Biyografi Mimar Sinan Kimdir? Kısaca Hayatı ve Eserleri

Konusu 'Biyografiler' forumundadır ve Lasey tarafından 9 Aralık 2017 başlatılmıştır.

  1. Lasey

    Lasey Admin

    Mimar Sinan kimdir?

    Mimar Sinan, 1491 yılında Kayseri’nin Ağırnas köyünde dünyaya gelmiştir. Yavuz Sultan Selim zamanında devşirme olarak İstanbul’a getirilmiş, burada eğitim görmüştür. Özellikle marangozluk, yapı ustalığı eğitimi almıştır. Kanuni Sultan Süleyman zamanında Belgrad (1521) ve Rodos (1522) seferlerine katılmış, orduda özellikle inşaat işleriyle ilgili önemli görevler üstlenmiştir. Katıldığı seferlerde kadırgalar ve gemiler yapmış, 1538’deki Boğdan seferi sırasında Prut Nehri üzerine bir köprü inşa ederek ordunun karşı yakaya geçmesini sağlamıştır. On üç gün gibi kısa bir sürede, yüksek ahşap inşaatı teknolojisi ile yaptığı bu köprü büyük takdir ve beğeni görmüştür. Mimar Sinan 48 yaşında iken mimarbaşılığa getirilmiştir. Bundan sonra Osmanlı İmparatorluğu’nun çeşitli bölgelerinde çok sayıda mimari eser yapmıştır. Onun 84 cami, 52 mescit, 57 medrese, 22 türbe, 7 darülkurra, 17 imaret, 3 darüşşifa,
    7 suyolu kemeri, 8 köprü, 35 saray, 20 kervansaray, 6 mahzen, 48 de hamam olmak üzere 350 civarında eseri vardır.Mimarbaşılık görevini üstlendikten sonra mesleğinde kaydettiği aşamaları üç ayrı yapıyla somutlandıran Mimar Sinan, 1548 yılında İstanbul’da yaptığı Şehzadebaşı Camii’ni çıraklık eseri olarak nitelendirmiştir. Kanuni Sultan Süleyman’ın, ölen oğlu adına yapmasını istediği Süleymaniye Camisi ve Külliyesi’ni ise yedi yılda tamamlamış, 1557’de bitirdiği bu eser için “kalfalık eserim” demiştir. III. Selim adına yaptığı Edirne’deki Selimiye Camisi ise Mimar Sinan’ın “ustalık eseri” olarak nitelendirdiği muhteşem bir yapıdır. O, 1569’da başladığı bu camiyi 1574’te 80 yaşında iken tamamlamıştır.Osmanlı İmparatorluğu’nun ölümsüz eserlerinden biri olan, çok büyük bir kubbesi, sekizgen biçimindeki gövdenin etrafını çeviren ince endamlı minareleri ile yüzyıllardır ihtişamını koruyan bu cami, Sinan’ın dünyanın en önemli mimarlarından biri olduğunun en açık ispatıdır. Mimar Sinan hem yeni eserler inşa etmiş hem de eski eserlerin restorasyonunu yapmıştır. İstanbul caddelerinin genişliği, evlerin yapılması ve lağımların bağlanmasıyla meşgul olmuş,
    şehrin kaldırımlarıyla da bizzat ilgilenmiştir. Mimar Sinan, Selçuklu Döneminin yapılarını, dekoratif anlamındaki taş işçiliğini yakından bilmesine rağmen eskiyi körü körüne taklit etmedi, aksine kendi sentezlerini ön plana çıkarmaya önem verdi. Yapılarda dizi hâlinde pencere sistemini geliştirip iç mekânın ferah ve aydınlık olmasına özen gösterirdi. Dış mekânla iç mekânın bütünlük içinde olmasını çok önemsedi. Yapılarında akılcı ve sade malzemeler kullandı. Fonksiyonel olmayan malzemelere yer vermedi. Pencere çevrelerinde renkli cam uygulamasını ön plana çıkardı.