İsrafil (a.s) sür'a üflediği an

Konusu 'Dini Sorular Ve Cevapları' forumundadır ve saadet tarafından 1 Kasım 2016 başlatılmıştır.

  1. saadet

    saadet Moderatör Admin

    İsrafil (a.s) sür borusuna üflediği an

    Hz. Muhammet (s.a.v) hadis-ı şöyle buyurmaktadır: Nasıl rahat olayım ki. Sûr sahibi
    (Hz. İsrafil) boruyu ağzına almış, cepheye dönmüş ve kulağını dikmiş, ne
    zaman üfleme emri geleceğini beklemektedir.


    Hz.İsrafil, Sûr'a birinci kez üfleyince yerde ve göklerde bulunan
    Tüm canlılar yere baygın halde düşecekler. Cenab-ı Allah'ın canlı kalmalarını diledikleri dışında tüm canlılar, şiddetli korku yüzünden ölecekler. Canlı kalacak
    Sadece Cebrail. Azrail. Mikâil ve İsrafil'dir.
    Sonrada Azrail diğer meleklerin canını alır. Bundan sonra yine emir gelir, Azrail de ölür. İlk
    sûr üflemesinin arkasından ölen tüm canlılar, 40 sene öylece berzahta
    beklerler. 40 senenin ardından Cenab-ı hak İsrafil'i dirilterek ona Sûr'a ikinci
    defa üflemesini emir verir.
    Bu konu Kur'ân şöyle geçer:
    "Sonra ona (Sûr’a) bir defa daha üflenir, o zurnan onları
    (canlıların) hepsi ayaküstü dikilmiş bekler durumdadır"
    (102).
    (102) Zümer Sûre-i Celilesi. 68
    .
    Ardından görüntü dehşeti karşısında ürpererek durumun farkına varanlar
    Kâfirler ve şeytan

    Kuran-ı kerimde şöyle bildirilir.
    "Rabb'în hakkı için biz onları şeytanlar ile birlikte toplayacak ve
    cehennemin çevresinde dizüstü çökmüş halde bekleteceğiz.
    " (104) Meryem

    .Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyuruyor:
    "Kıyamet Günü bütün insanlar, bitki, örtüsüz, sığınak ve işaretsiz.
    dümdüz ve bembeyaz bir alanda toplanırlar".


    Kuran-ı kerimde şöyle bildirilmiştir:
    " Yerin ve göklerin olduklarından başka bîr duruma çevrildikleri o
    gün onlar (insanlar) tek ve hükmünde ortaksız olan Allah'ın huzuruna
    dikilirle
    r" (105). İbrahim Sûre-i Celilesî. 48
    O günün dehşet ve tüm canlılar bir araya toplanır ve o zaman gökteki
    yıldızlar kayıp, başlarına düşer, güneş ve ay kararır , ardından tüm ışık
    kaynakları söneceği için yeryüzü zifir karanlık olur .İnsanlar bu
    durumda iken diğer taraftan gökyüzü meleklerin kimi eteklerinde ve kimi de
    doruğunda dururken beş yüz sene boyunca tepelerinde döner. Gök o kadar büyük ve sert
    cisimlerinin parçalanarak boşluğa düşerler ve insanların yalın ayak ve çırılçıplak yürürler.
    Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor:
    " İnsanlar yalınayak,

    çırılçıplak, sünnetsiz olarak ve kulak memelerine kadar tere batmış olarak
    yeniden dîriltilip biraraya getirilir.
    »

    Efendimizin eşi Hz. Sevda şöyle nakleder: Bu sözleri işitince
    Peygamber'imize" Ne çirkin şey birbirimizin her tarafını göreceğiz
    dedim! Bana şu cevabı verdi:"
    O gün herkesin kendi derdi, onları birbirine
    bakmaktan alakoyar. Herkes başka şey ile ilgilenemeyecek derecede kendi
    başının derdine düşer." O günün dehşetinden herkesin edep yeri açıkta
    olduğu halde kimse kimseye başını kaldırıp bakmayacak.
    Ebû Hureyre (r.a) şöyle diyor: Bir gün sevgili Peygamber'imiz (s.a.v ) şöyle buyurdu:

    "Kıyamet Günü insanlar üç gurup halinde Mahşer yerine toplantıya gider. Binekliler. yayalar ve yüzüstü
    sürünenler."
    Aramızdan biri "
    Yâ Rasülellah. üçüncü gurup yüzüstü sürüne
    sürüne nasıl yol alabilecek?" Efendimiz: "O kimseleri
    ayakları İle yürüten Allah yüzüstü süründürerek yol almalarını sağlamaya da
    muktedirdir."

    Gözü ile görmediği, huy haline getirmediği şeyi
    inkâr etmek insanın değişmez karakterdir. insanoğlu, yılanın karın üstü
    sürünerek şimşek gibi yol aldığını gözleri ile görmese. ayaksız yol
    almayı tasavvur etmeye bile yanaşmazdı. Tüm
    canlılar, Cenab-ı Hakkın katındaki kademelerine göre kimi diz kapaklarına kimi bellerine,
    kimi kulak memelerine ve kimi de nerdeyse içinde kaybolacak derecede bu ter
    deryasına girecekler. İbni Ömer'den (r.a.) şöyle rivayet eder:
    Efendimiz şöyle buyuruyor:" Kıyamet Günü insanlar Allah'ın huzuruna
    dikilince yan kulak hizasına kadar tere batar.
    " diğer bir hadiste " Kıyamet Günü insanlar,
    öylesine terler ki, terleri bir yandan yetmiş kulaç yerin dibine sızarken
    bir yandan da kulak hizalarına
    yükselecek kadar herkesi içine alır
    ."
    Bir kısmı Cenab-ı Allah'a seslenerek "yâ Rabb'i,
    cehenneme gönderecek bile olsa beni bu sıkıntı ve bekleme azabından
    kurtar.
    " Tüm bunlar, henüz hesaplar verilmeden azaba çarptırılmadan çekilecek olan zorluklar.
    o gün hem çok çetin olacak hem de çok uzun sürecektir.
    İsrafil (a.s) sür borusuna üflediği an.
     
    Son düzenleme: 1 Kasım 2016