Soru İmanla İlgili Kavramlar Nelerdir?

Konusu 'Dini bilgiler' forumundadır ve Lasey tarafından 18 Aralık 2017 başlatılmıştır.

  1. Lasey

    Lasey Admin

    İMANLA İLGİLİ KAVRAMLAR

    İman, Peygamberimizin (s.a.v) Allah Azze ve celle den getirdiği her şeyi kabul etmek ve bunların doğru olduğuna gönülden inanıp tasdik etmektir. İman kalp ile tasdik dil ile ikrardır.

    Tasdik, kabul edip onaylamak, geçerli kılmaktır. İmanın kalp ile tasdik şeklinde gerçekleşmesi, onun canı gönülden kabul edip onaylanması, benimsenmesi ve sahiplenilmesiyle mümkün olur. İmanın gerçekleşmesi için iman esaslarının hür iradeyle benimsenip kabul edilmesi gerekir. Bu husus Kur’an-ı Kerim’de şöyle ifade edilmiştir: “...İşte onların kalbine Allah imanı yazmış...” (Mücâdele suresi, 22. ayet.) Efendimiz Hz. Muhamed (s.a.v) de bu konuda şöyle buyurmuştur: “Cennet ahalîsi cennete, ateş ahalîsi de ateşe girdikten sonra Yüce Allah (meleklere): Kimin kalbinde bir hardal tanesi ağırlığınca iman varsa ateşten çıkarınız, diye emreder.” (Buharî, İman, 15; Müslim, İman, 82.)

    İkrar, dil ile kabul edilen şeyin sözlü olarak ifade edilmesidir. İmanın dil ile ikrarı bir kişinin Müslüman olduğunu ve iman esaslarını kabul ettiğini sözlü olarak açıklaması ve beyan etmesidir. Bizler insanların gönlünden geçenleri bilemeyeceğimiz için sözlerine göre hareket ederiz. Bir kişi diliyle inandığını söylüyorsa onu inanmış kabul ederiz. İman esaslarını dil ile ikrar eden bir kişi Müslüman sayılır ve onların sahip olduğu her türlü hak ve sorumluluklara sahip olur

    Tahkikî iman, İmana ait bütün meseleleri delilleriyle ayrıntılı bir şekilde bilen gönlüyle tasdik edip diliyle ikrar eden kimsenin imanına denir.

    Taklidî iman,İman esaslarını ana-babasından, çevresinden duyduğu ve öğrendiği şekilde kabul edip ezbere sayabilen ve fakat detaylarını bilmeyen kişinin imanıdır.

    Icmalî iman, Resul-i Ekrem Efendimiz'in (s.a.v) inançla ilgili haber verdiği şeylerin hepsine birden, topluca inanmaya denir. Genellikle icmalî imana sahip olan kişilerin imanı taklidî iman olarak tanımlanmaktadır. Tafsilî iman, Effendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v) Allah’tan (c.c) haber verdiği şeylerin her birini delilleriyle bilip inanmaya denir. Bu şekilde imanın gereklerini çok iyi bir şekilde bilen kişinin imanı tahkikî imandır.

    Mü’min, Müslüman, Allah Azze ve celle nin varlığını, birliğini, Hz. Muhammed’in (s.a.v) peygamberliğini ve onun Cenab-ı Allah’tan getirdiklerini gönülden kabul eden kimseye Mü’min veya Müslüman denir. Müslüman olmak bir kişiye çok büyük bir şeref ve değer kazandırır. Rabbimiz bu hususu şu şekilde ifade etmektedir: “İman edip güzel amel işleyenler, yaratılmışların en hayırlılarıdır. Onların Allah katındaki ödülleri, içinden ırmaklar akan Adn cennetleridir. Orada sonsuza kadar kalacaklardır. Allah onlardan hoşnuttur, onlar da Allah’tan. Bütün bunlar, Rablerine karşı gelmekten sakınanlar içindir.” (Beyyine suresi, 7-8. ayetler)

