Kimler Oruç tutmaz

Konusu 'Oruç tutmak' forumundadır ve Lasey tarafından 7 Haziran 2016 başlatılmıştır.

  1. Lasey

    Lasey Admin

    Kimler Oruç tutmaz

    Dinimiz, insana yapamıyacağı şeyleri yüklememiştir. Bu, oruç için de böyledir. Hasta, hastalığı artacak ise, hamile kadın, süt veren kadın, harbeden asker zayıf olursa, oruç tutmaz. İyi olunca kaza eder. Sefere çıkan, yani üç günlük yola, 104 kilometreye gitmek için niyyet ederek yola çıkan, seferi olur. Böyle misafir, orucunu ertesi gün bozabilir ve Ramazandan sonra kaza eder ise de, zarar etmezse, tutması efdaldir.

    Yolda ve onbeş günden az kalacağı yerde tuttuğu orucu bozarsa, keffaret lazım olmaz. Misafirliği bitip evine gelince veya gittiği yerde onbeş gün kalmaya niyyet edince, tutmadığı günleri kaza eder.

    Dinimizde herşeyin bir ölçüsü, sınırı vardır. Herkes kendi kafasına göre hüküm veremez. Dinin bildirdiği kaideye uyulur.

    Hasta, hastalığının artmasından veya iyi olmasının gecikmesinden yahud şiddetli ağrı gelmesinden korkar ise, oruç tutmayıp sonra kaza eder. Bu, Tabîb-i müslim-i hazık'ın söylemesi ile anlaşılır. Hazık, mütehassıs, uzman olmak demektir. Kafir ve fasık, yani büyük günah işlediği bilinen tabîbe muayene ve tedavî, zaruri hallerde caizdir. Fakat bunların sözleri ile ibadet bozulmaz. Orucunu bozarsa, keffaret lazım olur.

    Bazı ağır hastalar hariç hemen hemen her hasta oruç tutabilir. Yıllarca oruç tutturulmayan birçok hastaya, yakinen tanıdığımız dahiliye mütehassısı bir doktor, oruç tutturdu. İlaçların dozlarını oruç vaktine, yani sahura ve imsaka göre ayarladı. Hastaların en ufak bir sıkıntısı olmadı. Yeter ki doktor, hastasının oruç tutmasını istesin. Peşin hükümlü olmasın. Tedaviyi ona göre ayarlar. Bu olmıyacak bir iş değildir. Bunun için dinimiz, her doktorun değil, o branşta mütehassıs olma şartını ve müslüman olması şartını getirmiştir. Mütehassısı olmazsa yanlış karar verebilir. Salih müslüman değilse, dinin emir ve yasaklarına önem vermiyeceği için, bunun sözünü de ölçü kabûl etmemiştir.

    İhtiyar olup, ölünceye kadar Ramazan orucunu veya kazaya kalmış oruçlarını tutamıyacak kimse ve iyi olmasından ümit kesilen hasta, oruç tutmaz, fakat gizli yer. Böyle kimse zengin ise, hergün için bir fıtra, yani binyediyüzelli gram buğday veya un veya kıymeti kadar altın veya gümüş para, bir veya birkaç fakîre verir. Ramazanın başında veya sonunda toptan hepsi bir fakîre de verilebilir. Fidye verdikten sonra hasta iyileşirse, Ramazan oruçlarını ve kaza oruçlarını tutar.