İnsanlar neden gıybet ederler

Konusu 'Dini bilgiler' forumundadır ve Eylül tarafından 5 Mart 2014 başlatılmıştır.

  1. Eylül

    Eylül Moderatör

    İnsan neden gıybet eder

    Dünya bir imtihan yeri ve dolayısı ile dünyada bulunduğumuz sürece yaptığımız her fîilden, konuştuğumuz her sözden sorumluyuz. Ahirete irtihal (göç) ettiğimizde ne kadar hayır işlemişsek o karşımıza çıkacak ve ne kadar kötü amelimiz olmuşsa o da bizi bulacak. Bu şuurla yaşayan mümin kullar söz ve fillerinin ilahi ölçülere uygun olup olmadığını sorgular ve adeta “bin düşün, bir hareket et” sözü mucibince kendine çeki düzen verir. Oysa insanın kendine çeki düzen vermek hususunda en çok zorlandığı yer dilidir, sözleridir.

    Bilginler bu yüzden fazla ve boş konuşmaktan kaçınmış ve çevresindekileri de sakındırmışlardır. Zira dil, bilhassa da boş konuşan dil insanı farkına bile varmadan günaha koyabilir. Dedikodu, yalan, küfür, iftira gibi günahlar hep dille işlenir ve ne acıdır ki bu günahların alışkanlık haline gelmesi çok da zor değildir.

    Zira insan isteği konuşmayı sever ve konuştuklarının dinlenmesini arzu eder. Toplum arasında sus pus oturmak yerine sözleri ile ilgi çekmek, önemsenmek ister. Bunun için de gerektiğinde yalan yanlış sözlere dahi başvurabilir, mümin kardeşinin arkasından konuşup onu kolayca harcayabilir. İşin en acı yanıysa böyle yaparak kardeşine zarar verdiğinin farkında bile olmamasıdır; yani gıybet (dedikodu) günahını hafife almasıdır.