Miraç kandilinde yapılması gereken ibadetler Miraç kandilinde oruç tutmak Mirac gecesini ibadetle, gündüzünü de oruçla geçirmeli. hadis-i şerif 'te buyuruluyor ki : (Recebin 27. günü oruç tutana, 60 yıllık oruç sevabı verilir.) [İ.Gazali] Miraç hafta içi bir güne denk gelirse sadece o gün oruç tutmak yeterli olacaktır. Miraç Cuma gününe rastlarsa: Cuma günü tek olarak oruç tutmak, bazı alimlere göre mekruhtur. Cumartesi günü oruç tutmak ise bütün alimlere göre mekruh olduğu için, bu mübarek gün cumaya rastladığı zaman, orucu perşembe ya da cumartesi ile birlikte tutmak iyi olur. Cumartesi gününe rastlarsa, Cuma ile cumartesi ya da cumartesi ile Pazar günü beraber tutmak gerekir. KAZA NAMAZI VE NAFİLE NAMAZ KILMAK Mirac’daki en önemli hususlardan biri, beş vakit namazın farz kılınmasıdır. Allah dostları bu gecede namaz kılmanın ehemmiyetine dikkat çekmişler ve namaz borcu olanların kaza namazı kılmalarını tavsiye etmişlerdir. Mahmud Sami Ramazanoğlu (k.s.) Dualar ve Zikirler kitabında “Miraç Gecesi Namazı”nı şöyle anlatılmaktadır: “Receb-i Şerif’in 27. gecesine müsadif olan mübarek Leyle-i Mi’rac’da 12 rek’at nafile namaz kılınması müstahsen görülmüşdür. Her rek’atda Fatiha-i şerifeden sonra başka bir sûre okuyarak iki rek’atda bir selam vermeli ve sonra yüz kere: Okunuşu: “Sübhanellahi velhamdü lillahi vela ilahe illallahü vallahü ekber.” “Allah’ı tesbih ederim/bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim, hamd Allah’a mahsustur, Allah’tan başka ilah yoktur, Allah en büyüktür.” zikrini okumalı. Sonra yüz kere istiğfar etmeli ve yüz kere de Resul-i Ekrem Efendimiz’e (s.a.v) salat ve selam göndermelidir. Bunlardan sonra da kendisi için istediği şekilde dua eder.” KUR’AN-I KERİM OKUMAK Miraç gecesinde Resul-i Ekrem Efendimize hediye edilenlerden biri de Bakara Sûresi’nin son iki ayetidir. (bk. Müslim, iman, 279) Allah dostları bu gece çokça Kur’an-ı Kerim okunmasını tavsiye buyurmuşlardır. Kütüb-ü Sitte’de Abdullah b. Mes’ûd’dan rivayet olunan bir hadis-i şerifte söyle buyrulmuştur: “Her kim geceleyin Bakara Sûresi’nden bu iki ayeti okursa ona yeter.” Ebû Zerr -radıyallahu anh-: “−Ya Rasûlallah! Bana nasihatte bulun!” dediğinde alemlerin Efendisi: “−Kur’an okumaya ve Allah’ı zikretmeye bak, çünkü Kur’an yeryüzünde senin için bir nûr, gökyüzünde de bir azıktır.” buyurmuştur. (İbn-i Hibban, II, 78) TÖVBE İSTİĞFAR ETMEK Allah Azze ve celle şirke düşmeyenlerin büyük günahlarını affedeceğini bu gecede müjdelemiştir. (bk. Müslim, iman, 279) Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) : “Ben, günde yüz kere istiğfar ederim…” (Müslim, Zikir, 42) buyurmuşlardır. Müslim’de rivayet edilen bir hadis-i şerifte şöyle buyrulur: “Resul-i Ekrem Efendimiz'e (s.a.v) (Mirac’da) üç şey verildi: Beş vakit namaz, Bakara Sûresi’nin sonu ve ümmetinden şirke düşmeyenlere büyük günahlarının affedildiği haberi…” (Müslim, iman, 279) Seyyidül-İstiğfar