İslamın esasları nelerdir?

Konusu 'Dini sohbetler' forumundadır ve Eylül tarafından 11 Nisan 2014 başlatılmıştır.

  1. Eylül

    Eylül Moderatör

    İslamın temel esasları nelerdir?

    İslam dini 5 şart üzerine inşa edilmiştir. Kelime-î şâhadet getirmek,Namaz kılmak, Oruç tutmak, Zekât vermek, Hacca gitmektîr.

    İslam dinin bir rüknü Mübarek Ramazan ayında oruç tutmaktır. Müslüman oruç tutmakla nefsini terbiye ve tezkîye ederek, onun tahakkümünden ve azgınlığından kendisini muhafaza eder. Ayrıca çektiği açlık elemi ile kalbinde fakirlere karşı bir merhamet hissi inkişaf eder.

    İslam’ın diğer bir şartı namaz kılmaktır. Her gün 5 vakitte Cenab-ı Hakk’ın huzuruna durup rüku ve secdeyle acz ve kusurunu idrak ile ubudiyetini göstermektir. Namaz külli bir ibadet ve külli bir şükürdür. Her Müslüman’ın üzerine farzdır. Hz. Muhammed (s.a.v.), “Namaz dinin direğidir,[Tirmizi, İman-8] buyurmuştur.

    İslam’ın rükünlerinden bir tanesi de haccdır. Mali durumu ve sıhhati yerinde olan müminlere ömürlerinde bir kere, şer’an tayin edilen belli bir dönemde Kabe’yi ziyaret etmesi fârz kılınmıştır. Fârz olan bu ibadetin en büyük hikmetlerinden birisi Müslümanlara dünya çapında bir görüşme ve tanışma zemini hazırlamasıdır.

    İslam’ın bir şartı da zekât vermektîr. Allah Azze ve Celle, zenginlere mallarından dinin tayin ettiği belirli bir miktarını Müslüman olan fakirlere, Cenab- Allah’ı rızası için, vermelerini fârz kılmıştır. Zenginlerin fakirlere verdikleri bu mallara zekât denir. Bu şer’an fakirin hakkıdır. İslamiyet, Müslümanları zekât dışında da fakir ve yoksullara yardım etmeye teşvîk etmiştir.

    Bir insanın Müslüman olabilmesi için kelime-î şehâdet getirmesi gerekîr. Bu şahadetin anlamı şu şekildedir: “Cenab-ı Allah’tan başka Hak mabut olmadığına, Hazret-i Muhammed (s.a.v)’in de onun kulu ve elçisi olduğuna şahadet ederim.”

    Bu şahadetin birinci kısmı, Cenab-ı Allah’ın varlığını ve birliğini, ortağı ve benzeri olmadığını”, 2.nci rüknü ise “Hz. Muhammed (s.a.v.), Allah’ın kulu olup insanlara hem imanın esaslarını ve İslâm’ın şartlarını tebliğle vazifeli olduğunu” ifade eder.