Muhabbetullah ile ilgili hadisler

Konusu 'Hz.Muhammed'in hadisleri' forumundadır ve Beyza tarafından 3 Kasım 2013 başlatılmıştır.

  1. Beyza

    Beyza Moderatör

    Muhabbetullah ile ilgili hadisi şerifler

    Rasûlullah (s.a.v) sahabelerini muhabbete yönlendirir, muhabbetin büyük bir tesir ve yüce bir makam olduğuna şânı yüce Allah'ın nimetlerine ve yüksek faziletlerine dikkatlerini çekerdi. Sonra da Allah'ı sevmelerinin sevgisi ile Rasûlullah sallallâhu aleyhi vesellem ’ın muhabbetini iktiza ettiklerini beyan ederdi. Onların Rasûlullah sallallâhu aleyhi vesellemi sevmelerinin Allah sevgisine yetiştirdiği gibi. Muhammed sallallâhu aleyhi vesellem:

    “Nimetleri ile sizi beslediği için Allah'ı sevin. Allah sevgisi ile de beni sevin.” buyururdu. (Hadis, Tirmizî)

    Ebu Hureyre radıyallahu anh’dan Rasûlullah (s.a.v)şöyle buyurdu:

    “Allah bir kulu sevdiğinde Cebrail’i çağırır: “Ben filanı seviyorum, sen de onu sev” der. Bu sebeble Cebrail aleyhisselâm onu sever. Sonra sema ehline nida eder ve der ki: “Muhakkak Allah filan kulunu seviyor. Siz de onu sevin. (Bu sebeble de) sema ehli onu severler. Sonra da yerde kabul görür. Yer ehlide onu severler”Hadis, (Buharî)

    Ebu Derda radıyallahu anh’dan rivâyetle Rasûlullah (s.a.v):

    “Şu dua Davud aleyhissalâtü vesselâm ’ın duasından idi:

    “Ey Allah’ım! Ben senin sevgini ve seni sevenin sevgisini istiyorum. Senin sevgine yetiştiren ameli istiyorum. Ey Allah’ım! Senin sevgini bana nefsimden, ehlimden ve soğuk sudan daha sevgili kıl! (Hadis, Tirmizî)
    buyurdu.

    Rasûlullah (s.a.v):

    -“Üç haslet her kimde var ise, imanın halavetini tadar: Allah ve Rasûlü kendisine her şeyden daha sevgili olmak, sevdiği kişiyi ancak Allah için sevmek ve ateşe atılmayı hoş görmediği gibi, küfre dönmeyi de hoş görmemektir.” buyurmuşlardır. (Hadis, Tirmizî)

    Muhakkak ki Rasûlullah sallallâhu aleyhi vesellem bir çok hadis-i şeriflerinde Allah ve Rasûlünü sevmeyi imanın şartlarından kılmış ve:

    -“Ben kendisine ehlinden malından ve bütün insanlardan daha sevgili olmadıkça sizden biriniz hakîkî iman etmiş olamaz.” buyurmuştur. (Buharî Ve Tirmizî)