Namaz Namaz surelerinin okunuş sırası

Konusu 'Namaz kılmak' forumundadır ve Lasey tarafından 4 Eylül 2017 başlatılmıştır.

  1. Lasey

    Lasey Admin

    Namaz kılarken namaz surelerini, sıra ile okumak uygundur. Eğer atlanır ise en az 2 sure atlamak gerekmektedir. Atlandığında 2. okunan sure, 1. okunan sureden, ayet sayısı olarak daha kısa olmalıdır.

    FATİHA SÛRESİ (Sûre no:1 – 7 Ayettir)

    بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
    ١﴾ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ ﴿٢﴾ اَلرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِۙ ﴿٣﴾ مَالِكِ يَوْمِ الدّ۪ينِۜ ﴿٤﴾ اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَع۪ينُۜ ﴿٥﴾ اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَق۪يمَۙ ﴿٦﴾ صِرَاطَ الَّذ۪ينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْۙ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّٓالّ۪ينَ ﴿٧


    Okunuşu:
    Bismillâhirrahmânirrâhîm.
    Elhamdü lillâhi rabbil' alemîn.
    Errahmânir'rahîm. Mâliki yevmiddîn.
    İyyâke na'budü ve iyyâke neste'în,
    İhdinassırâtel müstakîm.
    Sırâtellezîne en'amte aleyhim
    ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn. (Amin)

    Anlamı :
    Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. Hamd, âlemlerin Rabb'i, Rahman, Rahîm ve din gününün sahibi olan Allah'a mahsustur. Yalnız Sana ibadet eder, yalnız Sen'den yardım isteriz.
    Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet. Gazâba uğrayanların ve sapkınların yoluna değil.

    FİL SÛRESİ (Sûre no:105 – 5 Ayettir)


    بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
    اَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِاَصْحَابِ الْف۪يلِۜ ﴿١﴾ اَلَمْ يَجْعَلْ كَيْدَهُمْ ف۪ي تَضْل۪يلٍۙ ﴿٢﴾ وَاَرْسَلَ عَلَيْهِمْ طَيْراً اَبَاب۪يلَۙ ﴿٣﴾ تَرْم۪يهِمْ بِحِجَارَةٍ مِنْ سِجّ۪يلٍۖۙ ﴿٤﴾ فَجَعَلَهُمْ كَعَصْفٍ مَأْكُول﴿٥ٍ
    ﴿

    Okunuşu:

    Bismillâhirrahmânirrâhîm.
    Elem tere keyfe fe'ale rabbüke biashâbilfîl.
    Elem yec'al keydehüm fî tadlîl.
    Ve ersele aleyhim tayran ebâbîl.
    Termîhim bihicâretin min siccîl.
    Fece'alehüm ke'asfin me'kûl.

    Anlamı:
    Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
    ( Ey Resûlüm !) Rabb'inin, fil sahiplerine neler ettiğini görmedin mi? O, bunların kötü plânlarını boşa çıkarmadı mı? O, bunların üzerine bölük bölük ebabil kuşlarını gönderdi. Ki bunlar, onlara pişmiş çamurdan (yapılmış) taş atıyordu. Derken (Allah) onları yenik ekin yaprağı gibi (delik, deşik) yapıverdi.


    KUREYŞ SÛRESİ (Sûre no:106 – 4 Ayettir)


    بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
    لِا۪يلَافِ قُرَيْشٍۙ ﴿١﴾ ا۪يلَافِهِمْ رِحْلَةَ الشِّتَٓاءِ وَالصَّيْفِۚ ﴿٢﴾ فَلْيَعْبُدُوا رَبَّ هٰذَا الْبَيْتِۙ ﴿٣﴾ اَلَّذ۪ٓي اَطْعَمَهُمْ مِنْ جُوعٍ وَاٰمَنَهُمْ مِنْ خَوْفٍ ﴿٤


    Okunuşu:

    Bismillâhirrahmânirrâhîm
    Li'î lâfi Gureyş'in.
    Îlâfihim rihleteşşitâi vessayf.
    Felya'büdû rabbe hâzelbeyt
    Ellezî et'amehüm min cû'in
    ve âmenehüm min ĥavf.

