İslamda Abdest Çeşitleri ve Alınışları

Konusu 'Dini Sorular Ve Cevapları' forumundadır ve Beyza tarafından 24 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. Beyza

    Beyza Moderatör

    Dinimizde Abdest Çeşitleri ve Alınışları

    Abdest Çeşitleri ve AlınışlarıŞer`î vasıf itibariyle üç çeşit abdest vardır:

    1 . Farz olan abdestler,(Namaz kılmak icin, Kur`an-ı Kerime el sürmek için alınan abdestler farzdır).

    2 . Vacib olan abdestler,(Kabeyi tavaf etmek için abdest almak vaciptir)

    3 . Mendub olan abdestler,(Her zaman abdestli bulunmak, abdestli uyumak, uykudan kalkar kalkmaz abdest almak).

    ABDEST (NAMAZ ABDESTİ)



    Abdest, belli organları usulüne uygun olarak yıkamak ve meshetmek suretiyle yapılan bir temizliktir.

    Abdest her şeyden önce her türlü pislik ve kirlilikten kurtulmak, yani maddî ve manevî bütün pislik ve mikroplardan uzak kalmak için İslam'ın emrettiği önemli bir ibadettir. Mikrobun en kolay ürediği yer ağızdır. Ağızdan başlayarak el, yüz ve ayakların günde beş defa temizlenmesi İslam'ın temizliğe verdiği önemi gösterir. Böylelikle İslam yüzyıllar önce temizliğin üzerinde durup insanoğlunu maddî-manevî her türlü pislik ve mikroptan korumayı hedeflemiştir. Bunun yanında abdest alan bir insan, kendini manen temiz ve rahat hisseder ve bu güzel his ve temiz duyguyla Allah'a ibadete durur. Bu da ruhun temizliğini sağlamaktadır. İnsanın yaratılış gayesi olan Allah'a kulluk böyle bir temizleme ameliyesi ile başlayınca insanoğluna vereceği zevk ve rahatlığın değeri sonsuzdur.
    İnsan abdestle bedenen ve manen temizlendikten sonra Allah'ın huzuruna çıkar. Böyle bir temizlenme ile günlük bütün yorgunlukları ve yükleri geride bırakır.
    Abdest almakla, dünyevî ve uhrevî bir çok fazilet ve güzellikler elde edilir. Hz. Peygamber (s.a.s.) abdestle ilgili olarak şöyle buyururlar;
    "Bir müslüman abdest alıp yüzünü yıkadığında, yüzündeki azaların işlediği bütün günahları; el ve ayaklarını yıkadığında el ve ayaklarıyla işlediği bütün hata ve günaları, su damlalarıyla beraber akıp gider ve kendiside tertemiz olur. Hatta kirpik ve tırnak diplerindeki günahlarından eser kalmaz. Adap ve erkanına uymak suretiyle abest alıp kıbleye dönerek: "Eşhedü en la ilahe illallahü vahdehu la şerike leh ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve Rasülühü" diyen bu kul için cennet kapıları açılmıştır; o, cennet kapılarının dilediğiden içeri girer. "(Müslim Tahare, 32, 33; Tirmi Tahare, 2).


    Abdestin Farzları

    1. Yüzü Yıkamak

    Yüzün bir defa yıkanması farzdır. Yüzün sınırları, saçın bittiği yerden sakal veya çene altına, kulakların köklerine kadar olan bölümdür. Gözlerin içine suyun ulaştırılması gerekmez. Ancak abdest alırken gözler sıkılmaz, tamamen açık bırakılmaz. Normal bir şekilde yüz yıkanır. Dudaklar yumulduğu zaman, dışarda kalan kısımlar yüzün sınırlarıdır. Sakal, bıyık ve kaşın altına suyu ulaştırmak gereklidir.


    2.Kolları Yıkamak

    Parmak uçlarından kol dirseklerine kadar -dirsekler de dahil- olan kısmı bir defa yıkamak farzdır. Eğer iğne ucu kadar kuru bir yer kalırsa veya tırnağının altına suyu geçirmeyecek (hamur, boya, çamur vb.) bir madde bulunursa, abdest alınmış sayılmaz. Ancak boyacıların tırnaklarındaki boyalardan kaçınmanın mümkün olmamasından dolayı bunlar abdeste zarar vermez. Tırnaklar parmak uçlarından dışarı taşacak kadar uzamış olursa o fazlalığı da yıkamak gerekir. Bir kimse abdest aldıktan sonra bu uzamış tırnağı keserse abdestini yenilemesi gerekmez. Parmakta yüzük var ve bu geniş ise abdest alırken bunu oynatmak sünnet, eğer yüzük dar ve altına su geçirmeyecek kadar parmağa oturmuşsa onu oynatmak farzdır.


    3. Başı Meshetmek

    Mesh, sözlükte eli bir şeyin üzerinden geçirmek demektir. İbadet hukukunda ise suyun bir vücut organına isabet etmesidir. Başın meshedilmesindeki farz oranı alın miktarıdır. Bu miktar ise başın dörtte biridir. Meshederken üç veya daha fazla parmağı kullanmak gerekir. İki parmakla yapılan mesh caiz değildir. Başa giyilen sarık veya takke üzerine meshetmek geçerli değildir. Kadınlar da baş örtüleri üzerine meshedemezler.


