İstiklal Marşının Hikayesi kısa

Konusu 'Hikayeler' forumundadır ve Adile tarafından 13 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. Adile

    Adile Admin

    İstiklal Marşının Kısaca Hikaye
    istiklal marşı yazarımız Mehmet Akif Ersoy istiklal marşı büyük bir çaba ve emek verdi.
    İstikla marşının yazılış hikayesi cumhuriyetin ilk yıllarında Ankara'da başlamıştır. Cumhuriyetn ilanı ile başkent kabul edilen Ankara o günlerde bir yarışmaya ev sahipliği yapıyordu. İstikla marşının yazarı Mehmet Akif Ersoy, Ankara’daki günlerini Taceddin Dergahı’nda geçirirken, Garp Cephesi Kumandanlığı askerleri şevklendirecek bir marş yazılmasını arzu etmiş ve Maârif Vekaleti (Eğitim Bakanlığı) bu hususta bir yarışma düzenlemiştir. Kazanacak sanatkâra para ödülü verilecektir. Yarışmaya 724 şiir gelmiştir. Fakat bunlar arasında, mücadele şuurunu istenen idrak seviyesinde ve istenen belâgatta işleyen şiir yoktur.

    İstiklâl mücadelesini ebedileştirecek mısralar, ancak mukaddes değerler uğruna yapılan mücadelenin ruhunu taşıyan ve bunu bütün benliğinde hisseden bir kalemden çıkabilirdi. İlk akla gelen Mehmet Akif’ti. Fakat para karşılığında hislerini haykırmayı uygun bulmadığı için yarışmaya katılmamıştı. Ancak arzulanan şiir bulunamayınca, zamanın Maârif Vekili (Eğitim Bakanı) Hamdullah Suphi, Akif’e bir mektup göndererek katılmamasındaki sebebin ortadan kaldırılacağını ifade ederek ve başka konuları da dile getirerek Akif'i ikna etti. Bunun üzerine zafere en fazla inanmış ve bu inancı her fırsatta dile getirmiş olan Akif, İstiklâl Marşı mücadelesini âbideleştiren şiiri yazmaya başladı. İman ve ümit Akif’e marşı yazmaya iten iki temel güçtür. Taceddin Dergahı’nda bir gece yarısı yaşadığı his yoğunluğu esnasında, rivayetlere göre bir kalem aramış, bulamayınca da eline geçirdiği bir çiviyle bağımsızlık heyecanının doruk noktasına çıktığı mısraları, hemen kaydetmek telaşıyla duvara kazımıştır:alıntı

    Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
    Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım!
    Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım.
    Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.

    İstiklal marşının yazılış hikayesi bu gün bizzmde hikayemiz olmalı. O günlerde kutsallar uğruna verilen mücadeler boşa gitmemesi için değerlerimizi yeniden gözden geçirmeliyiz.