Duası için tıklayınız… DUA ETMEK Bu mübarek geceler, rabbimize dua ve niyazda bulunma zamanlarıdır. Ayet-i kerimede buyrulur: “(Ey Rasûlüm!) De ki: Sizin dua ve niyazlarınız olmazsa, Rabbim size ne diye değer versin?..” (el-Furkan, 77) Yine Rabbimizin verdiği nimetlere hamd ve şükür halinde bulunmayı unutmamalıdır. Nitekim hadis-i şerifte duanın kabul olmasının iki şartından birinin hamd diğerinin de salavat olduğu bildirilmiştir. Bir defasında Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v), sahabilerden birinin Allah’a hamd ve Rasûlü’ne salevat getirerek duaya başladığını gördüğünde, onu takdir ederek: “–Ey namaz kılan zat! Dua et, (duana hamdele ve salvele ile başladığın müddetçe) duan kabûl olunur.” buyurmuştur. (Tirmizi, Deavat, 64/3476) Kuranda Geçen Dua Ayetleri için tıklayınız… Tüm duaları kapsayan dua için tıklyaınız… SALAVAT GETİRMEK Resul-i Ekrem Efendimiz’e (s.a.v) salavat getirmeyi Allah Teala emretmiştir. Ayrıca hadis-i şeriflerde salavat getirenin bütün sıkıntılarının giderileceği bildirilmiştir. Ayet-i kerimede buyrulur: “Şüphesiz ki Allah ve melekleri, Peygamber’e çokça salat ederler. Ey müminler! Siz de O’na salevat getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin!” (el-Ahzab, 56) Übey bin Kab -radıyallahu anh- diyor ki: “Hazret-i Muhammed Efendimiz’e: «– Ya Rasûlallah! Ben sana çok salavat-ı şerife getiriyorum. Acaba bunu ne kadar yapmam gerekir?» diye sordum. «– Dilediğin kadar yap.» buyurdu. «– Dualarımın dörtte birini salavat-ı şerifeye ayırsam uygun olur mu?» diye sordum. «– Dilediğin kadarını ayır. Ama daha fazla yaparsan senin için hayırlı olur.» buyurdu. «– Öyleyse duamın yarısını salavat-ı şerifeye ayırayım.» dedim. «– Dilediğin kadar yap. Ama daha fazla yaparsan senin için hayırlı olur.» buyurdu. Ben yine: «– Şu halde üçte ikisi yeter mi?» diye sordum. «– İstediğin kadar. Ama artırırsan senin için iyi olur.» buyurdu. «– Öyleyse duaya ayırdığım zamanın hepsinde sana salavat-ı şerife getirsem nasıl olur?» deyince: «– O takdirde Allah bütün sıkıntılarını giderir ve günahlarını bağışlar.» buyurdu.” (Tirmizi, Kıyamet, 23) SADAKA VERMEK Allah yolunda infakta bulunup sadaka vermenin kişiyi pek çok tehlike ve belalardan muhafaza edeceği, buna ilaveten sadaka sahibini muhabbetullah’a nail eyleyeceği unutulmamalıdır. Bu müstesna geceler de sadaka vermeye en güzel vesilelerdir. Zira Allah Azze ve celle şöyle buyurmuştur: “Allah yolunda infak edin! Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. Bir de ihsanda bulunun. Zira Allah, muhsinleri (iyilikte bulunan, işini güzel yapan ve ihsan şuuru ile yaşayanları) sever.” (el-Bakara, 195) Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) zengin-fakir her mü’mini infaka teşvik eder; bir hurmadan başka bir şeyi olmayan için; “Yarım hurmayla da olsa cehennem ateşinden korunun, onu da bulamazsanız güzel ve hoş bir söz ile korunun.” buyururdu. (Buhari, Edeb, 34)