    Anlamı:
    Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
    Kureyş'i ısındırıp (onları kışın Yemen'e ve yazın Taif'e yaptıklarıyolculuğa) alıştırdığı için, O Kureyşliler de kendilerini besleyipaçlıklarını gideren ve onları korkudan emin kılan, bu evin(Kabe'nin) Rabb'ine, kulluk etsinler.

    MAUN SÛRESİ (Sûre no:107 – 7 Ayettir)


    بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
    اَرَاَيْتَ الَّذ۪ي يُكَذِّبُ بِالدّ۪ينِۜ ﴿١﴾ فَذٰلِكَ الَّذ۪ي يَدُعُّ الْيَت۪يمَۙ ﴿٢﴾ وَلَا يَحُضُّ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۜ ﴿٣﴾ فَوَيْلٌ لِلْمُصَلّ۪ينَۙ ﴿٤﴾ اَلَّذ۪ينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَۙ ﴿٥﴾ اَلَّذ۪ينَ هُمْ يُرَٓاؤُ۫نَۙ ﴿٦﴾ وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ ﴿٧

    Okunuşu:
    Bismillâhirrahmânirrâhîm.
    Era'eytellezî yükezzibü biddîn.
    Fezâlikellezî, yedu'ulyetîm.
    Ve lâ yehuddu alâ ta'âmilmiskîn.
    Feveylün lilmüsallîn
    Ellezîne hüm an salâtihim sâhûn.
    Ellezîne hüm yürâ ŭne.
    Ve yemne'unel mâ'ûn.

    Anlamı :
    Rahman ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
    Dini (Müslümanlığı) yalanlayanı (''Din yalandır'' diyen Ebu Cehil'i)
    gördün mü? İşte yetimi iten, yoksulu doyurmayı özendirmeyen de o kimsedir. Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, onlar namazlarını ciddiye almazlar. Onlar (namazlarıyla)
    gösteriş yaparlar, yardıma (zekat, sadaka ve komşu yardımlaşmasına ) bile engel olurlar.

    KEVSER SÛRESİ (Sûre no:108 – 3 Ayettir)

    بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
    اِنَّٓا اَعْطَيْنَاكَ الْـكَوْثَرَۜ ﴿١﴾ فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْۜ ﴿٢﴾ اِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْاَبْتَرُ ﴿٣

    Okunuşu:
    Bismillâhirrahmânirrâhîm.
    İnnâ a'taynâ kel kevser.
    Fesalli lirabbike venhar.
    İnne şânieke hüvel'ebter.

    Anlamı :
    Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
    Yâ Muhammed! (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)
    Şüphesiz , Biz sana kevseri (pek çok nimeti) verdik.
    Onun için Rabb'ine namaz kıl ve kurban kes.
    Asıl sonu olmayanlar (soyu devam etmeyecekler) onlardır (Sana ''evlatsız'' diyenlerdir).

    KÂFİRÛN SÛRESİ (Sûre no:109 – 6 Ayettir)

    بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
    قُلْ يَٓا اَيُّهَا الْـكَافِرُونَۙ ﴿١﴾ لَٓا اَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَۙ ﴿٢﴾ وَلَٓا اَنْتُمْ عَابِدُونَ مَٓا اَعْبُدُۚ ﴿٣﴾ وَلَٓا اَنَا۬ عَابِدٌ مَا عَبَدْتُمْۙ ﴿٤﴾ وَلَٓا اَنْتُمْ عَابِدُونَ مَٓا اَعْبُدُۜ ﴿٥﴾ لَـكُمْ د۪ينُكُمْ وَلِيَ د۪ينِ ﴿
    ٦

    Okunuşu:
    Bismillâhirrahmânirrâhîm.
    Gul yâ eyyühel kâfirûn.
    Lâ â'büdü mâ ta'büdûn.
    Ve lâ entüm âbidüne mâ a'büd.
    Ve lâ ene âbidün mâ abedtüm.
    Ve lâ entüm âbidûne mâ a'büd.
    Leküm dînüküm veliye dîn.

