Dua Namazdan sonra hangi dua okunmalı? Namaz sonrası okunacak dua

Konusu 'Dua hazinesi' forumundadır ve Lasey tarafından 18 Temmuz 2018 başlatılmıştır.

  1. Lasey

    Lasey Admin

    Namazdan sonra okunacak dua

    Muaz b. Cebel’den (r.anha) rivayet edildiğine göre Allah Resulü (s.a.v) bir gün Muaz’ın elini tuttu ve ona şöyle dedi: “Ey Muaz! Vallahi ben seni seviyorum. Sonrada ey Muaz sana her namazın sonunda ‘Allah’ım seni anmak, sana şükretmek ve sana güzelce kulluk etmekte bana yardım et!’ duasını hiç bırakmamanı tavsiye ediyorum” (Ebu Davud, Vitr, 26; Nesai, Sehv, 60)

    Namazdan sonra okunacak dua.

    Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) hadiste geçtiği üzere bu duanın namazdan sonra yapılmasını istemektedir. Namazda ya da namazdan sonra yapılacak birçok dua bize nakledilmektedir. Bu duayı özel kılan ise Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v)'in Muaz b. Cebel’in elinden tutarak ona sevdiğini belirterek ardından da bu duayı ona yapmasını söylemesidir. Burada dikkat çeken başka bir sünnet de kişinin sevdiği kimseye sevdiğini söylemesidir. Bu konuda Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) şöyle buyuruyor: “Biri kardeşini seviyorsa, ona sevdiğini söylesin” (Ebu Davud, Edeb, 122; Tirmizi, Zühd, 54). Bu hadisi destekleyen birçok rivayet de bulunmaktadır. Bir kimse sevdiği kişinin hep iyiliğini ister, ona bir kötülük dokunmasını ve bir zarar gelmesini istemez. Allah Resulü (s.a.v) de duayı öğretirken Muaz b. Cebel’e önce onu sevdiğini söyleyerek bu duayı ona öğretmiştir, böylece bu duayı hem Muaz (r.anha) için hem de bizim için özel kılmıştır. Ayrıca Resul-i ekrem Efendimiz Muaz’a (r.anha) önce sevdiğini söyleyerek onun dikkatini çekmiş, böylece söyleyeceği şeyi daha dikkatli şekilde dinlemesini, daha çok ilgisini çekmeyi sağlamıştır ki bu O’nun (s.a.v) eğitim metotlarından bir tanesidir.

    Zikir hatırlama, hatırda tutmadır; kalbin açılmasının öncülüdür ve şükür ise verilen nimete karşı gösterilen sevgi bağlılığı, verilen nimete razı olmanın vesilesidir. İbadet ise özel olarak Cenab-ı Allah’a karşı yerine getirilen kulluk vazifesi, genel olarak da kulluk demektir. Birçok ayette iman emredildikten sonra ibadet emredilmektedir. Bu duada ibadetin güzel olanı istenmektedir. İbadetin güzeli ise yalnızca Allah Azze ve celle için yapılan ibadettir. Bir Müslüman günlük hayatında Cenab-ı Allah’ı sürekli hatırında tutmalı, O’nun verdiği nimetlere şükretmeli ve O’na güzel şekilde ibadet etmeye çalışmalıdır. Bütün bunları yaparken de -her şeyde olduğu gibi- Yüce Allah’ın yardımına muhtaçtır, bu yüzden Allah’tan yardım istemelidir.

    Dikkatli bakıldığında bu üç kelimenin namazla alakalı olduğu görülür. Namaz bir zikirdir, bize Cenab-ı Allah’ı hatırlatır; bir şükürdür, Allah’ın nimetlerine karşı göstermiş olduğumuz en büyük şükürdür; bir ibadettir, imandan sonraki en büyük hakikattir, kulluğun en önemli göstergesidir. Müslüman kişi namazdan sonra da bu üç şeyi hayatına hakim kılmaya çalışmalıdır. Namazdan sonra da Cenab- Allah’ı hatırlamalı, O’na şükretmeli ve O’na güzel şekilde kulluk etmeyi hayatının merkezine alarak yaşamalıdır.

    Muaz b. Cebel (r.anha) bu duayı es-Sunabihi isimli öğrencisine; es-Sunabihi, Ebû Abdurrahman’a, o da Ukbe b. Müslim’e öğretip tavsiye etmiştir. Biz de bu duayı öğrendikten sonra sevdiğimiz bir kişiye öğretebiliriz. Böylece hem sevdiğimiz kimseye onu Allah için sevdiğimizi söylemekle hem de bu duayı öğretmekle bir sünneti ihya etmiş oluruz.