    Kafir, Allah’ın (c.c) varlığını, birliğini, Hz. Muhammed’in (s.a.v) peygamberliğini ve onun Allah’tan (c.c) getirdiklerini kabul etmeyen kimseye denir. İman esaslarını kabul etmeyen kimse kafir olduğu gibi, dinimizin kesin emirlerinden herhangi birini inkar eden de kafir olur. Kafir olarak ölen kimseler, inkarlarının karşılığı olarak, sonsuza kadar cehennem ile cezalandırılacaklardır. Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “Kafirler için cehennem ateşi vardır. Onlar ne ölürler, ne de azapları hafifletilir. İşte biz, Allah’ı ve nimetlerini inkar edenleri böyle cezalandırırız. O kafirler, cehennemde: “Ey Rabbimiz! Ne olur, bizi buradan çıkarıp dünyaya geri gönder de, önceden yaptığımız kötülüklerin yerine güzel ve fay-dalı işler yapalım!” diye feryat ederler. Allah Teala da onlara buyurur ki: “Size, bir kimsenin düşünüp ibret alacağı kadar yaşama fırsatı vermedik mi? Üstelik peygamber de gelip sizi uyarmıştı. Öyleyse tadın azabı! Artık, zalimlere yardım edecek hiç kimse yoktur.” (Fâtır suresi, 36-37. ayetler.)

    Müşrik, Allah’ın (c.c) varlığına inanmakla birlikte, başka varlıkları O’na ortak koşan kimselere denir. Yok-tan var etmek, rızık vermek veya şifa vermek yalnız Allah’a(c.c) aittir. Başka varlıkların bu ve benzeri özellikle-re sahip olduğuna inanan kimse O’na şirk (ortak) koşmuş olur. Allah’ın (c.c) eşi, benzeri veya yardımcısı olduğuna inanmak da şirktir. “Allah kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz...” (Nisâ suresi, 116. ayet)

    Münafık, gerçekte inanmadığı halde, görünürde Müslüman gibi davranan kimselere denir. İkiyüzlülük-leri sebebiyle münafıkların ahiretteki cezaları çok ağır olacaktır. Rabbimiz münafıklarla ilgili şöyle buyurmak-tadır. “...Çünkü o (münafık) lar dıştan iman ettiler, sonra kalpleriyle inkar ettiler...” (Münâfikûn suresi, 3. ayet.)
    Bir başka ayette de şöyle buyurmaktadır. “Münafıklar cehennemin dibine atılacaklardır...” (Nisâ suresi, 145. ayet.)

    Yakîn, Kesin olan, aksine ihtimal olmayan, anlamına gelir. Istılahta sabit ve kesin inanç anlamına gelir. Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: “Kim, Allah’tan başka ilah olmadığına kalbi ile yakın olarak ve ihlaslı bir şekilde iman ederse, cennete girer...” (Buhârî, Enbiya 47)

    Rükun, bir şeyin aslını oluşturan parçalardan her biri; cüzü, unsurudur. Terim olarak, inanç, ibadet, akitleri oluşturan kısımlardan her biridir. İmanın rüknü, kalp ile tasdiktir. Namazın rükünleri, namazı oluşturan kıyam, kıraat, rükû, secde, gibi fiil ve davranışlardır.

    Tasdik, kabul edip onaylamak, geçerli kılmaktır. İmanın kalp ile tasdik şeklinde gerçekleşmesi, onun canı gönülden kabul edip onaylanması, benimsenmesi ve sahiplenilmesiyle mümkün olduğunu ifade eder.. İmanın gerçekleşme yeri kalp olduğundan iman esaslarının hür iradeyle benimsenip kabul edilme-si gerekir. Bu husus Kur’an-ı Kerim’de şöyle ifade edilmiştir: “...İşte onların kalbine Allah imanı yazmış...” (Mücâdele suresi, 22. ayet.) Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) de bu konuda şöyle buyurmuştur: “Cennet ahalîsi cennete, ateş ahalîsi de ateşe gir-dikten sonra Cenab-ı Allah (meleklere): Kimin kalbinde bir hardal tanesi ağırlığınca iman varsa ateşten çıkarınız, diye emreder.” (Buharî, İman, 15; Müslim, İman, 82.) Bu yüzden tasdik imanın rüknüdür.
     
  2. Fisebilillah

    Fisebilillah Kayıtlı Üye

    Bir kişi felan şeyh muridinin yatakta kaç defa döndüğünü bilir derse musrik olurmu hocam?