    Anlamı :
    Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. Yâ Habîbim! Onlara de ki: Ey kâfirler!
    Ben sizin kulluk ettiklerinize (putlarınıza) kulluk etmem.
    Siz de Benim kulluk ettiğime kulluk edecek değilsiniz.
    Ben de sizin kulluk ettiğinize kulluk edecek değilim.
    Siz de Benim kulluk ettiğime kulluk edecek değilsiniz. Sizin dininiz size, Benim dinim Bana'dır.

    NASR SÛRESİ (Sûre no:110 – 3 Ayettir)


    بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
    اِذَا جَٓاءَ نَصْرُ اللّٰهِ وَالْفَتْحُۙ ﴿١﴾ وَرَاَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلُونَ ف۪ي د۪ينِ اللّٰهِ اَفْوَاجاًۙ ﴿٢﴾ فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُۜ اِنَّهُ كَانَ تَوَّاباً ﴿٣


    Okunuşu:
    Bismillâhirrahmânirrâhîm.
    İzâ câe nasrullâhi velfeth.
    Ve raeytennâse yedĥulûne fî dinillâhi efvâcâ.
    Fesebbih bihamdi rabbike vestağfirhü
    İnnehü kâne tevvâbâ.

    Anlamı :
    Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
    Yâ Muhammed ! (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)
    Allah'ın yardımı ve (Mekke'nin) fethi gelince,
    Sen de insanların bölük bölük Allah'ın dinine (Müslümânlığa) girdiklerini görünce, hemen Rabb'ini hamd ile tesbîh et. O'ndan bağışlanmayı iste. Şüphesiz ki O, tövbeleri çok kabul edendir.

    TEBBET SÛRESİ (Sûre no:111 – 5 Ayettir)



    بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
    تَبَّتْ يَدَٓا اَب۪ي لَهَبٍ وَتَبَّۜ ﴿١﴾ مَٓا اَغْنٰى عَنْهُ مَالُهُ وَمَا كَسَبَۜ ﴿٢﴾ سَيَصْلٰى نَاراً ذَاتَ لَهَبٍۚ ﴿٣﴾ وَامْرَاَتُهُۜ حَمَّالَةَ الْحَطَبِۚ ﴿٤﴾ ف۪ي ج۪يدِهَا حَبْلٌ مِنْ مَسَدٍ ﴿٥


    Okunuşu:
    Bismillâhirrahmânirrâhîm.
    Tebbet yedâ Ebî Lehebin ve tebb.
    Mâ ağnâ anhü mâlühû ve mâ keseb.
    Seyeslâ nâren zâte Leheb
    Vemraetühû hammâletelhatab.
    Fî cîdihâ hablün min mesed.

    Anlamı :
    Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
    Ebû Leheb'in iki eli kurusun. Ve kurudu. O'na ne malı fayda verdi ne de kazandığı. O bir alevli ateşe girecektir. Boynunda bükülmüş hurma liflerinden bir ip olduğu halde, sırtında odun taşıyan karısı da (ateşe girecektir).

    İHLÂS SÛRESİ (Sûre no:112 – 4 Ayettir)

    بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
    قُلْ هُوَ اللّٰهُ اَحَدٌۚ ﴿١﴾ اَللّٰهُ الصَّمَدُۚ ﴿٢﴾ لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْۙ ﴿٣﴾ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُواً اَحَدٌ ﴿٤

    Okunuşu:
    Bismillâhirrahmânirrâhîm.
    Gul hüvellâhü ehad.
    Allâhüssamed.
    Lem yelid ve lem yûled.
    Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
    (yekün lehû , tecvitli olarak, yeküllehû okunur)

    Anlamı :

    Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
    Ya Muhammed ! (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) de ki:
    O Allah bir dir, Samed' dir (Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, herkesin kendisine muhtaç olduğu).
    O doğurmamıştır, doğurulmamıştır.
    Hiçbir şey, O'nun dengi ve benzeri değildir.

