celle insana bazı hikmetlere binaen kötülüğü isteyen bitmek bilmeyen hırs ve arzusu olan nefsi yaratmıştır. Nefis yaratılışı gereği Rabbini tanımak istemmemektedir. O’nun emir ve de yasaklarına karşı gelir ve kendini bizzat hür ve müstakil görmek ister.

    Yaratılışını unutarak Allah’u Azze ve Celle'ye olan şiddetli ihtiyacını unutur. Nefse ait bu firavunluk damarı kolay kolay kırılmaz ve de değiştirilmesi zorudur. İşte Ramazan ayında tutulan oruç bizzat nefsin bu firavunluk damarını kırar. O'na ne kadar zayıf, fakir, muhtaç ve de aciz olduğunu hatırlatır. Bunula nefis firavunluğu bırakarak kulluğa yanaşır. İşte nefsin bu özelliğini anlatan bir hadis-i şerif.

    Rivayet edilen bir hadis-i şerif'e göre, Cenab-ı ALLAH nefse şöyle demiş;
    - Ben kimim, sen kimsin? diye sormuş. Nefis de alışılagelen firavunluk damarı ile;

    - Ben benim, sen sensin! diye cevab vermiş. Bunun üzerine Cenab-ı ALLAH nefse ceza vermiş ve onu cehennem ateşi ile azaplandırmış, sonra yine sormuş;

    - Ben kimim, sen kimsin?

    Nefsin bu soruya olan cevabı aynı olmuş:

    - Ben benim, sen sensin!

    Cenab-ı Hakk hangi azabı verdiyse, nefis firavunluktan gelen damarı kırılmamış ve gurur ve de emniyetinden vazgeçmemiş. Neticede Cenab-ı ALLAH nefsi uzun bir süre aç ve susuz bırakmış ve nefse bir nevi oruç tutturmuş. Nefsin bitkin ve yılgın durumunda yine sormuş;

    - Ben kimim, sen kimsin?
    Bu kez nefis şu cevabı vermiş:
    - Sen benim Rabb-i Rahîmimsin, bense senin aciz bir kulun.