    4. Ayakları Yıkamak

    Sağlam ve çıplak ayakları topuklarıyla birlikte bir defa yıkamak farzdır. Yaralı veya mestle örtülü ayakları yıkamaya gerek olmayıp sadece meshetmek yeterlidir. Maide Süresi 6. ayette geçen topuk topuk= ka'b, ayağın iki tarafından inak kemiğine bitişik kemiktir. Rasulullah (s.a.s.): "Vay ateşten o topukların haline... " (Buhari, İlim 30; Vudü', 27,29; Müslim, Tahare, 25-28,30; Ebû Davud, Tahare, 46) buyurduğu ve ayakların tamamen yıkanmasını emrettiği bilinmektedir. Bir kimsenin ayağında yarık varsa ve o yarığa su sızdırmayan bir ilaç sürülmüşse, o kimse ayağını yıkadığı zaman, su yarığın altına geçmezse bu durumda su, ayağa zarar verecekse abdest yerine getirilmiş sayılır ve bu caizdir. Ancak su zarar vermiyorsa abdest tam olarak alınmış sayılmaz. Dolayısıyla zarar vermediği takdirde yarıklara su ulaşacak şekilde yıkamak gereklidir.

    ABDESTİN SÜNNETLERİ

    1. Abdeste başlarken "Euzu ve Besmele" çekmek.

    2. Abdeste niyet etmek.

    3. Önce bileklere kadar elleri yıkamak.

    4- Misvak kullanmak veya dişleri parmakla ovalamak.

    5. Ağıza ve burna üçer defa su vermek. (mazmaza ve istinşak)

    6. Kulakları, boynu mesh etmek.

    7. Başın tamamını mesh etmek.

    8 . Yıkanması gereken uzuvları üçer defa yıkamak.

    9. Abdeste organları ara vermeden yıkayarak devam etmek.

    10. Sırayı bozmamak.

    11. Abdest almaya sağ taraftan başlamak


    GUSÜL (BOY ABDESTİ)

    Gusül, tepeden tırnağa kadar vücudun her tarafını hiçbir yer kuru kalmayacak şekilde yıkamaktır. Erginlik çağına gelmiş her müslüman erkeğin ve kadının şu durumlarda boy abdesti alması gerekir.

    1. Cünüplük; yani cinsi münasebet, ihtilam ve ne şekilde olursa olsun meninin (sperm) şehvetle vücut dışına çıkması.

    2. Hayız (kadının adet görmesi) ve nifas (lohusalık) hallerinin sona ermesi.

    Bu hallerde gusletmek farzdır. Bazı durumlarda da gusletmek, sünnet veya müstehabdır. Mesela; Hac ve Umre yapmak maksadıyla Mekke ve Medine'ye girmeden önce, hac mevsiminde Mina ve Müzdelife'de bulunmadan önce; yağmur duasından önce; herhangi bir hayırlı iş için müslümanlarla bir araya gelmeden ve mübarek gecelerde gusletmek sünnet ve müstehabdır.

    Namaz için alınan abdest "küçük abdest" kabul edilerek, gusle "büyük abdest" veya "boy abdesti" adı verilmektedir.

    GUSLÜN FARZLARI

    Guslün farzları üçtür.

    1. Ağza su alıp boğaza kadar çalkalamak.

    2. Buruna su çekmek ve yıkamak.

    3. Tepeden tırnağa bütün vücudu yıkamak.

    Vücut yıkanırken en ufak bir yerin kuru kalmamasına dikkat edilmelidir. Aksi taktirde gusül yerine gelmemiş olur. Onun için kulaklar, göbek çukuru, saç, sakal ve bıyıkların dipleri iyice yıkanır.

    GUSLÜN SÜNNETLERİ

    1. Gusle besmele ve niyet ile başlamak.

    2. Avret yerini yıkamak ve bedenin herhangi bir yerinde pislik varsa onu temizlemek.

    3. Gusülden evvel abdest almak.

    4) Abdestten sonra, önce üç defa başa, sonra üç defa sağ, üç defa da sol omuza su dökerek her defasında bedeni iyice oğuşturmak.

    5. Guslederken çok fazla veya çok az su kullanmaktan kaçınmak.

    6. Kimsenin göremeyeceği bir yerde yıkanmak.

    7. Tenha bir yerde yıkanılsa bile, avret yerini açmamak.

    8. Guslederken konuşmamak.

    9. Gusl bitince bedeni bir havlu ile kurutmak

    10. Gusülden sonra çabucak giyinmektir.


    TEYEMMÜM

    Kast etmek, yönelmek manasına gelen teyemmüm, şeriat dilinde su bulunmadığı veya bulunsa da kullanma gücü olmadığı zaman, temiz toprak cinsinden bir şeyle hadesi (abdest almak veya gusl gerektiren hal) gidermek amacıyla yapılan hareketleri dile getirir.


    TEYEMMÜMÜN FARZLARI

    Niyet ve elleri toprağa vurup yüzü ve kolları mesh etmek farzdır.

    TEYEMMÜMÜN SÜNNETLERİ

    1. Önce besmele çekmek.

    2. Uzuvları sırayla meshetmek.

    3. Mesih işlemini ara vermeden yapmak.

    4. Elleri yere vurduktan sonra önce ileri, sonra geri hareket ettirmek.

    5. Parmakları açık bulundurmak.

    6-. Eller yerden kaldırıldığında avuç içlerinde toz kalmışsa birbirine vurarak silkelemek.