Namaz Namazı Terk Etmek Büyük Günah mı?

Konusu 'Namaz kılmak' forumundadır ve saadet tarafından 8 Aralık 2018 22:25 başlatılmıştır.

  1. saadet

    saadet Moderatör

    Namazı Terk Etmek Büyük Günah mı?

    -Kalbine iman yerleşmiş ve gerçek mü’min niteliğini kazanmış bir Müslümana namaz kılmak ağır ve zor gelmez.
    -Mü’min, namazlarına ara vermeden devam eder.
    -Namazlarını zevkle ve isteyerek kılar.
    -Yüce Allah, Kur’ân’da, namazı üşenerek kılmayı veya namazı terk etmeyi münafık ve kâfirlerin niteliği olarak zikretmiştir.

    َ “Namazı kasten terk etmeyin. Kim namazı kasten terk ederse, Allah’ın ve Resûlü’nün himayesinden uzak olur” (Ahmed b. Hanbel, VI, 421) buyurmuştur.


    “Kim bir namazı kılmayı unutursa onu hatırladığı zaman kılsın” (Ebu Dâvûd, Salât, 11) buyurmuştur. Peygamberimiz ve beraberindekiler Hayber’in fethi dönüşünde istirahat ettikleri bir yerde uyuyakalmışlar ve sabah namazına kalkamamışlar, kılamadıkları namazı gündüz kaza etmişlerdir (Ebu Dâvûd, Salât, 11).

    İslâm’ın temel esaslarından biri olan namazın farz olduğuna inanmayarak kılınmayışının kişiyi dinden çıkaracağı konusunda İslâm bilginleri görüş birliği hâlindedirler. Farz olduğunu inkâr etmeksizin sırf tembellik ve ihmal sebebi ile namaz kılmayan kimsenin durumuna gelince; İslâm bilginleri bu gibi kimseler için kendi bakış açılarına ve zamanın şartlarına göre çeşitli müeyyideler öngörmüşlerdir. Allah için yapılan ibadetlerin temel şartı isteyerek ve gönülden gelerek yapılması yani samimiyet ve ihlâstır. Bu nitelikler ise zorlama ile gerçekleşmez. Namazın, kişinin Allah’ın hoşnutluğunu kazanmasına ve kötülüklerden korunmasına vesile olması için bu ibadetin özgür iradeye ve kulluk bilincine dayalı olarak yerine getirilmesi gerekir. Bu sebeple namaz alışkanlığının daha eğitim çağında iken, sevdirilerek ve özendirilerek gerçekleştirilmesi önem arz etmektedir.

    Yüce Allah, bir namazın terk edilmesi konusunu böylesine ağır manevî sorumluluğa bağlarken diğer yandan da bu ibadetin yerine getirilebilmesi için her türlü kolaylık ve imkânı da sağlamıştır. Mesela su bulamayanlar teyemmüm ederek, yolcular dört rekâtlı farzları ikişer rekât olarak, hasta ve özürlüler güçleri nasıl yetiyorsa o şekilde namazlarını kılabilirler. Zira yüce Allah, kullarına kolaylık diler, zorluk dilemez (Bakara, 2/185). ِ ُ


    “Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır. Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır.” (İnşirah, 94/5–6)

    (bk. Bakara, 2/45).
    (bk. Meâric, 70/22-23).
    (bk. Nisa, 4/142; Tevbe, 9/54)
    (bk. Tevbe, 9/54)
    (bk. Müddessir, 74/44).