İnternetin çocuğa zararları

Konusu 'Sağlık Rehberi' forumundadır ve Beyza tarafından 27 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. Beyza

    Beyza Moderatör

    Çocuklarda sanal tehdit kapıda
    Rahmet denizi araştırdı .İnternet bağımlılığını önlemek için nasıl bir yol izlenmeli?
    Bu konuyu En güzel Semerkandaile dergisi gündeme taşımış. Rabbim razı olsun

    Hilal ARSLAN kaleme aldı, KAPAK KONUSU bölümünde yayınlandı.
    Geçtiğimiz günlerde Başbakan ortaöğretim kurumlarında tablet uygulamasını başlattı. Öğrencilere tablet bilgisayarlar dağıtılarak eğitim ve öğretimde yeni bir dönem başladı. Çocuklarımızın tebeşir tozu yutarak büyümek zorunda kalmayışı bir yana, artık çağın gerektirdiği teknolojinin okullarda yaygın bir biçimde kullanılması elbette ülkemiz adına çok önemli bir gelişme. Eğitim, öğretim kurumlarındaki zihniyet değişimiyle birlikte gerçekleşen bu yenilik şüphesiz gençlerin çok daha nitelikli eğitim almasını sağlayacak. Ancak teknoloji doğru ve amacına uygun olarak kullanılmadığında beraberinde çok ciddi tehlikeleri de getiriyor. Ülkemizde hızla yaygınlaşan sosyal medya kullanımı ve artık hayatımızın vazgeçilmezi haline gelen sanal dünya karşısında yetişkinlerin savunma mekanizmaları geliştirmeleri mümkün. Ama çocuklar için aynı şey çok da söz konusu değil. Zira, çocuklarımızın konuşmayı öğrenmeden önce Iphone’larla oynamayı öğrendiği bir zamanda iletişim becerileri bile sanal alemin sağladığı imkanlarla gelişiyor. Pek çoğu ilkokula başlamadan teknolojik araç gereçlerin kullanıcısı oluveriyor. Böyle bir durumda ebeveynlerin çok daha dikkatli olmaları gerekiyor. Çocuklara internet kullanımını yasaklamak ya da uzak tutmaya çalışmak yerine kontrollü ve doğru kullanım konusunda bilinçlendirmek belki de en sağlıklı yol.

    İNTERNETTE ÇOCUKLARI EN ÇOK TEHDİT EDEN UNSURLAR

    Pornografi: İnternette dolaşan bir çocuk her zaman uygunsuz fotoğraflar görme tehlikesi altındadır. Cinsel içerikli sitelere girmeye ya da arama yapmaya bile gerek olmadan çocuğunuz uygunsuz içeriklerle karşılaşabilir.
    Şiddet: İlginç bulunan her şeyin paylaşıldığı internet ortamında çocuk rahatlıkla şiddet ve vahşet içerikli oyun, görüntü ve videolara ulaşabilir. Şiddeti çocukların gözünde normalleştiren içerikler onların davranışlarını da bu yönde etkiliyor.

    Oyun – Bağımlılık: Özelikle interaktiflik ve süreklilik gibi unsurları nedeniyle oyunlar çocukları ekran başına kilitliyor. Oyun bağımlılığı nedeniyle normal hayatın günlük rutinlerini bile yapmak istemeyen çocuk, zamanla gerçek hayattan kopuyor.

    Online Dolandırıcılık: Çocukların internet üzerinden alışveriş konusundaki tecrübe ve bilgi eksikliği onları dolandırıcıların ağına kolayca düşürüyor.

    Siber Taciz: Kişisel bilgilerini yabancılarla paylaşan çocukları bekleyen en büyük tehlike ise sanal taciz ve şantaj. Elde ettiği kişisel bilgilerle çocuğa istediğini yaptıran sanal zorbalar yakın zamanda pek çok intihara sebep oldu. Hırsızlık, şantaj, korkutmak ve hatta çocuk kaçırmak siber tacizcilerin en bilinen vukuatlarından.

    SINIRSIZ İNTERNET KULLANIMI TEHLİKEYE DAVETİYE ÇIKARIYOR

    Sanal alemin insanlara en cazip gelen yanlarından biri de sosyal medya denilen paylaşım siteleri. Çocuklar ve gençler de bu sitelerin en aktif kullanıcıları arasında. Hele de aile içinde iletişim sorunları yaşayan çocuklar için sanal alemin kapılarını açtığı sosyal medya çoğu zaman bulunmaz bir sığınak haline geliyor. Sosyal medya sitelerinde geçirilen zaman arttıkça bu durum giderek bağımlılığa dönüşüyor. Dünyanın pek çok ülkesinde artık internet bağımlılığının tedavisi için merkezler açılıyor. İnternet bağımlılığının bir üst bağımlılık olduğuna dikkat çeken Yeşilay Genel Başkanı Av. Muharrem Balcı, “İnternet bağımlılığı beraberinde çok korkunç bağımlılıkları getirebilir. Zira uyuşturucu, kumar, fuhuş sanal yollarla ulaşılabilecek durumda ve bağımlılığın en kolay yayıldığı ortamlar sanal ortamlar. Sanal kumarhanelerde iflas edip, aileleri parçalanan binlerce belki milyonlarca insan var. Ve bu tuzaklara sadece yetişkinler değil çocuklar da çok kolay düşüyor. Çocuk pornosunun yayılmasındaki en büyük etmendir internet. Evinizin diğer odasında ders çalıştığını düşündüğünüz çocuğunuz sınırsızca internet kullanıyorsa bu tuzağa düşme tehlikesi ile de karşı karşıyadır. Bizim başımıza gelmeyeceğini kimse garanti edemez” şeklinde konuşuyor.

