Melek Kavramı ve Meleklere İman

Konusu 'Dini Sorular Ve Cevapları' forumundadır ve Lasey tarafından 13 Ocak 2019 başlatılmıştır.

  1. Lasey

    Lasey Admin


    MELEK KAVRAMI VE MELEKLERE İMAN

    Sözlükte melek kelimesi “haber getiren, elçi, dirayetli güçlü ve kuvvetli” gibi manalara gelir. Allah’ın mesajını ve emirlerini taşımak, O’nun buyruklarını yerine getirmekle görevli oldukları, bunun için de güçlü bir yönetime sahip bulundukları için kendilerine bu isim verilmiş olmalıdır. Melek kelimesinin çoğulu melaikedir ve Kur’an-ı Kerim’de pek çok yerde geçmektedir. Terim manasında melek, “Allah’ın emirlerine tam olarak itaat eden iyi nitelikteki ruhani varlık” şeklinde ifade edilir.5 Bu tanım onların mahiyetleri ve nasıl bir varlık olduklarından çok, kendilerini diğer varlıklardan ayıran özellikleri belirtilerek yapılmıştır. Çünkü meleklerin mahiyetini ve bütün yönlerini bilen sadece Allah’tır. Kendilerini diğer varlıklardan ayırt edici özelliklerine bakarak bir tanımlamada bulunacak olursak melekler, değişik şekillerde görülebilen, zor görevleri yerine getiren, Allah’a itaatten asla ayrılmayan, erkeklik veya dişilikleri olmayan, nurdan yaratılmış, insanlarca algılanamayan, Allah’ın çok değerli kullarıdır.6 İslam düşünce geleneğinde varlıklar, öncesi ve sonu olmayan (ezeli ve ebedi) “kadim” ile sonradan olan manasında “hadis” şeklinde ikiye ayrılır. Kadim olan sadece Allah Teala’dır, diğer bütün varlıklar sonradan yaratılmıştır, hadistir. Sonradan olan varlıklar, insanoğlu açısından bakıldığında fiziksel olarak algılanabilen ve algılanamayan diye ikiye ayrılır. İnsanın kendisi ve etrafında görüp gözlemleyebildiği varlıkların mevcut olup olmadığı tartışma konusu değildir. Belli bir hacmi, yoğunluğu, maddi yapısı olmayan ve duyularla algı alanına girmeyen varlıklar ise gayb alanıyla ilişkilidirler.

    Bu tür varlıklar ancak peygamberin haber vermesiyle bilinebilir. İşte iman meselesi bu varlıklar üzerinde cereyan etmektedir. Fiziki alanın dışındaki varlıklar da kendi aralarında yüce değerlere sahip olanlar ve fazileti daha az veya değersiz olanlar olmak üzere iki gruba ayrılır. Melekler birinci, cin ve şeytan ise ikinci grupta değerlendirilir. İslam dininde melek denilince, önce elçi olarak peygamberlere gönderilen, sonra da evren ve insanlar üzerinde Allah’ın izniyle tasarrufta bulunan ve O’nun emirlerini yerine getiren güç sahibi manevi varlıklar akla gelmektedir. Dinimizin temel kaynağını teşkil eden Kur’an-ı Kerim’de meleklere imanın gerekliliği açıkça belirtilmiş, onların varlığına inanmamak dinin gösterdiği ana ilkelerden uzaklaşma olarak nitelendirilmiştir. Bu hususla ilgili bazı ayet-i kerimelerin mealleri şöyledir: “Peygamber, rabbi tarafından kendisine ne vahyedildi ise hepsine iman etti, müminler de iman ettiler. Her biri Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine gönülden bağlanıp, ‘Biz, Allah’ın elçileri arasında ayırım gözetmeyiz’ dediler.” (el-Bakara 2/285.) “Şunu iyi biliniz ki iyilik, yönünüzü doğuya veya batıya çevirmekten ibaret değildir. Asıl iyilik kişinin Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara ve peygamberlere inanmasıdır.” (el-Bakara 2/177.)


    Melekler, var oldukları halde insanlar tarafından görülememektedir, çünkü onlar nurdan yaratılmıştır. Bununla birlikte meleklerin varlığına inanıyoruz, onların mevcudiyetini Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’de haber vermiş, Peygamber Efendimiz de melekleri hem görmüş hem de kendileri hakkında bilgi vermiştir. Allah Teala’nın ve Resul-i Ekrem’in bildirdiği her şey şüphe yok ki doğrudur. Melekleri inkar etmek, dini bakımdan bağışlanabilir bir davranış değildir. Meleklere iman peygamberlere iman, melekleri inkar etmek peygamberleri inkar etmek demektir. Bu inkar da kitapları ve ahiret gününü inkar anlamına gelir. Şu halde peygamberlere, onların vahiy yoluyla getirdiği hükümlere ve kitaplara inanmadan önce, vahyi ve kitapları onlara ulaştıran meleklere kesin olarak iman etmek gerekir. Bu husus, hem dini hem de mantıki bir zorunluluktur. İman halkasında böylesine önemli konumundan dolayı olacaktır ki melekleri inkar, Kur’an’da Allah’ı inkardan hemen sonra zikredilmiştir. Bir ayette de şöyle buyurulmaktadır: “Allah’a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrail’e ve Mikail’e düşman olan kimse iyi bilsin ki Allah da inkar edenlerin düşmanıdır.” (el-Bakara 2/98.)