Müdrik Ne Demektir?

Konusu 'Dini bilgiler' forumundadır ve Lasey tarafından 23 Eylül 2016 başlatılmıştır.

  1. Lasey

    Lasey Admin

    Müdrik


    Müdrik "idrak etmiş, yetişmiş, kavuşmuş" gibi anlamlara gelir. İlmihal ıstılahında, namazı tamamen imamla birlikte kılan kimseye müdrik denir. İmama en geç birinci rek‘atın rükûunda yetişen kimse o rek‘ata yetişmiş sayılır ve müdrik adını alır. İftitah tekbirini almış ve imam rükûda iken kendisi rükûa varmış ise o rek‘atı tam kılmış sayılır.

    Namazı cemaatle kılmanın ecri, tek başına kılmaktan yirmi yedi derece daha fazla olduğu için şu durumlarda tek başına kılınan namaz bırakılarak imama uyulur:

    Bir kimse tek başına bir farz namazı kılmaya başladıktan sonra, bulunduğu yerde o farz cemaatle kılınmaya başlansa, tek başına kılan eğer henüz secdeye varmamış ise namazı hemen keserek imama uyar. Cemaate muhalefet görüntüsü vermemek için böyle davranması müstehap sayılmıştır. Bu durumda selam vermesine gerek yoktur. Edeben sağ tarafa selam vermesi uygun olur diyen de vardır. Tek başına kıldığı namazda secdeye varmış ise bakılır: Eğer kıldığı namaz sabah ve akşam namazı ise yine bırakır ve imama uyar. Fakat bunların ikinci rek‘atı için secdeye varmış ise, artık bırakmayıp namazı kendisi tamamlar ve selam verdikten sonra cemaat devam ediyor bile olsa imama uymaz. Çünkü imama uyması halinde, imamla birlikte kılacağı namaz nafile hükmünde olacaktır. Halbuki, sabah namazının farzından sonra nafile kılınamadığı gibi, üç rek‘atlı bir namaz da nafile olarak kılınamaz. Eğer başladığı ve ilk rek‘atın secdesine vardığı namaz öğle, ikindi ve yatsı namazı gibi dört rek‘atlı bir farz ise, bu takdirde kıldığı bir rek‘ata bir rek‘at daha ilave eder, teşehhütte bulunur, selam verip imama uyar. Kendisinin kıldığı iki rek‘at namaz nafile olmuş olur.

    Böyle bir namazın üçüncü rek‘atında bulunup da henüz secdesine varmamış ise, hemen ayakta veya oturarak selam verip namazdan çıkar, imama uyar, tek başına kıldığı iki rek‘at, nafile olmuş olur. Fakat bu namazın üçüncü rek‘atının secdesini de yapmış bulunursa, artık bunu tamamlar, farzı yerine getirmiş olur. Ancak bu namazı öğle veya yatsı namazı olursa tek başına kıldığı bu farzdan sonra imama yine uyabilir. İmamla kılacağı namaz nafile olur. Fakat bu durumda ikindi namazı olursa imama uyamaz. Çünkü ikindi namazından sonra nafile namaz kılmak mekruhtur.

    Nafile bir namaza başlamış olan kimse, yanında cemaatle namaza başlansa, bu nafileyi iki rek‘at olmak üzere kılar, bundan sonra selam verip cemaate katılır. Üçüncü rek‘ata kalkmış ise, onu da dördüncü rek‘at ile tamamlamadıkça namazını kesmez. Ancak nafile namaza başlayan kimse, kılınmaya başlanan bir cenaze namazını kaçırmaktan korkarsa, nafile namazı hemen bırakır, cenaze namazı için imama uyar, sonra nafileyi kaza eder. Çünkü cenaze namazının telafi imkanı yoktur.

    Cemaatle sabah namazının kılındığını gören kimse, cemaate yetişeceğini zannederse hemen sabah namazının sünnetini kılar ve gerek görürse Sübhaneke ile eûzüyü ve sûre ilavesini bırakarak yalnız Fatiha ile, rükû ve secdelerde de birer tesbih ile yetinebilir. Bundan sonra imama uyar. Ancak imama yetişeceği kanaatinde olmazsa sünnete başlamayıp imama hemen uyar, artık bu sünneti kaza da etmez. Eğer sünnete başlamış ise bunu tamamlar.

    Öğle, ikindi ve yatsı namazlarının cemaatle kılınmaya başladığını gören kimse, bunların sünnetini kılmadan doğruca imama uyar, sonra öğlenin dört rek‘at sünnetini kaza eder. İkindinin sünnetini ise vaktin kerahati dolayısı ile kaza edemez. Yatsı namazının dört rek‘at ilk sünneti, gayr-i müekked bir sünnet olduğu için dilerse kaza eder, dilerse etmez.