Mucize Ne Demektir?

Konusu 'İslami sözlük' forumundadır ve Adile tarafından 7 Kasım 2013 başlatılmıştır.

  1. Adile

    Adile Admin

    Mucize nedir?

    Mucize insanı aciz bırakan olaylar ve fiillere denilîr. Mucize, Yüce Allah’ın emri, izni ve kudretiyle sadece peygamberlerin gösterdiği olağanüstü haller, fiillerdir. Allah Azze ve celle peygamberlerini mucize ile desteklemesinden amaç öncelikle peygamberlerin davasına karşı çıkan inkarcıları ikna etmek, iman edenlerin imanını güçlendirmektir.

    Mucizeler de akla kapı açılır ancak tamamı ile insan iradesini ortadan kaldıracak şekilde olmazlar ve Mucize Allah'u Teala'nın irade ve kudretiyle gerçekleşir. Yani mucize olayını peygamberler yapmazlar fail Allah Azze ve celle dir. Yüce Allah sünnetullah olarak tabir edilen tabiat kanunlarını peygamberinin işaretiyle insanları hayrette bırakacak şekilde değiştirmesidir. Bununla Allah Azze ve celle peygamberini tasdik eder.

    Mucizeler, insanların ilgisine ve anlayış şekline ve toplumda yaygın olan alışkanlara bağlı olarak pek çok değişik şekillerde peygamberlere verilmiştîr.

    Peygamberlere verilen mucizeler o peygamberin yaşadığı toplumun anlayşına ve sosyal yapısına ve de toplumda yaygın alışknlıklara ve ihtisas sahibi olduğu alana bağlı olarak farklılık arz etmektedîr. Örneğin Hazreti Musa döneminde toplumda sihir yaygın olduğundan Hazreti Musa (as)’a verilen mucizeler o türden olmuştur ve Hazretiİsa döneminde insanlar tıp alanında ihtisas sahibi idi. Hazreti İsa a.s da verilen mucizeler de bu türdendir. Bu hal o toplumun peygamberlere verilen mucizelere daha kolay inanmalarını sağlamıştır örneğin Hazreti Musa sihirbazların huzurunda mucizesini gösterdiğinden kendisine ilk inanan sihirbazlar olmuştur. Zira sihirbazlar sihir konusunda ihtisas sahibi olduklarından Hazreti Musa’nın yaptığının her ne kadar görünüşte kendilerinin yaptığına benzese de hakikatte O’nun bir mucize olduğunu ve sihir olmadığını anlamışlardı. Ancak sihir konusunda ihtisâs sahibi olmayan firavun ise Hazreti Musa’nın eliyle gerçekleşen mucize ile sihirbazların yaptığı sihir arasındaki farkı anlamamıştır.

    Yine sevgili Peygamberimizin döneminde Arap Yarımadasında şiir ve belagat yaygındı ve Kur'an-ı Kerim o topluma indirildiğinde O’ndaki üslup ve belagatin beşerin takatinin çok üstünde olduğu anlayanlar Kur’an’a boyun eğmiş ve iman etmişlerdir.