    SANAL ALEMDE CİNSEL İSTİSMAR TEHLİKESİ

    Aileyi Koruma ve Destekleme Derneği (AKODER) yönetim kurulu üyesi Gülenay Pınarbaşı internette çocukları bekleyen en büyük tehlikeler nelerdir diye sorduğumuzda, “Sanal kumar ve belki de en tehlikesi 18 yaşından küçük bireylerin gerek sanal gerekse gerçek hayatta uğradığı cinsel istismar. Bu noktada iş iyice polisiye vakaya dönüyor. Suç eğilimi taşıyan kişiler, çocukların fotoğrafını çekmek, sözlü tacizde bulunmaktan tutun da aile mahremiyetine ait bilgileri edinmek gibi geniş bir çerçevede ailelere zarar verebiliyor” diye cevap veriyor. Uzmanların tüm bu tehlikeler karşısında çözüm önerileri ise ortak; aile bireyleri birlikte vakit geçirip, çocukları sanal dünyadan uzak tutabilmek için alternatif eğlence ortamları meydana getirmeli ve bilgisayar bireysel bir kullanımdan ziyade ailenin ortak yaşam alanında bulunmalı.

    BAĞIMLILIK ORTAYA ÇIKMIŞSA PROFESYONEL DESTEK ALINMALI
    MUHARREM BALCI (YEŞİLAY GENEL BAŞKANI)

    İnternet bağımlılığı çocukları, çocukların gelişimini, aile ilişkilerini nasıl etkiliyor?
    İnternet bağımlılığı günümüzde diğer bağımlılık türleri gibi kliniklerde tedavi edilmeye başladı. Yani bu bağımlılık bir tür hastalık ve tedavi edilmesi gerekiyor. Fakat kastettiğiniz şey internetin kötü kullanımıysa elbette hem çocukları hem de aile ilişkilerini olumsuz etkiliyor. Bunun pek çok örneğini gördük ve görmeye devam ediyoruz. Adana’da genç bir kızımızı internetin başından kalkıp yemeğe gelmesi için uyaran bir aile, kızlarının kendisini balkondan atması şoku ile karşılaştı. Sosyal paylaşım sitelerinde oluşturulan çakmak gazı soluma zincirlerinde hayatını kaybeden çocuk sayısı 8’e yükseldi. Bunlar en çarpıcı örnekler.

    Çocukların eğitimi ve gelişimi de olumsuz etkileniyor. İnternet ve teknolojinin kötü kullanımı neticesinde çocukların öğrenme kabiliyeti ciddi ölçüde bozuluyor. Bu çocuklarda en çok gözlemlenen sorun dikkat eksikliği. Derslerine ve çalışmalarına kendilerini veremiyorlar ve neticede sorun başlamış oluyor. Dikkat ederseniz yeni nesil artık kitap okumuyor. En azından uzun kitap okuyamıyor. Çünkü o uzunlukta bir kitabı okumaya gösterecek tahammülleri yok. Çünkü bilgisayar oyunlarında istedikleri her şey hemen oluyor. Yeni neslin dikkat süresi tahmin ettiğimizden çok daha fazla kısaldı. Bu onların eğitimine çok büyük bir darbe. İnternetin kötü kullanımı aile ilişkilerini de zora sokuyor. Aile bireyleri nitelikli vakit geçiremez oldu. İnternet ve bilgisayar her şeyin önünde. Oyunlar, sosyal paylaşım siteleri çocuklarımızı ekrana kilitledi. Bunun bir ölçüsü olmalı. Ailesi ile nitelikli birliktelik geçiremeyen pek çok çocukta sosyal, psikolojik pek çok sorun gözlemleniyor. Bir çocuğun hatta yetişkinin kendisini sosyal medyada ifade etmeye başlayıp da aile bağlarının zayıflaması, sosyal bağlarının zayıflaması zaten başlı başına bir psikolojik sorun.

    İnternet bağımlılığını önlemek için nasıl bir yol izlenmeli? Yeşilay olarak sizin bu konuda bir çalışmanız var mı?
    Bunun çözüme kavuşturulması ailelerin teknoloji ve interneti bilinçli kullanması ile mümkün. Sabahtan akşama kadar dizi seyreden bir annenin, gece yarılarına kadar facebook, twitter ile uğraşan bir babanın çocuğunu bağımlılıktan koruması çok da mümkün değil. Önce yetişkinler kendilerine çeki düzen verecek ve sonra da çocuklarına kontrollü internet kullandıracaklar. Başka yolu yok. Bu durum bir bağımlılık halini almışsa profesyonel bir destek almak zorunda. Fakat bu henüz kötü kullanım aşamasındaysa kullanım kontrol edilmeli. Belirli saat aralıklarında kullanılmalı ve kapatılmalı. Çocukların özellikle bilgisayar ve internetle baş başa kalması kesinlikle engellenmeli. Hatta mümkünse internet bütün aile bireylerinin ortak alanında kullanılmalı. Güvenli internet kullanımına muhakkak geçilmelidir. Bunun dışında çocuğa alternatif eğitim ve eğlence alanları oluşturulmalı. Yerine yenisini koymadığınız hiçbir şeyden kurtulma şansınız yoktur. Biz de Yeşilay olarak, eğitim faaliyetlerimizi kapsamlı bir şekilde yürütüyoruz. İlköğretim ve lise çağındaki çocuklarımıza düzenli eğitim seminerleri veriyoruz.
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 17 Temmuz 2014