Müslüman yılbaşı kutlamaz! Gayr-i müslimlere ya da fasıklara benzeme ve onların nefsini hayat tarzlarını taklit etme hastalığı, imanı tehlikeye atan mevzuardan biridir. İman temelindeki çözülmelerin, fikri ve ahlaki yozlaşmaların birçoğu, bu tür taklitlerle başlamaktadır. Taklit, zamanla alışkanlık ve huy haline gelir. Sonrasında ise şekli beraberlik, zihni beraberliğe, zihni beraberlik ise zamanla kalbi beraberliğe kadar gider. Bunun içindir ki hadis-i şerifte: “Kim bir kavme benzemeye çalışırsa, o da onlardandır.” buyrulmuştur. (Ebü Dâx ad, Libâs, 4/4031) Cenâb-ı Allah da ayet-i kerimede, kimlere benzemeye çalışmamız gerektiğini şöyle beyan buyurmaktadır: “Kim Allâh’a ve Rasül’e itaat ederse işte onlar, Allâh’ın kendilerine lütuflarda bulunduğu peygamberler, sıddıklar, şehidler Ve sâlih kişilerle beraberdir. Bunlar ne güzel arkadaştır!” (enNisâ, 69) Buna mukabil de: “...Gazaba uğrayanların ve sapıkların (yoluna) değil.” (elıFâtiha, 7) buyurarak, İslam dışındakilere benzemeyip onların yolundan, halinden ve adetlerinden uzak durmamızı emretmektedir. Sözün kısası bir müslüman, her zaman ve mekanda İslam'ın haysiyet, şahsiyet ve karakterini temsil etmekle mükelleftir.