Soru İslam'da iftiranın hükmü nedir?

Konusu 'Dini Sorular Ve Cevapları' forumundadır ve Lasey tarafından 10 Kasım 2018 21:51 başlatılmıştır.

  1. Lasey

    Lasey Admin

    Katılım:
    4 Haziran 2014
    Mesajlar:
    6.310

    İslam'da iftiranın hükmü nedir?

    İslam dininde haram kılınan davranışlardan biri de iftiradır, Kelime olarak "yalan uydurma, birine haksız ve asılsız yere suç yükleme" gibi anlamalara gelen iftira, "bir kimseye asılsız ve amaçlı olarak haksız bir şekilde suç, nitelik veya davranış isnat ederek onun onur ve kişiliğiyle oynamak" demektir. Bu sebeple iftira, bir insana yapılabilecek en büyük haksızlıktır. Suçsuz bir kişi, iftira ile toplum önünde kötü ve suçlu durumuna düşer. Çevresindekilere karşı zor durumda kalır. Hiçbir kötülük yapmadığı halde yapmış gibi işlem görür. İftira, ailenin yıkılmasına, arkadaşlık bağlarının kopmasına, toplumdaki güven ve huzur ortamının yok olmasına sebep olur. Haset, kıskançlık, rekabet duygusu vb. iftiranın başlıca sebepleridir.

    İslam dininde iftira büyük bir günahtır ve bu günahı işleyenler ahirette karşılığını göreceklerdir. Bu konuda Kur'an'da şöyle buyrulur: "Mümin erkeklere ve mümin kadınlara yapmadıkları bir şeyden dolayı eziyet edenler, şüphesiz bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir."(Azhab suresi, 58. ayet) Diğer taraftan Kur'an-ı Kerim'de, bu davranışın büyük bir günah olduğu haber verilir. Bununla ilgili olarak şöyle buyrulur: "Kim kasıtlı veya kasitsiz bir günah kazanır da sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, muhakkak ki büyük bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmiş olur."(Nisa suresi, 112. ayet)

    Hz. Peygamber'in (s.a.v.) hadislerinde de hangi davranışların iftira olduğu, ne gibi kötü sonuçlara yol açtığı ve bu kötü davranıştan kaçınılması gerektiği ile ilgili açıklama ve uyarılar vardır. Bir gün Hz. Peygamber sahabeye, "Gıybetin ne olduğunu biliyor musunuz?" diye sordu. Onlar, 'Allah ve Resulü daha iyi bilir.' dediler. Hz. Peygamber (s.a.v.), "Kardeşini hoşlanmadığı bir şeyle anmandır." buyurdu. Bunun üzerine sahabe, 'Söylediğim şey kardeşimde bulunan bir özellik ise ne buyurursunuz?' diye sordu. Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle cevapladı: "Söylediğin şey onda varsa onun hakkında gıybet etmişsindir. Ama eğer yoksa ona iftira etmiş olursun."Hz. Peygamber'in (s.a.v.) bu açıklamasına göre iftira, yalanı ve gıybeti de içeren kötü bir davranıştır. Onun için Hz. Peygamber (s.a.v.); "Kişinin haksız yere bir Müslümanın şeref ve namusuna dil uzatması, büyük günahların en büyüklerindendir." buyurarak iftira etmenin ne kadar büyük bir günah ve kötü bir davranış olduğunu haber verir.

    Bir gün Hz. Peygamber (s.a.v.) sahabeye, "Yedi helak ediciden sakinin!" buyurdu. Sahabe, “Ya Resulallah! Bunlar nelerdir?" diye sorunca Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Allah'a şirk koşmak, büyü yapmak, Allah'ın haram kıldığı bir canı haksız yere öldürmek, faiz yemek, yetim mali yemek, savaş meydanından kaçmak ve zinadan uzak duran, hiçbir şeyden haberi olmayan mümin kadinlara zina isnad etmektir."

    Sonuç olarak iftira, toplumdaki huzur ve güven ortamını zedeleyen, toplumdaki sevgi ve saygı bağlarını koparan, nefret ve düşmanlıklara neden olan büyük bir günahtır. İslam dini başta namus, iffet olmak üzere iftiranın her çeşidini yasaklar ve bu davranışın karşılıksız kalmayacağını bildirir.