    FELÂK SÛRESİ (Sûre no:113 – 5 Ayettir)

    بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
    قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِۙ ﴿١﴾ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَۙ ﴿٢﴾ وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ اِذَا وَقَبَۙ ﴿٣﴾ وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِۙ ﴿٤﴾ وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ اِذَا حَسَدَ ﴿٥


    Okunuşu:
    Bismillâhirrahmânirrâhîm.
    Gul e'ûzü birabbil felag.
    Min şerri mâ ĥalag.
    Ve min şerri ğâsigîn izâ vegab.
    Ve min şerrin neffâsâti fil'ugad.
    Ve min şerri hâsidin izâ hased.

    Anlamı :
    Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
    Yâ Muhammed ! (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) de ki:
    Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı çöküp bastığı zaman gecenin şerrinden, düğümlere (büyücülerin ipliklere bağladıkları düğümlere) üfürenlerin şerrinden ve haset ettiği zaman haset edenin şerrinden, sabahın Rabb'ine sığınırım.

    NÂS SÛRESİ ( Sûre no:114 – 6 Ayettir)

    بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
    قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِۙ ﴿١﴾ مَلِكِ النَّاسِۙ ﴿٢﴾ اِلٰهِ النَّاسِۙ ﴿٣﴾ مِنْ شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِۙ ﴿٤﴾ اَلَّذ۪ي يُوَسْوِسُ ف۪ي صُدُورِ النَّاسِۙ ﴿٥﴾ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ ﴿٦


    Okunuşu:
    Bismillâhirrahmânirrâhîm.
    Gul e'ûzü birabbinnâs Melikinnâs. İlâhinnâs.
    Min şerril vesvâsil ĥannâs.
    Ellezî yüvesvisü fî sudürinnâs.
    Minelcinneti vennâs.

    Anlamı:
    Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. Yâ Muhammed ! (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) de ki:
    Cinlerden ve insanlardan, insanların kalplerine vesvese veren sinsi vesvesecinin kötülüğünden, insanların Rabb'ine, insanların Malik'ine, insanların İlâh'ına sığınırım .

    AYET-EL KÜRSİ (Bakara sûresi – 255) (Sûre no: 2 – 286 Ayettir)


    بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
    اللَّهُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاو ;َاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَئُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ ﴿٢٥٥

    Okunuşu :
    Bismillâhirrahmânirrâhîm.
    Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm.
    Lâ te’huzühû sinetün ve lâ nevm.
    Lehû mâ fis-semâvâti vemâ fil ard.
    Menzellezî yeşfeu indehû illâ bi-iznihi.
    Yağ’lemü mâ beyne eydîhim vemâ ĥalfehüm
    velâ yühîtûne bişey’in min ilmihî illâ bimâ şâe
    vesia kürsiyyühüssemâvâti vel ard.
    Velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azîm.

    Anlamı :

    Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. Allah, Kendisinden başka hiçbir ilâh olmayandır. Diridir, bütün varlığın idaresini yürütendir (Kayyumdur). O'nu ne uyuklama ne de bir uyku tutabilir. Göklerdeki ve yerdeki herşey O'nundur. İzni olmaksızın, O'nun katında kim şefaatte bulunabilir?. O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar ise, O'nun ilminden, Kendisinin dilediği kadarından başka birşey bilemezler. O'nun kürsüsü, bütün gökleri ve yerleri kaplayıp kuşatmıştır. Gökleri ve yeri koruyup gözetmek, O'na güç gelmez. O çok yücedir. O çok büyüktür.
     
