Kalbim temiz diyenlere

Konusu 'Dini sohbetler' forumundadır ve Beyza tarafından 14 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. Beyza

    Beyza Moderatör


    Benim kalbim temiz diyenler


    Şuara Suresi'nin seksen dokuzuncu ayetinde cennete girecek olanların "Fakat Yüce Allah'a
    selim "temiz" bir kalp ile gelenler."olduğu bildirilir.

    Fakat Kur'an-ı Kerim'de bildirilen kalp temizliği, günümüz toplumlarından bazılarının anladığı gibi bir temizlik değildir. "Kalp temizliği"nin öneminden yola çıkarak, "ben insanlara hiç kötülük yapmıyorum, fakirlere arada sırada yardım ediyorum, demek ki Allah'ın istediği ahlaktayım" demek,kendi kendini aldatmaktan başka bir şey değildir.
    Zira Kur'an-ı Kerim'e göre kalbin temiz olması demek, Yüce Allah'a yönelmiş ve O'na itaat etmiş olmak demektir.
    Belki bazı insanlar, arada sırada fakirlere yardım ederek,hayvanlara yiyecek vererek, komşularına gülümseyerek,"iyi insan" olarak tanınabilirler. Fakat cehennemden kurtulmanın, Yüce Allah'ın rızasını ve
    rahmetini kazanmanın yolu "iyi insan" olarak tanınmak değil, Yüce Allah'ın Kur'an-ı Kerim'de tarif ettiği şekilde bir
    mümin olmaktır.Bu ahlakı kazanmadan yapılan ve cahiliyenin kendi değer yargılarına göre "iyilik" olarak kabul edilen bir davranışın, Yüce Allah katında herhangi bir değeri olmayabilir.

    -Hacılara su dağıtmayı ve de Mescid-i Haram'ı onarmayı, Yüce Allah'a ve ahiret gününe iman eden ve Allah yolunda cehd edenin "yaptıkları" gibi mi saydınız? "Bunlar" Yüce Allah Katında bir olmazlar. Allah'u Tealaya zulmeden bir topluluğa hidayet vermez. (Tevbe Suresi, 19)

    -Yüzlerinizi doğuya ve de batıya çevirmeniz iyilik değildir. Ama iyilik, Yüce Allah'a, ahiret gününe, meleklere,
    Kitaba ve peygamberlere iman eden; mala olan sevgisine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara,yolda kalmışa, isteyip-dilenene ve kölelere "özgürlükleri için" veren; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler ile zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda sabredenler'in tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar,doğru olanlardır ve müttaki olanlar da bunlardır.(Bakara Suresi, 177)

    Kur'an-ı Kerim'e göre kalbi temiz olan insan, Allah’u Azze ve Celle'ye iman eden,Allah'ın emir ve yasaklarına harfiyen uyan, O'na teslim olmuş insandır. Buna göre,kalbi temiz olan insan, sürekli
    Allah’u Azze ve Celle'yi anan ve kalbi Allah'ın zikriyle "mutmain" olmuş "tatmin bulmuş" kişidir. Öyle ki Kur'an-ı Kerim'de müminler şöyle tarif edilir: Bunlar, iman edenler ve kalpleri Allah'ın zikriyle mutmain
    olanlardır. Haberiniz olsun; kalpler yalnızca Allah'ın zikriyle
    mutmain olur. (Rad Suresi, 28)

    Bir başka ayeti kerim'de ise müminlerden şöyle söz edilir: Onlar ki, Allah
    anıldığı zaman kalpleri ürperirr; [Hac Suresi, 35]

    Bir başka ayette ise müminlerin kalplerinin "Allah'ın ve de haktan inmiş olanın zikri için saygı ve korku ile yumuşadığı"[Hadid Suresi,16] haber vermektedir.

    Dolayısıyla kalp temizliği, insanı
    Allah’u Azze ve Celle'den uzaklaştıran tüm engellerin kalpten arındırılmış olması anlamınagelir. Böyle bir insan
    dünya hırsından, bencillikten, korkudan, güvensizlikten uzak olur.

    Allah’u Azze ve Celle'den başka varlıklara bağlanmaktan, onlara Allah’u Azze ve Celle'den bağımsız bir sevgi duymaktan kurtulur.Kısacası Allah'a itaat etmeyen ve Müslümanlığın gereklerini yerine getirmeyen insan için
    "kalp temizliği"nden söz edilemez."Benim kalbim temiz, dine uymasam da olur" diyenler, Allah'ı ve müminleri aldattıklarını sanabilirler, oysa yalnızca kendilerini aldatmaktadırlar. Bu ifade ancak, ibadetlerini
    uygulamaktan kaçınan ve yanlış bir yaşam tarzını Müslümanlık olarak göstermeye çalışan bir insanın samimiyetsizliğidir. Kayıtlı "Rabbim ben senin bana indireceğin hayr'a öylesine muhtacım ki.."
    (Kasas/24)