Güncel Mekke'nin Fethi Hakkında Bilgiler

Konusu 'Hz.Muhammed'in hayatı' forumundadır ve Adile tarafından 22 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. Adile

    Adile Admin

    Peygamberimiz Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem 630 yılında Mekke’yi fethetmeye karar verdi. Hazırlıkların tamamlanması üzerine Efendimiz Aleyhisselam Medine’den ayrıldı. Yol üzerinde, çıkardıkları birliklerin asıl kuvvetlere katılmasıyla sayıları çoğalmakta olan çeşitli müttefik kabilelere uğradı. Mekke’nin etrafını kuşatan dağların arkasına ulaşıldığınızda, askerlerinin sayısı ise on bini bulmuştur.

    Peygamberimiz Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem Mekke’nin kan dökülmeden alınmasını istiyordu. Sonunda öyle de olmuştu. Bunun için öncelikler psikolojik savaş ve de baskı metodunu uygulamışlardı.

    Bu sebeple her savaşçının birer meşale yakmasını emretti. Mekkeliler Peygamberimiz Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in hareketleri hakkında hiçbir kesin bilgiye sahip değillerdi; bununla birlikte her an bir saldırı olabileceğinden kuşkulanmaktaydılar. Ebû Sufyan her zamanki gibi durumu bizzat yerinde görmek için şehirden çıkıp bir tepeye tırmandı: Medîne yönüne baktığında 10 bin kadar ateşin yakıldığını görünce, yemeklerini hazırlamakta olan 10 binlerce asker olduğunu sanmıştı. Karşılaştığı Müslüman bir gözcü ve bir genel af çıkarması ricasında bulunmak için onu Efendimiz Hz. Muhammed aleyhisselem’in huzuruna çıkmaya ikna etmiştir. Mekkeliler üzerinde psikolojik olarak daha da etkili olmak için, Efendimiz Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem, Ebû Sufyân’ı karargâhında alıkoydu ve son bölüğün de dağ geçidinden geçip İslam Ordusu’nun şehre dört bir yandan girmeye başladığı ertesi sabaha kadar, gitmesine izin verilmedi.

    “Kendi evine kapanan veya silahlarını teslim eden veya Kabe’nin avlusuna sığınan yahut da Ebû Sufyân’ın evine giren herkes emniyettedir.”

    Bu bildirideki son seçeneğin, psikolojik savaş açısından ve düşman içindeki karışıklığı artırmak ve zihinleri bulandırmak gibi bir yararı da vardı: Şu nedenle ki halk, [Acaba Ebû Sufyân da mı bize ihanet etti? Yoksa o da mı İslam’ı kabul etti?] diye sormaya başlamıştır. Kentin tamamen ele geçirilmesinden sonra, Ebû Sufyan da tekrar şehre girdi ve de hemşerilerini, herhangi bir direnişin yararsız olduğu konusunda ikna etti. Böylelikle Mekkeliler savaşmaksızın boyun eğmeye razı oluyorlar. Halid ibn Velîd’in komutasındakiler dışında Müslüman birliklerin tamamı hiçbir direnişle karşılaşmadan şehre girdiler.

    Rasulullah [aleyhisselam] Ka’be’nin avlusuna büyük bir saygı huşu içerisinde girdi ve yaptığı ilk şey, hiç kuşku yok ki, Kâbe’de ki putları temizlemek oldu.

    Peygamberimiz Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem Kabe’de Kreşlileri toplayarak onlara kısa bir konuşma yaptı.

    Onlara:

    - [Ey Kureyş topluluğu hakkınızda ne yapacağımı sanıyorsunuz]

    Onlar:

    - [Sen asli ve şerefli bir kardeşsin] dediler.

    Peygamberimiz Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem de:

    - Bu gün sizi kınamak yok, hepiniz serbestsiniz. Buyurdu ve de yıllardın kendilerine zulmeden inanları affederek serbest bıraktır.