  2. Lasey

    Lasey Admin

    KADİR SÛRESİ (Sûre no:97– 5 Ayettir)

    97-KADIR.PNG

    Okunuşu :
    Bismillâhirrahmânirrâhîm.
    İnnâ enzelnâhü fî leyletilkadr.
    Ve mâ edrâke mâ leyletülkadr.
    Leyletülkadri hayrün min elfişehr.
    Tenezzelülmelâiketü verrûhu
    fîhâ bi-izni Rabb'ihim,
    min külli emr.
    Selâmün, hiye hattâ matle'il fecr.

    Anlamı:
    Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
    Şüphesiz Biz, (Kur'an'ı) Kadir gecesinde indirdik.
    Kadir gecesinin ne olduğunu sana bildiren nedir?
    Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.
    Melekler ve Ruh (Cebrail), Rabb'i'nin izni ile her iş için, o gece (semâ'dan yere) inerler. O gece tan yeri ağarana kadar esenliktir.

    TEKÂSÜR SÛRESİ (Sûre no:102 – 8 Ayettir)

    102-TEKASUR.PNG

    Okunuşu :
    Bismillâhirrahmânirrâhîm.
    Elhâkümüttekâsür.
    Hattâ zürtümülmegâbir.
    Kellâ sevfe ta'lemûn.
    Sümme kellâ sevfe ta'lemûn.
    Kellâ lev ta'lemûne ilmel yâgîn.
    Leterevünnelcahîm.
    Sümme leterevünnehâ aynel yagîn.
    Sümme letüselünne yevmeizin aninne'îm.

    Anlamı:
    Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
    O çokluk taslamak sizleri oyaladı, ta kabirlere kadar gidip kabirdeki büyüklerinizi ziyaret edişinize kadar ! Öyle değil, ileride bileceksiniz! Sonra yine öyle değil, ileride bileceksiniz! Öyle değil, kesin olarak bilseniz, andolsun ki, Cehennem'i mutlaka göreceksiniz! Sonra yine andolsun ki, O'nu (Cehennem'i) yakın gözüyle göreceksiniz!
    Sonra andolsun ki, O gün her nimetten sorgulanacaksınız!

    ASR SÛRESİ (Sûre no:103 – 3 Ayettir)

    103-ASR.PNG

    Okunuşu:
    Bismillâhirrahmânirrâhîm.
    Vel'asr.
    İnnel'insâne lefî ĥusr.
    İllellezîne âmenû ve amilûssâlihâti
    vetevasav bilhaggı
    vetevâsav bissabr.

    Anlamı:
    Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
    Andolsun asra (zamana). İnsanlık hüsranda (yanlış yolda). Ancak iman edenler ve doğruları yapanlar, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna (onlar hüsranda değildir).

    HÜMEZE SÛRESİ ( Sûre no:104 – 9 Ayettir)

    104-HUMEZE.PNG

    Okunuşu :
    Bismillâhirrahmânirrâhîm
    Veylün li külli hümezetin lümezeh.
    Ellezicemea malen ve addedeh.
    Yahsebü enne malehû aĥledeh.
    Kellâ le yümbezenne fil hutameh.
    Ve mâ edrâke mel hutameh.
    Nârullahil mugadeh
    elletî tettaliu alel ef'ideh
    İnnehâ aleyhim mü'sadeh
    fî amedim mümeddedeh.

    Anlamı :
    Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
    Arkadan çekiştirmeyi, yüze karşı eğlenmeyi adet edinen herkesin vay haline. O ki; mal toplamış ve onu sayıp durmuştur. O, malın kendisini ebedi kılacağını zannetmiştir. Hayır! Andolsun ki O, Hutame'ye atılacaktır. Hutame'nin ne olduğunu bilir misin? O, Allah'ın tutuşturulmuş tırmanıp kalplerin ta üstünü saran ateşidir. Onlar (bu ateşin içinde) uzatılmış sütunlara bağlanmışlardır ve o vaziyette o (ateş) üzerlerine kapatılmıştır.