İslamiyet Önceki Dönemde Arap Toplumu Kabilecilik Anlayışı

Konusu 'Genel Bilgiler' forumundadır ve saadet tarafından 7 Şubat 2021 başlatılmıştır.

  1. saadet

    saadet Moderatör

    İslamiyet Öncesi Arabistan'da sosyal hayat nasıldı

    İslamiyetten önce Arap toplumu çöl şartlarının getirdiği bir idare sistem olan kabile sistemi üzerinde inşa edilmiştir. Kabile demek aynı atadan geldikleri kabul edilen ve aralarında kan bağı bulunan insan topluluklarının bur arada bulunması demektir.
    Arap sosyal hayatında kabile demek aynı zamanda zenginlik demekti ve kabile liderleri şeyh, reis veya Seyyid unvanlarını kullanmaktadır. En yaygın olanında şeyh dir. Çünkü şeyh arapça yaşlı anlamına gelir. Yaşı en büyük olanın da kabile lideri olduğu kabul edilirse şeyhin yaygın bir unvan olarak kullanılması doğaldır.

    Kabile reislerinin görevi tüm sülaleyi idare etmektir. Yani emir vermekten çok kabileyi diğer yabancı kabilelere karşı temsil etmektir. Gerekirse savaş ilan eder gerekirse barış yapar veya bazen de elçilik görevi yapardı. Kabile reislerinin bu kadar az bir yetkiye sahip olmasına rağmen pek çok maddi ve manevi sorumluluk üstlenmesi aslında o dönemin şartına göre çok ağır bir sorumluluktu.
    Her kabilenin kendine göre kuralları vardır. Ve bu kuralları ihlal eden kişiler Hal denilen uygulamaya göre kabileden kovulur. Hal demek zaten lanetlenmiş kovulmuş anlamına gelir.

    Cahiliye döneminde kabile savaşları o kadar çok fazla meydana gelmiştir ki Araplar arasında artık baskın ve yağma faaliyetleri yapmak bir alışkanlık haline gelmiştir. Onlar daha çok aralarında bir barış anlaması olmayan kâbilelerin üzerine baskın yaparlardı.

    Ancak buradan şunu demek gerekir ki Arap toplumunda kabileler sadece savaş yapıyor demek yanlış bir varsayım olur. Çünkü kabileler arasında bazen gönüllü bazen de zorunlu olarak kurulan bir sürü ittifak,barış anlaşması vardır. Ticaret ve sosyal hayatın düzenli bir şekilde yürütülmesine sebep olan bir çok kabile de vardır. Çünkü bir bölgede barış olmazsa hayatın devam ettirilmesini sağlamak mümkün değildir. Ayrıca herhangi bir nedenden dolayı kabilesini terk etmek zorunda kalan kişilere de başka bir kabileye ait olmanın, sığınmanın da yaygın olduğu bilinir.

    Araplar da kabilecilik anlayışının bu derece köklü ve uzun sürmesinin sebebi asabiyet anlayışidir. Yani nesepleri ne olursa olsun kabile üyelerinin kendilerinin bir asılda birleştiklerine inanmaları sonucunda, onların her şartta birbirlerine destek olmalarını sağlayan manevî güç ve dayanışma. Birlik beraberlik duygusudur. Ve kabile hayatında asabiyet anlayışı çöl şartlarının getirdiği zorunlu bir durumdan dolayı oluşur.