İslamda kadının çalışması

Konusu 'Dini sohbetler' forumundadır ve Beyza tarafından 24 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. Beyza

    Beyza Moderatör

    Kadının çalışması caiz mi

    Bir kadının, kızın, anası, babası ve mahrem akrabası yoksa veya var da, fakir iseler ve devlet de yardım etmez ve kimse yardım etmezse, bu kadın, kendinin, çocuklarının ve hastalık, ihtiyarlık sebebiyle çalışamayan fakir ana babasının nafakalarını temin etmek için çalışmak zorundadır. Erkekle karışık olmayan kadın işlerinde çalışır. Erkek bulunmayan iş yoksa, sıhhatini, dinini, namusunu, Müslümanlık haysiyetini ve şerefini koruyacak kadar farz olan nafakayı kazanmak için, yabancı erkeklerin bulunduğu yerde örtülü olarak çalışması caiz olur.

    Bu konuda bazı hadisler


    Hadisin bu ikazı aile bireylerini ciddi şekilde düşündürmeli, çevrenin telkin ettiği ihtiyaç olmayan şeyleri de ihtiyaç gibi görmekten uzak kalmalı, helal lokmayla razı olmak nefsimizi razı etme basiretini göstermeliyiz. Aksi halde beyi bırak hanımın çalışması dahi geçinmeye yetmeyecektir.

    Ahir zamanda lüks ve israf alıp yürüyecek. Öyle ki, ihtiyaç olmayan şeyler dahi zaruri ihtşyaç talakki edilirhale getirilecek. Bu durumda hanımlar, kızlar, oğullar ailenin reisini, isteklerini karşılama konusunda zorlayacaklar... Helal kazançla bu istekleri karşılayamayan evin beyi de bu defa helal haram sınırlarını tanımaz hale gelecek, ne bulursa almaya çalışacak. Böyece aile reisini, çocuklarıyla ailesi, felakete sürüklemiş olacaktır. Demek ihtiyaç anlayışı çok değişecek...
    Kadının kazancı kendine aittir. Eğer koca kadına çalışması için izin verirse kazancına ortak olamaz.
    Çalışmak zorunda kalan kadınlar için akla ilk gelen temel şartlar şunlardır.

    - Çalışma yerine gidip gelirken ve iş yerinde fitne olmayacak, hanımı ve yakınlarını zihnen rahatsız edecek ahlaki davranışlar mevcut bulunmayacaktır. Yani çalışma ortamında emniyet ve ciddiyet bulunacaktır.

    Çalışan hanım yabancı bir erkekle iki ikiye muhatap olmayacak, baş başa kalma gibi mecburiyetler söz konusu hale gelmeyecektir.

    -Bu konuda Peygamberimiz (s.a.v) uyarması her zaman hatırda tutulacaktır.

    "Bir kadınla yabancı bir erkek, iki ikiye muhatap olur, baş başa yanlız kalırsa bunların üçüncüsü şeytandır!"
    Tesettürlü bulunmak, namahreme tesettürsüz muhatap olmak zorunda kalmamak.