Kur'an-ı Kerim Işığında Hz. Peygamberin Şemail-i Şerifi

Konusu 'Dini bilgiler' forumundadır ve Lasey tarafından 23 Ekim 2018 başlatılmıştır.

  1. Lasey

    Lasey Admin

    Katılım:
    4 Haziran 2014
    Mesajlar:
    6.305

    Kur’an-ı Kerim’e Göre Şemail-i Şerif

    Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şerifler şemail-i şeriflerin oluşumunda yer alan iki temel kaynak olmuştur. Resûlullah’ı (s.a.v.) bütün yönleriyle öğrenmeye ve onun özelliklerini benimsemeye öncelikle Kur’an-ı Kerim teşvik etmiştir. Buna göre Hz. Peygamber bütün insanlara bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderilmiş ve bizzat kendisinin bu gerçeği A’râf suresi, 158. ayette “...Ben Allah’ın hepinize gönderdiği elçisiyim...” diye duyurması istenmiştir. Birçok ayette Allah’a (c.c.) ve Hz. Muhammed’e (s.a.v.) itaat edilmesi, kendisine uyulup ardınca
    gidilmesi, Ahzâb suresi 6. ayette müminler tarafından canlarından daha çok sevilmesi emredilmiştir. Cenabı-ı Hak, Resul-i Ekrem’in (s.a.v.) bütün varlıklar arasında farklı bir yerde ve en üstün konumda olduğunu belirtmek üzere onu âlemlere rahmet olarak gönderdiğini, İnşirah suresi 4. ayette şanını yücelttiğini bildirmiştir. “Şüphesiz ki sen pek büyük bir ahlaka sahipsin.” mealindeki Kalem suresi 4. ayette onun benzersiz ve mükemmel ahlakına dikkat çekilmiştir. Ona iman edenlerin aynı zamanda onun üstün ahlakını da benimseyip özümsemesi gerektiği Ahzâb suresi 21. ayette, “Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı uman ve Allah’ı çok anan kimseler için Resûlullah’ta güzel bir örnek vardır.” buyrulmuştur. Allah (c.c.), böylesine üstün özelliklerle donattığı Resulü (s.a.v.) ile ona gönülden inananlar arasında devamlı bir irtibat kurulmasını istemiş, ona hem kendisinin hem de meleklerin salat ettiğine, müminlerin de ona salat etmesi gerektiğine Ahzâb suresi 56. ayette işaret etmiştir.