İmam-ı Rabbani

Konusu 'İslami dini sözler' forumundadır ve Beyza tarafından 12 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. Beyza

    Beyza Moderatör

    İmam-ı Rabbaniden Hayat

    İmam-ı Rabbani Hazretleri 1563 yılında, Hindistan'ın Serhend Sihrind kentinde dünyaya gelmiştir. Ailesi salih ve alimlerdendir. 17 yaşında iken bütün ilimlerden diplomasını alan ilk derslerini babası vermiştir. Dönemin diğer bazı tanınmış alimlerinden de müsaade almıştır. Risalet-üt-Tehliliyye, Redd-i Revafid, İsbat-ün-Nübüvve adlı eserlerini yazmıştır.Zekası, olgunluğu ve tevazusu ile herkesi hayrette bırakan Imamı Rabbani (r.a) , Muhammed Bakibillah Hazretlerinin öğrencisi olmuş, üstadının da lütuf ve himmeti ile çok kısa bir süre içinde kimsede görülmeyen hallere kavuşmuştur. Hocasına karşı çok saygılı ve edepli bir şekilde davranmıştır. Bu üslubunu eserlerine de taşımış, insanı dünyâda ve âhirette yükseltecek olan tevâzunun ne olduğu ve kurtuluşun ancak Ehl-i sünnete uymakla olduğu bildirmiştir. Hocasından aldığı müsaadeyle , kendi öğrencilerini yetiştirmeye başlamıştır. öğrecilerini ilim tahsilini öyretmişti, tassuba ve yobazlığa karşı cihada çok önem vermiştir. Dîni, câhillerden öğrenmeyi men etmiştir. Devamlı kitap okumalarını, ilim öğrenmelerini istemiş, önce itikâdı düzeltmenin, sonra fıkh bilgilerini öğrenmenin gerekliliğini anlatmıştır.Allahü teâlâ onu, Peygamberimiz (s.a.v.) bin sene sonra, müslümanların zayıf düştüğü, küfrün, sapıklığın ve sapık kimselerin her tarafı kapladığı bir zamanda, din-i İslamı kuvvetlendirmek için göndermiştir. İnsanlar, nice bilinmeyen ve çözülmesi zor meseleleri ondan sorup doyurucu cevaplar almıştır. Yazdığı mektup ve kitapları insanları gafletten uyandırmış, herkesin kalbini ilim ve nur ile doldurmuş ve kuvvetlendirmiştir. Müslümanların içinden fitneyi ve ötekileşmeyi uzaklaştırmıştır. Binlerce insan, çok sayıda fasık ve facir onun güzel hallerini görüp, sohbetini işitip tevbe ederek salih Müslüman olmuştur. Zamanının padişahlarını, valilerini, kumandanlarını, âlimlerini ve hakimlerini, çok tesirli mektupları ile, dine, sünnet-i seniyyeye teşvik etmiş, çok âlim ve veli yetiştirmiştir. Çok sayıda keramet göstermiştir.ikna edici delillerle sapık fikirlerinin çürütüldüklerini, Ehl-i sünnet itikadının ve doğru din bilgilerinin yayıldığını, bid'atlerin kalktığını gören bazı sapık kimseler, Imamı Rabbani Hazretleri'ne cephe aldılar. Haset ve iftira etmeye başladılar. Bundan dolayı, bir müddet hapis yatmış, ancak söylenilenlerin iftira olduğunu, delilleriyle ispat etmiştir. Hapishanedeyken dahi tebliğe devam etmiştir. Yaptıklarından pişman olan sultan, önce ikramda bulunmuş, sonra da O'nu serbest bırakmıştır. Ayrıca döneminin sözde alimlerine karşı imani mücadele vermiştir.Bir çok eserlerinde, derin bir iman ve Kuran ahlakı anlatılmakta, Ehl-i sünnetin üzerinde hassasiyetle durulmaktadır. Allah'ın varlığını, birliğini, sıfatlarını, ihlası, ruhu, şeytanla ve nefsle olan cihadı ve Allah'a samimi olarak nasıl yakınlaşılabilineceğini, Peygamberlere ve dört halifeye uymaya çalışmanın gerekliliği anlatmaktadır. Müminlerin kendi içinde bölünmüş olduğunu, ancak sadece Ehl-i sünnete uyanların kurtulacağını bildirmiştir. Birlik olunması ve Müslümanlığın yayılması gerekliliğini üzerinde hassasiyetle durmuştur.
    İmam-ı Rabbani Hazretleri elli üç yaşlarında iken, talebelerinden çok sevdiklerine; Benim ömrüm ve hayatım hakkındaki kaza-yı mübremin altmış üç sene olduğunu ilham ile bana bildirdiler. buyurdu. Ve buna çok sevindi. Çünkü Peygamberimiz(s.a.v) tabi olmasının çokluğu, yaş bakımından da uymakla belli oluyordu.
    1623 senesinde Ecmir'de iken; Vefat etmemin yakın olduğuna dair işaretler, alametler görülmeğe başladı.buyurdu. Serhend'de bulunan kıymetli oğullarına mektup yazıp; Ömrümüzün sona ermesi yakındır. buyurdu. Babalarının hasreti ve ayrılığı ile yanan, evliyanın gözlerinin nuru kıymetli oğulları, bu mektubu alınca, babalarının bulunduğu yere hareket ettiler. Huzuruna kavuşunca, bir gün, bu yüksek oğullarını hususi odaya çağırdı. Buyurdu ki: "Kıymetli oğullarım, bu dünyaya hiçbir şekilde nazarım ve bağlılığım kalmadı. Öbür dünyaya gitmek icab ediyor, gitme ve yolculuk alametleri görünmeğe başladı." Vefatı 1624 (H.1034) senesi, Safer ayının yirmi sekizi, kuşluk vakti vaki oldu.